(2709 S. K. m. 125, 129)
Davacıların vekili tarafından, verilerek 12 Haziran 1995 günü kayda geçen dava dilekçesinde ve duruşmada özetle: Rahatsızlığı nedeniyle İskenderun 200 Yataklı Deniz Hastanesine sevkedilen ve 3 Kasım 1994 günü Röntgen Kliniğinde Miyoloğrafi tetkiki için turavist 10 cc. Subarganoid verilmesi üzerine fenalaşarak yaşamını yitiren Astsb.Tek.Kd.Üçvş. Bedri Uzunöz'ün davacıların yakını olduğunu, ölümün, idarenin ajanlarının hizmeti iyi kuramamaları ve işletememeleri sonucu kusurlu eylemlerinden meydana geldiğini, ilaç alerjisi olup olmadığı uygulamalı olarak saptanmadan, verilen ilaçlar sonucu oluşan kontras madde alerjisine bağlı kardiopolmoner arrest sonucu ölüme sebebiyet verildiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 15 Mayıs 1995 gün ve Karar No. 913 sayılı raporlarıyla, Ultravisit isimli preperatın hastaya uygulanmasının tıbbi bir hata olduğunun kabulü gerektiğine değinildiğini, görevlilerin kusurlu olduğunu belirttiğini, zararların davalı idarece karşılanması gerektiğini iddia ederek davacı eşin 1.600.000.000. TL. maddi, 50.000.000. TL. manevi, davacı çocuk Tufan Uzunöz'ün 700.000.000. TL. maddi, davacı Hakan Uzunöz'ün 700.000.000. TL. maddi, davacı annenin 150.000.000. TL. maddi, 50.000.000. TL. manevi, davacı babanın 100.000.000. TL. manevi, davacı kardeşlerin 15.000.000.'er TL., olan manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacıların yakını olan Astsb.Tek.Kd.Üçvş. Bedri Uzunöz'ün rahatsızlığı nedeniyle tedavi edilmekte olduğu İskenderun 200 Yataklı Deniz Hastanesi Nöroloji Kliniğinde, 3 Kasım 1994 günü miyelografi yapılırken, kendisine Ultravist 300 verilmesi üzerine kontras madde alerjisine bağlı kardio pulmoner arrest oluşması sonucu yaşamını yitirdiği dava dosyasında mevcut 4 Kasım 1995 günlü ölüm muayene ve otopsi tutanağı, ölüm bilgisi kağıdı, İskenderun 200 Yataklı Deniz Hastanesi Baştabipliğinin 4 Kasım 1994 gün ve KRT. 9125-69/94 sayılı yazıları gibi belgelerden anlaşılmaktadır.
Olayın kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının kusurlu bir eyleminin bulunmadığında taraflar mutabıktırlar.
İdarenin eylemlerinden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için tazmini gereken bir zararın bulunması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zarar ile eylem arasında nedensellik, illiyet bağının bulunması gerekir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğması şarttır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin, halin icaplarına, gereksinmelere göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi, hizmetin amacına uygun biçimde işlemediğini, yeterli önlem alınmadığını gösterir. Davalı idarenin, ajanlarının kamu hizmetinin ifası sırasında ve hizmetin ifasından dolayı hizmetten ayrılması söz konusu edilmeyen fiillerinden kaynaklanan zararlardan sorumlu olacağı Anayasanın 129/5 ve 125/son maddelerinin amir hükümleri gereğidir.
Nitekim davacıların yakınının, miyeloğrafi sırasında Ultravisit 300 isimli preperatın verilmesi üzerine oluşan kontras madde alerjisine bağlı kardio pulmoner arresten öldüğünde kuşku bulunmamaktadır.
Dava dosyasında mevcut Adil Tıp Kurumu Baştabipliğinin 15 Mayıs 1995 gün ve Karar No. 913 sayılı raporlarında özetle; Ultravisit ampulü çoğu zaman hafif ve orta derecede geçici ve alerjik reaksiyonlar oluşturabileceği ama zaman zaman ağır ve hayatı tehdit eden reaksiyonlar, preferik vazodilatasyon, hipotansiyon, taşikardi, nefes darlığı,... nöroloji komplikasyonları ölümle sonuçlanabilecek bir tıbla oluşturabileceği, prokpektusta gerekli uyarının bulunduğu,... Ultravisit isimli preperatın osmolaritesinin beyin omurilik sırasında kullanılması için elverişli olmadığı, bu nedenle myeloğrafi tetkiki için uygulanmasının doğru olmadığı, hastaya uygulanmasının tıbbi hata olduğunun kabulü gerektiği ölümünde görevlilerin kusurlu olduğu..., dile getirilmiştir.
Mevcut bilgi ve belgelerle davacıların yakınlarının, idarenin ajanlarının hizmeti iyi kuramamaları ve gerekli testler yapılmadan hastaya verdikleri preperatın oluşturduğu kontras madde alerjisine bağlı kardino pulmoner arresten öldüğü kanıtlanmıştır. Bu durumda ajanların hizmet sırasında, kusurları yüzünden ölüme neden oldukları anlaşılmakla; davacıların yakınları kaybetmelerinden dolayı uğradıkları zararların idarece karşılanması gerekir.
Davacılardan eş, çocuklar, anne ve babanın olay nedeniyle uğradıkları gerçek maddi zararlara, yakınlarının yitirmemeleri halinde onun desteğiyle sahip olacakları maddi gelirler ile ölümü nedeniyle bu maddi dayanaktan mahrum kalmaları oluşturduğu cihetle, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere en son aldığı görev aylığına ilişkin bordrosu ve emekliliğine ait hizmet safahat çizelgesi celbedilerek dava dosyasına konulmuştur.
Bu arada davacı eş ve çocuklar ile anne ve babaya T.C.Emekli Sandığı Genel Md. lüğünce vazife malûllüğü aylığı bağlanmadığı araştırılmış, adı geçen Genel Müdürlüğün 11 Ocak 1996 gün ve B.07.1.EMS. 10.01.017 64.711.026 sayılı yazıları ile, davacılardan eş ve çocuklara 15 Kasım 1994 gününden geçerli olacak şekilde aylık bağlandığı, eşe 2.198.000.TL dul, çocuklara 1.099.000.'er TL. yetim aylığının, 1 Ocak 1995 tarihinde 2.596.000.TL. na çocukların aylıklarının 1.298.000.'er TL. na, 1 Nisan 1995de eşin aylığının 2.808.000.TL.na, çocukların aylığının 1.404.000.'en TL.na, 15 Nisan 1995 de eşin aylığının 3.507.000.TL. na, çocukların aylıklarının 1.754.000. TL. na 15 Kasım 1995 tarihinde eşin aylığının 6.437.000. TL. na, çocukların aylıklarının ise 3.219.000.'er TL. na yükseltildiği, ayrıca eşe 54.681.000.TL., çocuklara 27.341.000.'er TL ikramiye ödendiği, bağlanan aylıklar T.S.K. Vazife Malullüğü aylığı almadığı için davacılara tütün ikramiyesi ödenmediği anlaşılmıştır.
Davacılardan eş, çocuklar anne ve tabanın elde mevcut veriler gözönünde tutularak gerçek maddi zararların belirlenmesi amacıyla resen seçilen bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır.Bilirkişinin 25 Kasım 1996 günü düzenleyerek Mahkememize sunduğu raporunda: yakınlarının kaybı nedeniyle davacı eş Meral Uzunöz'ün 1.948.765.989.TL., davacı çocuk Tayfun Uzunöz'ün 218.694.897.TL davacı çocuk Hakan Uzunöz'ün 1.023.624.494.TL davacı annenin 204.152.488.TL davacı babanın 105.781.245.TI. maddi zarara uğradıkları saptanmıştır.
Tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı süresi içinde olmak üzere davacıların vekili tarafından 4 Aralık 1996 günlü dilekçe ile itiraz edilmiş, 2010-2013 yılları arasındaki gelir durumuna göre ikinci çocuk Hakan Uzunöz'ün %15 oranı itibariyle gelirdeki payının 238.289.955. TL. olması gerektiği halde bilirkişi raporunda bu miktarın 61.494.183. TL. olarak gösterildiğine değinilmiş, bilirkişi ile yapılan koordinede, ikinci çocuğun bu dönemdeki gelir payının maddi hata sonucu yanlış hesaplandığı, 25 yaşı sonuna dek desteğin sürmesi esas tutulduğunda zararının 1.023.624.494. TL. ulaşacağı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda maddi hata yapıldığı, bunun çıplak gözle dahi görülebileceği, bu durumun düzeltilmesinin kaçınılmaz bulunduğu ve düzeltilmiş raporun tebliğe çıkartılıp çıkartılmamasının önem taşımadığı kabul edilerek, bilirkişi ile yapılan koordinede saptanan doğru ve gerçek zarar miktarı üzerinden hüküm kurulmuştur. Bu nedenle bilirkişi raporunun Mahkememizin kabul ettiği kıstaslara ve ilmi verilere uygun olduğu kabul edilmiş ve rapor doğrultusunda hükme varılmıştır.
Davacıların maddi zararlarının başlangıcı, yakınlarının ölümü nedeniyle davacı eş ve çocuklara emekli aylığının bağlandığı 15 Kasım 1994 tarihi olup hükmedilen maddi tazminatlara bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanması karar altına alınmıştır.
Davacıların yakınlarının kaybından ötürü duydukları ve ömür boyu acı ve ızdırap duyacakları bir gerçektir.
Her ne kadar davacıların vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiş ise de, Kurulumuzca takdir edilen manevi tazminatların miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü esas alınarak tesbit edildiğinden davacıların bu yoldaki istemleri reddedilmiş ancak karar tarihinden ödeme tarihine dek olan süre için manevi tazminatlara faiz uygulanmasına hükmedilmiştir.
Açıklandığı üzere:
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı eş Meral Uzunöz'e 1.600.000.000. TL. (Birmilyaraltıyüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca davacı çocuk Tufan Uzunöz'e 218.694.897. TL. (İkiyüzonsekizmilyonaltıyüzdoksandörtbinsekizyüzdoksanyedi TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı çocuk Hakan Uzunöz'e 700.000.000. TL. (Yediyüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
4- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı anne Şerife Uzunöz'e 150.000.000. TL. (Yüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
5- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı baba Mehmet Uzunöz'e 100.000.000. TL (Yüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
6- Davacı eş Meral Uzunöz, davacı anne Şerife Uzunöz ve davacı baba Mehmet Uzunöz'e ayrı ayrı istemleri uyarınca takdiren 50.000.000.'şer TL. (Ellişermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
7- Davacı kardeşler Saniye KorkuT (Uzunöz), Fatma Baysal (Uzunöz), Besim Uzunöz, Bekir Uzunöz, Tekin Uzunöz ve Saniye Uzunöz'e ayrı ayrı istemleri uyarınca ve takdiren 15.000.000.'şer TL. (Onbeşermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
8- Hükmedilen maddi tazminatlara zararın başlangıcı olarak 15 Kasım 1994 tarihinden ödenecekleri tarihe dek %30 (Yüzde otuz) yasal faiz UYGULANMASINA,
9- Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yolundaki davacıların istemlerinin reddine, ancak karar tarihi olan 25 Aralık 1996 gününden ödenecekleri güne dek %30 (Yüzde otuz) yasal faiz UYGULANMASINA,
10- Davacılar tarafından peşin yatırılan 31.623.000. TL. (Otuzbirmilyonaltıyüzyirmiüçbin TL.) yargı harcının, Harçlar Kanununun 31 nci maddesi uyarınca istemleri halinde davacılara İADESİNE,
11- Davalı idare harçtan muaf olduğundan aleyheni harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
12- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 3.000.000. TL. (Üçmilyon TL.) bilirkişi ücretinden davadaki haklılık oranları gözetilerek 2.500.000. TL. (İkimilyonbeşyüzbin TL) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 500.000. TL. (Beşyüzbin TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
13- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 860.000. TL. (Sekizyüzaltmışbin TL.) posta pulu giderinin davalı alınarak davacılara VERİLMESİNE,
14- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince 73.068.000. TL. (Yetmişüçmilyonaltmışsekizbin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
15- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden 34.830.000. TL. (Otuzdörtmilyonsekizyüzotuzbin TL.) avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy