(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 26 Eylül 1994 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve babaları olan J.PIt.Yb. Yusuf Turgut'un Van Jandarma Helikopter Filo K. nı olarak görev yapmakta iken 2 Şubat 1994 tarihinde çığ bölgesindeki arama kurtarma faaliyetine katılan personeli helikopter ile aldığı, hava şartları ve güç kaybı nedeniyle helikopterin düşmesi, sonucunda yaralanarak vefat ettiğini, müvekkillerinin olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, bu zararların davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek eş için 1.500.000.000. TL. maddi, 100.000.000. TL. manevi, çocuklar için ayrı ayrı 250.000.000.'er TL. maddi, 100.000.000.'er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasında mevcut 21. Seyyar J.K.lığı Askeri Savcılığının 11 Kasım 1994 tarih 1994/420-210 esas ve karar sayılı KYOK kararı incelendiğinde, Van J.Helikopter Pilotu olan müteveffa Yb. Yusuf Turgut'un J.1914 görev nolu S.70 A-28 skorski marka helikopterle J.PIt.Ütğm. Harun Akşit ile birlikte operasyona katıldıkları, Hakkari Pınaryaylası mevkiinde görevli timin üzerine çığ düştüğü, yaralılar bölgeden almaları içi müteveffanında içinde bulunduğu helikopterin görevlendirildiği, olay tarihi itibariyle saat 16.00 da havanın kararmış olduğu tim personelinin kurtarılması zorunluluğu karşısında bölgeye inen helikopterin 17 kişilik personeli aldığı, kalkış esnasında motorlarda güç düşüklüğü meydana geldiği, bu nedenle kalkış mahalline inerek yeniden kalkışın düşünüldüğü, uygulama esnasında çevre karla kaplı bulunduğundan helikopterin palinin sebep olduğu rüzgar nedeniyle kar tozlarının motora girerek buzlanmaya sebebiyet verdiği, aynı zamanda pilotların çevre görüşünü engellediği, iniş esnasında hava şartları ve motor gücünün düşmesine bağlı olarak geriye ve sağ yamaca doğru helikopterin kaydığı, stabilatörün karlı zemine çarptığı, kuyruk burnunun kırıldığı, helikopterin tekerlekleri üzerine karlı zemine oturduğu, bu esnada toplayan pallerin pilot kabini ve burun kısmında ağır hasara sebebiyet verdiği, bu esnada takması gerektiği halde kask kullanmayan müteveffanın pilot kabinindeki metal kısma kafasını çarptığı ve ağır yaralandığı, tedavilere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği, olayı müteakip düzenlenen rapora göre %60 pilotaj, %40 diğer nedenler sonucunda olayın meydana geldiğinin belirtildiği görülmüştür.
İdarenin eylemlerinden sorumlu tutulabilmesi için bir zararın bulunması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Kaza kırım raporunun içeriğinden olayın meydana gelmesinde idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamaktadır.
Ancak, olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği gözönüne alındığında, hizmetle doğrudan doğruya ilgili olduğu, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek öğretide gerekse yargı kararlarında kabul edildiği üzere özellikle Silahlı Kuvvetler tarafından yerine getirilen bazı hizmetlerle, hizmetin ifasında kullanılan uçak, helikopter, silah, top, bomba, mayın gibi araç ve gereçler yapıları gereği hem ilgililer hem de üçüncü kişiler için tehlike arzederler. Bu araçların taşıdığı tehlikelerin ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edip önceden tedbir alarak önlemek mümkün olamaz, işte bu gibi tehlike taşıyan hizmetlerle araç ve gereçlerden sağlanan yararlar nasıl ki bunların sahibine ait oluyor ise, doğan zararlarda sahibine ait olmalıdır, şeklinde ifade edilebilecek Risk İlkesi'nin bir gereği olarak davacıların uğradığı zararların hizmetin sahibi olan davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak zararlı sonucun meydana gelmesinde davacıların yakını Plt.Yb.Yusuf Turgut'un görev esnasında kaskını takması gerekirken takmaması müterafik kusur olarak değerlendirilmiştir. Müteveffanın kusurlu hareketinin zararlı sonuç ile hizmet arasındaki nedensellik bağını kesecek yoğunlukta bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik kararlarıyla T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında vefat etmeleri halinde mirasçılarına T.C. Emekli Sandığınca ödenen vazife malûlleri aylıkları ile bu kişilerin eceli ile ölmeleri halinde Sandıkça bağlanacak dul ve yetim aylıkları arasındaki fark ve ödenecek tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edildiğinden bu husus araştırılmıştır. T.C.Emekli Sandığının 16.11.1995 tarih ve 49.584.108 sayılı yazısından Genel Müdürlüğün 21.4.1994 gün ve 39010 sayılı ve 14.6.1994 gün 62175 sayılı işlemleri ile davacı eşe 15.3.1994 tarihinden itibaren 6.626.000.TL, çocuklara 3.313.000'er TL. harp malûllüğü aylığı bağlandığı, en son olarak 15 Nisan 1995 tarihinde eşin aylığının 12.002.000.TL ye, çocukların aylığının 6.001.000.'er TL. ye yükseltildiği, 3480 Sayılı kanun uyarınca eşe ve çocuklara ayrı ayrı 1994 yılına ilişkin olarak 3.096.000.'er TL. tütün ikramiyesi, eşe 156.739.000. TL., çocuklara 78.370.000.'er TL. emekli ikramiyesi ödendiği, müteveffa eceli ile vefat etse idi eşe 15.3.1994 tarihinden itibaren 3.607.000.TL, çocuklara 1.804.000.'er TL. aylık bağlanacağı, en son olarak 15.4.1995 tarihinde eşin aylığının 6.420.000. TL. ye çocuklarının aylıklarının 3.210.000.'er TL. yükseltilebileceği bildirilmiştir.
Ayrıca 2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun uyarınca 4.4.1994 tarihinde eşe 104.125.000. TL çocuklara 156.187.000'er TL. nakdi tazminat ödenmiştir. Aynı Kanununun 6 ncı maddesine göre de ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zararlar karşılığıdır.
Davacıların maddi zararları bulunup bulunmadığının tesbiti için re'sen seçilen, kendisine Mahkememizin yerleşik kararları, tesbit ettiği kıstaslar ve davacıların kira yardımı almaktan vazgeçtikleri için bu hususun (yararlandıkları kiralar hariç) yarar kabul edilmemesi yönünde talimat verilen bilirkişinin tanzim ettiği 5 Eylül 1996 tarihi bilirkişi raporunun tetkikinden, davacı eşin zararının nakdi tazminatın tamamının mahsubuna rağmen 2.908.4740 TL., çocuk Gökhan Turgut'un 231.350.758. TL. bakiye zararına karşılık 292.330.002. TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, çocuk Gökçe Turgut'un zararının nakdi tazminatın tümünün mahsubuna rağmen 428.972.236. TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacılar itiraz etmemiş, davalı idare OYAK ve Tasarruf Teşvik ödemelerinin yarar hanesinde dikkate alınmadığı, faizsiz konut kredisi, toplu taşıma araçlarından ücretsiz ve süresiz yararlanma imkanının hesaplamaya dahil edilmediği, çocuklar için 23 yaş sonuna kadar hesaplama yapılması gerekirken 25 yaş sonuna kadar zarar hesabı yapılmasının doğru olmadığı yönlerinde itiraz etmiş ise de Mahkememizin yerleşik içtihatlarına tesbit ettiği kıstaslara ve ilmi verilere uygun görüldüğünden davalı idarenin itirazlarına itibar edilmeyerek bilirkişi raporu doğrultusunda ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporundan anlaşıldığı gibi davacı çocuk Gökhan Turgut'un 231.350.758. TL. maddi zararına karşılık 292.330.002. TL. nakdi tazminat yararı sağladığı adı geçen davacının sağladığı nakdi tazminat yararından maddi zararı düşüldüğünde, manevi zararlarının karşılığı olarak 60.939.244. TL. nakdi tazminat yarar fazlası kaldığı, manevi tazminat için kalan bu miktar ile müteveffanın müterafik kusuru dikkate alındığında davacı Gökhan Turgut'un manevi zararı karşılanmış olduğundan, bu davacının manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.
Davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla müteveffanın müterafik kusuru da dikkate alınarak kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacı çocuk Gökhan Turgut'a ödenen nakdi tazminat ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak manevi tazminat isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Davacılar vekili manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de takdir olunan manevi tazminat miktarları paranın karar anındaki alım gücü esas alınarak tesbit edildiğinden talebin reddi cihetine gidilmiş, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz verilmesi oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu, müteveffanın müterafik kusuru ve istemine bağlı kalınarak davacı eş Zerrin Turgut'a 1.500.000.000. TL. (Birmilyarbeşyüzmilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca davacı çocuk Gökhan Turgut'un maddi tazminat İSTEMİNİN REDDİNE,
3- Bilirkişi raporu, müteveffanın müterafik kusuru ve isteme bağlı kalınarak davacı çocuk Gökçe Turgut'a 250.000.000. TL. (İkiyüzellimilyon TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
4- Davacılar eş Zerrin Turgut ve çocuk Gökçe Turgut'a takdiren ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak ayrı ayrı 60.000.000.'ar TL. (Altmışarmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
5- Davacı çocuk Gökhan Turgut'un ödenen nakdi tazminat miktarı ve müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınarak manevi tazminat isteminin REDDİNE,
6- 1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 492 Sayılı Kanun uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan 20.805.000. TL., (Yirmimilyonsekizyüzbeşbin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 1.190.000. TL. (Birmilyonyüzdoksanbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Peşin yatırılan ve sarfedilen 3.000.000. TL. (Üçmilyon TL.) bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 375.000. TL. sının davacılar üzerinde Bırakılmasına, 2.625.000. TL (İkimilyononaltıyüzyirmibeşbin TL.) sının davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına harp malûllüğü aylığının bağlandığı 15 Mart 1994 tarihinden, manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 13 Kasım 1996 tarihinden itibaren %30 (Yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
11- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca nisbi olarak hesabedilen 26.650.000. TL. (Yirmialtımilyonaltıyüzellibin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy