(926 S. K. m. 12) (1462 S. K. m. 5) (2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (Harp Okulları Yönetmeliği m. 15,16)
Davacı 30 Haziran 1095 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; KHK. da 4 seneyi ders, eğitim ve spor açısından başarılı şekilde bitirdiğini, tabur başarı sıralamasında ilk 100 içinde yer aldığını, ilk ve ikinci seneleri 160 ve 155 disiplin notu ile tamamladığını, üçüncü sınıfta Aydın Altınayar isimli öğrenci ile yemekhanede aynı masada oturduğu ve koğuşta da dolapların yanyana olması sebebiyle aralarında samimiyet olduğunu, Aydın'ın namaz kıldığını ve kendisi ile namaz ve iman konularında konuşmaları olduğunu, bu konuda kendisine ayet tefsirleri verdiğini tekrar tekrar okuması içinde kopya yazmasını istediğini, Bl. K. Is. Kur. Yzb. Muhammet Kirazdiken ve Tk. K. P. Kd. Ütğm. Caner Aypar, ile kısım kıdemlilerinden kontrol değerlendirme teşkilatı görevlilerinden, Ks. Kd. Yrd. larından, Bl. Kd. ve Yrd. ile Bl. onur teşkilatı temsilcilerinden oluşan 15 kişi ile bir toplantı yapıldığını, kendisinin de 15. Ks. kıdemlisi olarak bu toplantıya katıldığını, ve Bl. ve irticai faaliyette olduğundan bahsedildiğini, bu toplantıların üçüncüsünde tüm Harbiyelilerin tek tek görüşüldüğünün kimlerin bu faaliyet içinde olduğunu onayladığını, bunlardan Aydın Altınayar'ın irtica faaliyette bulunduğunun kabul edildiğini, bunun üzerine Aydın'ın kendisine verdiği kağıtların aklına geldiğini ancak toplantı gece 02.00'de bittiğinden ertesi günü Ütğm. Taner Aypar'ın emri doğrultusunda teke tek görüşmeyi planladığını ancak sabah saatlerinde yapılan aramada bu kağıtların çantasında bulunduğunu, bu kağıtların yasak yayın olduğunu bilmediğini, bu yüzden okul disiplin mahkemesinden 10 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiğini, durumunu Bl. K. ve Tk. K. na arzetmeye çalıştığını ancak ikna edemediğini ve ceza verileceği durumların kollandığını 31.1.1994 ve 2.5.1995 tarihlerinde suç işlemeden ceza verildiğini, hatta ikinci cezada Bl. K. nı Yzb. Kirazdiken'in imzasının taklit olduğunu, dördüncü sınıfa geçtiğinde 97 disiplin notunun bulunduğunu 12.4.1995 tarihindeki olayda aynı suçu işleyen iki kişi olduklarını ancak ağır cezanın kendisine verildiğini, 23.4.1995 tarihli olayda kıyafetinden dolayı üç kişi Tb. K. tarafından ikaz edildiği halde en ağır cezanın kendisine verildiğini, 27.4.1995 tarihli savunmasında da belirttiği gibi aynı durumdaki öğrenci Bayram TAŞÇI hakkında hiçbir işlem yapılmadığı halde kendisine 7 gün oda hapsi cezası verildiğini, daha sonra 24.4.1995 tarihinde bavulundan çıktığı iddia edilen kağıtlar nedeniyle ceza verildiğini bu kağıtlardan haberinin olmadığını, aramanın 8 Sb. tarafından yapıldığı bildirildiği halde ifadesinin kağıtların Tnk. Kd. Ütğm. Hakan Bozkurt tarafından bulunduğuna binaen alındığını, mahkemede ise 3 subayın şahit olarak gösterildiğini bu durumun olayların ne kadar tutarsız olduğunu ve oldu bittiye getirildiğini açıkça gösterdiğini, disiplin subayı Öğ. Bnb. Levent Koçer'in kendisine açıkça cephe aldığını, 24.4.1995 tarihli bana yöneltilen suçun haksız olarak verilen cezanın infazı sırasında 21.6.1995'de cezaevinden çıkması gerekirken disiplin subayının okul yüksek disiplin kuruluna çıkarılacağı 23.6.1995 saat 16.00'ya kadar cezaevinde tutmak istediğini ve ancak 20.6.1905 tarihli dilekçesi üzerine cezaevinden çıkabildiğini, ayrıca cezaevinden çıktıktan sonra 22.6.1995'te okul disiplin mahkemesinin 4.5.1995 tarihli kararını tebellüğ ettiğini karar tutanağında şahit olarak üç subayın dinlendiğinin yazıldığını, oysa mahkemede P. Kd. Ütğm. Metin Çelikbaş'ın görevde olduğu için ifadesinin alınmadığını, ancak bu konuda amirlerine sunduğu dilekçesine karşılık verilen cevapta adı geçen subayın mahkemede bulunmadığını ancak disiplin subayının sonradan yeminli ifadesinin alındığının kendisine bildirildiğini bu sebeple disiplin mahkemesi kararının hukuka aykırı bulunduğunu, aldığı cezaların temelinde dilekçe ekinde fotokopilerini sunduğu tamamen mesnetsiz ve asılsız bir takım raporların bulunduğu bu muhbir öğrenciler hakkında verdiği dilekçenin gereğinin yapılmayarak bekletildiğini, haksız olarak verilen cezaların karşılığı düşülmesi gereken disiplin puanlarının fazla düşüldüğü gibi savunmalarında haklı sebepler ileri sürmesine rağmen muhbir raporlarına istinaden eylemlerine azami cezalar verildiğini, devletin kendisine sağladığı imkanların ve 8 yıllık emeğinin boşa gittiğini, hakkında güvenlik soruşturması yapılmasını istediği 22.5.1995 tarihli dilekçesine işlem yapılmadığını, nedenleri ile geçici olarak okuldan uzaklaştırılmasına dair kararın iptali, yürütmenin durdurulması ve duruşmalarında usulsüzlük yapılan okul disiplin mahkemesi dosyalarına el konulup tetkik edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Avukat Abdurrahman Şahin 10.7.1995 tarihinde kayda geçen dilekçe ile müvekkili davacı Adem Karslıoğlu ile ilgili tebligatların tarafına yapılmasını istemiştir. AYİM. İkinci Dairesinin 12 Temmuz 1995 tarih ve aynı sayılı yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin savunması alındıktan ve savunma ekinde gönderilecek özlük dosyasının incelenmesinden sonra düşünülmesine dair karar yine 27 Eylül 1996 tarih ve aynı sayılı karar ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Kara Harp Okulu öğrencisi iken 160 disiplin notunun tamamını kaybettiğinden Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kurulunun 23.6.1995 gün ve 1994/95 öğretim yılı için 57 sayılı kararı ile disiplinsizlikten okuldan çıkarılmasına karar verildiği, okul komutanlığınca Harp Okulları Yönetmeliğinin 16/b-3 maddesi uyarınca 23.6.1995 tarih ve PER. 7200-122-95/1572 sayılı yazı ile davacının velisine Adem Karslıoğlu hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar Harp Okulundan geçici olarak uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ile 30.6.1995 tarihinde kayda geçen dilekçe AYİM'de dava açtığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının da davanın açılmasından sonra Kuvvet Komutanı tarafından 19.7.1995 tarihinde onaylanarak kesinleşmiş olduğu, davacı vekilinin 4.9.1995 tarihli dilekçesine MSB. lığınca verilen 16.10.1995 tarihli cevapta davacının 24.4.1995 günü yapılan arama da bavulunda çıkan yasak edilmiş risalinur külliyatından alınma el yazısı notları dolayısıyla disiplin mahkemesinde 4.5.1995 günü yapılan açık yargılama sonunda davacının suçunun sabit görülerek 477 Sayılı Kanunun 61 nci maddesi uyarınca 14 gün oda hapsi cezası verildiği davacı tarafından yapılan itiraz üzerine KKK. Disiplin Mahkemesinin 1.6.1995 gün ve 1995/149-21 sayılı kararı ile 110. Disiplin mahkemesince verilen cezanın usul ve yasaya aykırı bir yönü bulunmadığından davacının itirazının reddine karar verildiği, bu kararın 6.6.1995 tarihinde kesinleştirilerek infaz edildiği cezanın kaldırılması veya daha hafif bir cezanın uygulanması sonucunu doğurmayan bu şekildeki kanuna aykırılık halinin yazılı emirle bozma konusu yapılamayacağı nitekim benzer bir olay sebebiyle Askeri Yargıtay 5 nci Dairesinin 29.3.1995 gün ve 1995/221-219 sayılı içtihadında da aynı görüşün benimsendiği açıklanarak talep edilen olağanüstü kanun yoluna gidilmediğinin bildirildiği, davacı vekilinin 24.10.1995 tarihinde mahkememiz kayıtlarına geçen cevaba cevap dilekçesinde, davalı idarenin 4.9.1995 tarihli cevabında usul yönünden itirazlarına katılmadığını, esasa ilişkin itirazlarında da KHK. Disiplin Mahkemesinin 1995/34 esas sayılı kararının hukuka aykırılığının MSB. lığının 16.10.1995 tarihli kararı ile kabul edildiğini ancak yaptıkları yazılı emir ile bozma yoluna gidilmesinin MSB. lığınca kabul edilmediğini, davacının eyleminin suç teşkil etmediği zira aramada risalinur külliyatının bulunmadığı sadece kağıda yazılı 5-10 satırlık bir yazı bulunduğunun bununda Askeri Yargıtayın müstekar içtihatlarına göre suç teşkil etmeyeceğini, mahkemenin emsal olaylarda yaptığı gibi cezanın yerindeliği incelemesine girmesi gerektiği, yasak yayın bulundurma suçunun hiç okumadığından bahisle cezanın Askeri Yargıtay'ca da kaldırılmasının sağlanması için 20.10.1965 tarihinde MSB. lığına yaptıkları başvuru ile tekrar yazılı emirle bozma yoluna gidilmesi talebinde bulunduklarını açıklayarak bu taleplerinin bekletici mesele kabul edilmesini istediği verilen diğer disiplin cezalarının da mahkememizce tek tek incelenerek yerinde olup olmadıklarının değerlendirilmesi yine 1.11.1905 tarihli dilekçe ile de yargılamanın duruşman olarak yapılmasını talep ve dava ettiği davalı idarenin 20.11.1995 tarih ve Huk. Muş. Davalar 49163-3 0-3-4-95 YE. sayılı ikinci savunma layihasında davacı vekilinin disiplin mahkemesi kararının yazılı emirle bozma yoluna gidilmesi isteminin idarece incelenerek müsnet suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğu ve yazılı emir yoluna gidilmesine gerek bulunmadığına ilişkin 7.11.1995 tarihli yazısının davacı vekiline gönderildiği davacı vekilinin taleplerinin tüm teferruatı ile sonuçlandırıldığından konunun bekletilir mesele olarak kabulüne imkan bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacının bu davayı açmaktaki amacı Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kurulunun disiplinsizlikten okuldan çıkarılma kararı ile başlayan okuldan çıkarılma süresini durdurmak ve işlemin iptalini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı karar kesinleşmeden okuldan geçici olarak uzaklaştırılması işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Bu işlem davacının hukuki menfaatini ihlal eden bir işlemdir. Zira Harp Okulu son sınıf öğrencisi olan davacı bu kararla mezuniyet sınavlarına girememektedir. Bu nedenle işlemin iptal davasına konu olabilecek bir işlem niteliğinde olması ve dava açıldıktan çok kısa bir süre sonra da okuldan çıkarılma işleminin kesinleşmesi nedenleriyle davalı idarenin usule ilişkin savunmasına itibar edilmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 12 nci maddesinde Harp Okullarının Kuruluşu, işleyişi ve Bu Okullara Giriş Şartları Yetiştirme Usulleri ve Diğer Hususlar Özel Kanunlarına Göre Yürütülür hükmü getirilmiştir.
1462 Sayılı Harp Okulları Kanunun 2218 Sayılı Kanunla değişik 5 nci maddesinde okuldan çıkarılma halleri düzenlenmiş Harp Okullarında öğrenimde bulunan öğrenciler aşağıdaki hallerde okuldan çıkarılırlar denildikten sonra a) Bu kanun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelikte saptanacak ahlak notunu kaybedenler... hükmü öngörülmüştür.
Kanuna dayanılarak çıkarılan Harp Okulları Yönetmeliğinin 15 nci maddesinde Harp Okullarına alınan her öğrenciye öğrenimi süresince 160 ahlak notu verileceği, bu notun hangi ceza ve eylemlerden dolayı ne miktar düşüm yapılacağının Harp Okulları Disiplin Yönergesinde belirtileceği açıklanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin okuldan çıkma ve çıkarılma, başlıklı 16 ncı maddesinin (b) bendinin 2 (b) alt bendi ahlak (disiplin) notunun tamamını kaybedip Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında okuldan çıkarılma kararı verilenler hükmünü içermektedir.
Harp Okulları Disiplin Yönergesinin 14 ncü maddesinin (a) bendinde, Harp Okulu öğrencilerine okulu kafi kabullerinin yapıldığı tarihten, mezun oldukları tarihe kadar geçen sürede kendilerine tanınan ahlak notunun tamamını kaybetmeleri halinde disiplinsizlik nedeniyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevkedilecekleri ve kurul kararı ile okuldan çıkarılma işlemine tabi tutulacaklar, bu işlemin Kuvvet Komutanı tarafından onaylanacağı ifade edilmiştir.
Yönergenin 19 ncu maddesinin (c) bendinde disiplin amirleri gösterilmiş, bunlar arasında bölük komutanı ile tabur komutanına da yer verilmiştir. Yönergenin 24 ncü maddesinde izinsizlik cezası karşılığında 2 ahlak notu, disiplin amirlerince verilen oda hapsi cezası karşılığında 4 ahlak notunun kırılacağı belirtilmiştir.
Yönergenin 19 ncu maddesinin (a-5) nci alt bendinde Yönergenin 14 ncü bölümünde belirtilen disiplin tecavüzleri ve hizalarındaki cezalar, cezaların takdirinde tutanak olmak üzere konulmuş olup, kanuni yetkiler içinde cezalar verilebilir... denilmekte, disiplin amirlerince yasal yetkilerinin kazandığını ve gerektiğinde bu yetkilere göre ceza verebilecekleri vurgulanmıştır.
Yönergenin 17 nci maddesinde 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunda yazılı suçlar tekrarlanmış bu suçlardan dolayı disiplin amirlerinin yetkileri dahilinde oda hapsi cezası verebilecekleri gibi faillerini Disiplin Mahkemelerine sevk edebilecekleri açıklanmış bu tür suçlardan dolayı verilecek cezalar (A) grubu suçlar ve cezalan bölümünde gösterilmiş, bu suçlar disiplin tecavüzlerinden ayrı tutulmuştur.
T.C. Anayasasının 129 ncu maddesi kamu görevlileri hakkında verilen uyarma ve kınama cezaları hariç disiplin cezalarının yargı denetimine tabi olacağını genel kural olarak belirledikten sonra Silahlı Kuvvetler Mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklı dır hükmü ile bu kişiler bakımından istisna getirmiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin son fıkrasında da, disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışında tutulmuştur.
Dosya ekinde bulunan davacıya ilişkin cezalar ile ilgili belgenin incelenmesinde davacının okulla ilişiği kesildiği tarihe kadar toplam yirmi iki adet disiplin tecavüzü yada suçundan çeşitli cezalar aldığı ve toplam olarak 220 disiplin notunun kırıldığı, bu rakamın yukarıda zikredilen 160 disiplin puanını aşması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu kararı nedeniyle öğrencilikten çıkarıldığı görülmektedir. Yine aynı şekilde yirmi iki adet disiplin suç ve tecavüzü ile ilgili olarak verilen cezalarda ve karşılığı olarak düşülen disiplin puanlarında herhangi bir maddi hatanın olmadığı, disiplin ceza kararlarında kanun ve düzenleyici tasarrufların hükümlerine mutlak aykırılık oluşturan bir sakatlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Esasen disiplin amirleri tarafından verilen disiplin ceza kararları ve Harp Okulu Disiplin Mahkemesince verilen disiplin ceza kararlarının yok hükmünde bulunmaları hali dışında yargı denetimi dışında olduğu Anayasanın 129/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinin amir hükmüdür.
Sonuç olarak davacıya, disiplin amirlerince ve okul disiplin Mahkemesince verilen disiplin ceza kararlarının ve bunlar esas alınarak ahlak notunda yapılan düşümlerin yoklukla malûl bulunmadıkları, bu zincir işlemler ve ahlak notunun tamamını kaybetmesi nedeni ile tesis edilen Kara Harp Okulu öğrenciliğinden çıkarılma işleminin tüm unsurları ile hukuka uygun oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının iddiaları kabule değer bulunmayarak reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy