(2709 S. K. m. 72) (1111 S. K. m. 1)
Davacı, 26 Mart 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 06.06.1994 tarihinde 18 aylık er statüsünde askere alındığını, Ocak 1995 tarihinde kullandığı izin süresi içerisinde İ.T.Ü. Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu, askerlik şubesine başvurduğunda kısa dönem hakkı olduğu için karar tadili yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine 27.02.1995 tarihinde terhis edildiğini, kısa dönem er statüsüne ayrılmak istediğini bildirmesine rağmen Yedek Subay olarak askere reddedildiğini, er olarak yaptığı askerlik süresinin yedek subaylıktan sayılması yolundaki talebinin reddedildiğini, düzenleyici işlem olan MSY 70-1 A Yönergesinin 6.a.4. maddesinin ve 1111 Sayılı Askerlik Kanununa aykırı olduğunu, 8 ay 21 günlük er statüsünde yapmış olduğu askerlikle birlikte toplam 24 ay 21 gün askerlik yapmasının İdare Hukukunun ve Anayasa Hukukunun temel kurallarının ihlali olduğunu, bu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine, Askerlik Kanununa ve Yedek subaylık kanununa açıkça aykırı bulunduğunu ileri sürerek MSY 70-1 A Yönergesinin 6.a.4. maddesinin ilgili hükmünün ve daha önce yapmış olduğu er statüsündeki 8 ay 21 günlük hizmetinin yedek subaylık hizmetinden sayılmaması ve terhis edilmemesi işleminin iptalini, yürütmenin durdurulmasını dava ve talep etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM. İkinci Dairesinin 10 Nisan 1996 gün ve 1996/297 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; Davacının er olarak askerlik hizmetini yapmakta iken İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu, 8 ay 21 gün er olarak hizmet yaptıktan sonra Yedek Subay statüsünde askerlik hizmetini tamamlamak üzere kendi isteğiyle terhis edildiği, Ağustos 1995 celbinde yedeksubay aday adayı olarak sevkedildiği, test ve mülakat sonucunda yedeksubay adaylığına ayrıldığı, halen yedeksubay olarak askerlik hizmetini yapmakta olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; er olarak yapılan askerlik hizmeti süresinin, Yedek subaylık hizmet süresinden mahsup edilip edilemeyeceği konusundadır.
1076 Sayılı Kanunun EK-7 maddesinden sonra gelen Muvakkat Maddesinin (D) bendini ek fıkrası Askerlik mükellefiyetini 1111 numaralı Kanuna göre yaptıktan sonra üçüncü maddenin başında yazılı tahsili görenler arzu ederlerse evvelce yaptıkları hizmet, Hazırlık kıtası hizmetinden sayılarak bu kanun mucibince yedeksubay yetiştirilirler hükmüne amirdir.
Bu hükme göre 1111 Sayılı Kanun uyarınca yapılan askerlik hizmetinin Hazırlık Kıtası hizmetinden sayılacağı açıktır. Ancak 1076 sayılı kanunda hazırlık kıtası diye bir askeri hizmet türü bulunmamaktadır.
Dava konusu Hazırlık kıtasının ne olduğu ve hangi askerlik hizmetinin karşılığı olduğunun tespiti ile çözüme kavuşacağından öncelikle bu hususun araştırılmasına gerek duyulmuştur.
16 Haziran 1929 tarihinde kabul edilen 1076 sayılı kanunun ilk metni incelendiğinde; Orta, Lise ve dengi okullar ile yüksek okul mezunlarının yedeksubay olma hakları mevcut olduğu, Orta, Lise ve dengi okul mezunlarının 3 aşamada yedeksubay yetiştirildiği, birinci aşama olarak adlandırılan Hazırlık Kıt'asında adayların 2-6 aylık sürede er olarak hizmet gördükleri, bilahare 2. aşama olan yedeksubay okullarında da 6 aylık eğitim gördükleri, ikinci aşamada başarılı olanların yedeksubay nasbedilerek askeri yükümlülüklerini tamamladıkları, yüksek okul mezunlarının ise doğrudan 2 nci aşama olan Yd.Sb. okulundan eğitime başladıkları ve eğitim sonunda başarılı olanların Yd.Sb. nasb edildikleri anlaşılmaktadır.
03.06.1935 tarihinde yürürlüğe giren 2754 sayılı kanunun 5 nci maddesiyle 1076 sayılı kanuna eklenen muvakkat maddenin (D) bendinin Ek fıkrasına göre de; 1111 Sayılı Kanun gereğince er statüsünde askerlik hükümlülüğünü yerine getirenlerin, Lise veya Dengi okul eğitimini tamamlamayı müteakip eğer arzu ederlerse Yedek Subay yetiştirilmek üzere, er statüsünde yaptıkları hizmet süresi Hazırlık kıt'ası hizmetinden sayılarak yüksek okul mezunları gibi doğrudan 2 aşama olan Yedeksubay okullarında eğitime başlatıldıkları anlaşılmaktadır.
Ancak daha sonraki yıllarda Lise ve dengi okul mezunlarının yedeksubay yetiştirilme aşamasında bir merhale olan hazırlık kıt'ası müessesesi yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla 1076 Sayılı Kanunun muvakkat maddesinde Hazırlık Kıt'ası hizmetten sayılır hükmünün uygulama alanı kalmadığı görülmektedir.
Bu nedenlerle de; MSY.70-1 A Askere Alma Yönergesinin Muvazzaflık Hizmetini Yapmakta iken veya terhis olduktan sonra fakülte ve yüksek okulları bitirenlere yapılacak işlemleri düzenleyen 6 ncı maddesinin (a) fıkrasının 4 ncü bendinde; test ve mülakat sonucu yedek subay adayı olarak ayrılınması halinde er statüsünde yapılan hizmetin dikkate alınmayacağı, yedek subaylık hizmet süresi kadar hizmete tabi tutulacağı öngörülmüş bulunmaktadır.
Bu hükümler ışığında davacının er olarak yaptığı askerlik hizmetinin yedeksubay olarak yaptığı hizmet süresinden mahsubu istemi; 1076 sayılı kanunda Hazırlık kıt'ası müessesesinin bulunmaması ve 1076 Sayılı kanun ile 1111 Sayılı Kanuna göre yapılan askerlik hizmetlerinin statülerinin farklı olması nedeniyle mümkün görülmemiştir.
Davacı MS Y. 70-1 A Yönergesinin 6 ncı maddesinin Anayasa ve Askerlik Kanununa aykırı olduğunu, kendisine toplam 24 ay 21 gün askerlik yaptırılmasının Anayasanın eşitlik ilkesine Askerlik Kanununa ve Yedek subaylık Kanununa aykırı olduğunu belirterek MSY 70-1 A Yönergesinin (6.a.4) ncü maddesinin iptalini talep etmiş ise de; Kanun koyucunun er olarak askerliğini yaptıktan sonra yüksek tahsil yapanların Yedek Subaylık Statüsüne geçirilmelerini yükümlülerin isteğine bırakması ve 1111 Sayılı Kanuna göre yapılan askerlik hizmeti ile 1076 sayılı kanuna göre yapılan askerlik hizmetinin statülerinin birbirinden farklı olması karşısında eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmadığından Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, ayrıca MSY 70-1 A Asker Alma Yönergesinin 6 ncı maddesinde öngörülen hükümlerin 1076 sayılı yasanın ilgili maddesinin yorumdan ibaret olması ve yasaya ters düşen bir hususun bulunmaması, keza yeni yükümlülükler getirmemesi karşısında davacının yönetmelik hükmünün iptali istemi de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE.
KARŞIOY GEREKÇEM
Davacının er statüsünde 8 ay 12 gün askerlik hizmeti yaptıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü bitirmesi nedeniyle kısa dönem askerlik yapmak isteğine ilişkin başvurusu üzerine terhis edildiği, bilahare girdiği test ve mülakatta yedeksubay adayı statüsünde tekrar askere alındığı, er statüsünde yaptığı askerlik hizmetinin yedeksubay muvazzaflık hizmet süresinden sayılması dileğiyle yaptığı başvurusunun reddedilmesi karşısında işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 72 nci maddesinde vatan hizmeti, her Türk'ün hakkı ve ödevleri arasında sayılmış, 1111 Sayılı Askerlik kanununun 1 nci maddesinde vatandaş olan her erkek askerlik yapmakla zorunlu tutulmuştur.
Hakkın ödev olarak yerine getirilecek olması, askerlik hizmetinin bir yükümlülük olduğunu göstermekte ve bu hizmeti yapmakta olanların mevzuatımızda yükümlü diye nitelendirildiği bilinmektedir. Nitekim 1111 Sayılı Kanunun 5, 10, EK-1, EK-2, EK-3, EK-10 ncu, 1076 Sayılı Yedeksubay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 3, 145, EK-7, Geçici 6, geçici 8 nci maddelerine bakıldığında muvazzaflık hizmetini er ve yedeksubay statüsünde yapanların yükümlü, yaptıkları askerlik hizmetinin de yükümlülük olarak adlandırıldığı anlaşılacaktır.
Askerlik hizmeti ister er ister yedeksubay statüsünde yerine getirilsin, herhangi bir nedenle statü değişimi halinde öbür statüsünde geçen hizmetin geçilen yeni statüdeki hizmetten sayılması muvazzaflık hizmetinin yükümlülük şeklinde kabul edilmesinin doğal ve mantıklı bir sonucu olmak gerekir. Er öğretmen ya da yedeksubay öğretmen olan yükümlülerden, öğretmenliklerine şu yada bu nedenle son verilenlerin öğretmenlikte geçen süreleri er olarak ifa edecekleri hizmet süresinden, keza Harp Okulları ile Gülhane Askeri Tıp Akademisinden veya Silahlı Kuvvetler adına Üniversite Yüksekokullardan ilişiği kesilenlerin eğitim-öğretimde geçen sürelerinin belirli bir kısmının muvazzaflık hizmet süresinden sayılması (1111 Sayılı Kanun Md. 10/13. Yükümlülüklerini Milli Eğitim Bakanlığında Yapacaklarla İlgili Yönetmelik) nın nedeni, hizmetin yükümlülük sayılmasından kaynaklanmaktadır.
Esasen 1076 Sayılı Kanunun EK-7 nci maddesine ek fıkrada da er iken yedeksubay statüsüne geçirilenlerin er olarak yaptıkları hizmetin hazırlık kıtası hizmetinden sayılacağı da öngörülmüş bulunmaktadır. Bu günkü sistemimizde hazırlık kıtası yer almadığına, askerlik hizmetinin yükümlülük olarak kabul edildiğine ve benzer durumlarda statü değişimiyle önceden yapılan hizmetin muvazzaflık hizmet süresinden sayılacağının mevzuatımızda kabul edildiğine göre, davacının erlikte geçen süresinin, yedek subaylıkta geçecek hizmet süresinden sayılması gerektiği görüş ve kanaatıyla davanın kabulü gerekirken, aksi görüş ve kabule dayalı çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy