(2330 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (2709 S. K. m. 126)
Davacılar vekili 15 Haziran 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ..................'ın eşi, ..................'ın babası J. Asb. Üçvş. ..................'ın Ergani ilçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken 11.7.1994 gecesi karayolu emniyetini sağlamak üzere göreve çıkan aracın sivil bir araçla çarpışması sonucu hayatını kaybettiğini, ölüm olayı ile davacıların desteklerini yitirdiklerini, acı ve üzüntü duyduklarını, bu nedenle .................. için 150.000.000. TL., .................. için 300.000.000. TL. maddi, her ikisi için ayrı ayrı 80.000.000' ar TL. manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayı müteakip yapılan adli soruşturma sonunda sivil araç sürücüsü .................. ile askeri araç sürücüsü Uzm. Çvş. .................. haklarında dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçlarından cezalandırılmaları istemi ile Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının 19.7.1094 gün ve 1994/136117 Esas ve iddia sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan iddianamede 11.7.1994 günü saat 22.00 sıralarında yapılan bir ihbarı değerlendirmek üzere Ergani İlçe Jandarma Bölük Komutanlığına bağlı Zırhlı BTR 8 aracının sanıklardan .................. sevk ve idaresinde Çermik karayoluna doğru hareket ettiği, ilçemiz Çermik Karayolu Yol köprü mevkine geldiğinde köprünün çıkışında 100 metre ilerideki viraja girişte karşı yönden gelen ve diğer sanık .................. yönetiminde bulunan 23 AP 413 plaka sayılı kamyonla çarpıştıkları kaza sonunda zırhlı araçta bulunan J. Astsb. Üçvğ. .................., J. Kom. Er .................. ve J. Kom. Er ..................'nın aldıkları yaralar sonucu öldükleri, J. Kom. Er .................., J. Kom. Er .................. ve J. Kom. Er .................. ile kamyonda bulunan ..................'ın ve her iki sanığında yaralandıkları, olayın oluşumunda her iki araç sürücüsü de kusurlu olduğu anlaşılmış olmakla, sanıkların müsnet suçlardan dolayı yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına iddia ve ta, lev olunur. denilmektedir, iddianame içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere olay esnasında Zırhlı askeri araç içinde bulunan ve sürücü olmayan davacıların yakını müteveffanın olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir, illiyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idarece karşılanmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 126/son maddesinin gereğidir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında ölmeleri halinde, eşi ve çocuklarına emekli sandığı tarafından ödenen vazife malûllüğü aylıkları ile bu kişilerin görevleri dışında eceli ile ölmeleri halinde hizmet sürelerine göre dul ve yetimlerine bağlanması gereken aylıklar arasındaki fark, bu olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden bu husus araştırılmış, T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 27.11.1995 gün ve 67.661.057 sayılı yazısında 15.2.1995 tarih ve 16848 sayılı işlemle 15.7.1994 talihinden itibaren eşine, oğluna anne ve babasına (3997 sayılı yasa uyarınca) TJS.K. Vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 1.1.1995 tarihinden itibaren eşinin aylığının 7.070.000. TL., oğlunun aylığının 3.035.000. TL. ye yükseltildiği, eşine, oğluna ve babası ile annesine ikramiye ödendiği, eşinin aylıklarının en son 15.11.1995 tarihinde 14.501.000. TL. ye, oğlunun aylıklarının 7.261.000. TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca Tütün ikramiyesi ödendiği, şayet müteveffa görevle ilgili olmayan bir sebepten ölse idi 9 yıl 8 ay hizmetine karşılık eşine aylık bağlanamayacağı, oğluna ise aylıklarının 15.11.1995 tarihinden itibaren 10.299.000. TL. ye yükseltileceği bildirilmiştir.
(Diğer taraftan 30.9.1994 tarihinde 2330 sayılı Kanun uyarınca müteveffanın babası ve annesine ayrı ayrı 42.075.000. TL., davacı eş ve çocuğa 196.350.000. TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Davacıların zararlarının T. C. Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ve sağlanan nakdi tazminat yararları ile karşılanıp karşılanmadığının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize verilen 26.2.1996 tarihli bilirkişi raporunda; davacı eş ..................'ın maddi zararlarının maddi yararlarla ve 589.008.737. TL. fazlasıyla karşılanmış olup; ayrıca 75.460.890. TL. nakdi tazminat yararı sağladığı ve maddi tazminat hak edişi bulunmadığı, davacı çocuk ..................'ın nakdi tazminatın tümünün mahsubuna rağmen maddi tazminat hak edişinin 244.605.891. TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuma davalı idare 12.3.1996 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiş ise de, hiçbir dayanağı bulunmayan itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı eş ve çocuğun desteklerini kaybetmelerinden dolayı olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmende olsa karşılayabilmek amacı ile kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacı eşin zararlarının 589 Milyon TL. fazlası ile karşılanmış ve 75 Milyon TL. nakdi tazminat yararı sağlamış bulunduğundan 2330 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca manevi zararı karşılığı olarak kalan bu meblağ emsal kararlarda davacı eşi için takdir edilen manevi tazminat miktarının çok üstünde olduğundan bu davacının manevi tazminat isteminin reddi yönüne gidilmiştir.
Davacılar vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü esas alınarak belirlendiğinden bu istem kabul edilmemiş, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat göz önüne alınarak davacı Eş..................'in maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca ve davacı çocuk ..................'a 244.666.000. TL. (İkiyüzkırkdörtmilyonaltıyüzaltmışaltıBin TL.) Maddî, takdiren 70.000.000. TL. (Yetmîş milyon TL.) Manevî Tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya aylık bağlandığı 15 Temmuz 1994 tarihinden, hükmedilen manevi tazminata karar tarihi (3 Nisan 1996) nden ödeme tarihine kadar % 30 (Yüzde Otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy