(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 09 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı emrinde askerliğini yapmakta iken 25.11.1993 tarihinde akrep sokması sebebiyle ilk tedavisi Girne As. Hastanesinde yapılmış, 6 ay hava değişimi kullandıktan sonra sol kolundaki hareket kısıtlılığı nedeniyle Etimesgut Hv.Hst. nin 21.09.1994 gün ve 1856 sayılı raporu ile Askerliğe Elverişli değildir kararı verildiğini;
Anayasanın 125 nci maddesine göre, ayrıca Kıbrıs'ın iklim şartları ve doğal yapısı itibariyle çevrede bol miktarda akrep bulunduğu gerçeğine rağmen, idarenin bu durumu dikkate alarak askeri personelin bulunduğu yerlere bu tür yaratıkların yanaşmaması ve personele zarar vermemesi için yeterli tedbirin alınmayıp, askeri mahalde müvekkilinin akrep sokması sonucu sakat kalması nedeniyle idarenin tazmin borcu doğduğu, bu nedenle 350.000.000. TL. maddi, 50.000.000. TL. manevi tazminata hükmedilmesi istemi ile bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Adli yardım istemi Dairemizin 16.10.1995 tarih ve 1995/843 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Olayla ilgili olarak adli soruşturma yapılmadığı, idarece düzenlendiği anlaşılan olay tutanağına göre; K.T.K.A. Ağır Havan bölük Komutanı P.Yzb. ................ tarafından bölüğe verilen sözle çevre temizliği emri uyarınca çalışmaya başlayan P. Er. ................'ın ot toplamasına yardım ederken sol kolundan böcek soktuğu, kolunun kızarması ve şişmesi üzerine rahatsızlığını beyan edince 17.02.1994 tarihinde viziteye çıktığı, vizite neticesi Dr. ................ Devlet Hastanesine sevk edildiği, tedavisine Girne Askeri Hastanesine devam edildiği, 19.04.1994 gün ve SAG:902936694 sayılı ön raporla 1,5 ay hava değişimi + SMK. GATA Plastik Cerrahi Kliniğine sevk edildiği, 600 Yataklı Hv. Hastanesi Baştabipliğini 22.09.1994 gün ve 1858 sayılı raporu ile Askerliğe Elverişli Değildir kararı aldığı, olayda davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk kuram ve ilkesi gereğince davacının uğradığı, zararın davalı idarece karşılanmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 125/son maddesinin gereğidir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakat kalmaları halinde Emekli Sandığınca kendilerine bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle kendilerine sağlanan yarar kabul edildiğinde bu konu araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 21.05.1996 gün ve 73.865.015 sayılı yazısında Genel Müdürlüğün 22.03.1996 tarih ve 61865 sayılı işlemi ile davacıya 01.07.1995 tarihinde 7.885.000. TL. aylık bağlandığı, aylıklarının 15.11.1995 tarihinden itibaren 14.554.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 Sayılı Kanuna 1995 yılına ait olmak üzere 8.475.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 Sayılı Kanuna 1995 yılına ait olmak üzere 8.475.000.TL tütün ikramiyesi ödendiği bildirilmiştir.
Diğer taraftan 30.09.1996 tarihinde 2330 sayılı kanun uyarıca davacıya 363.375.000.TL nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde Bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Davacıların zararlarının T.C. Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ve sağlanan nakdi tazminat yararları ile karşılanıp karşılanmadığının tesbiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize verilen 04.11.1996 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2.467.587.254.TL. zararının, vazife malûllüğü aylıkları ve tütün ikramiyeleri yararları toplamı olan 5.463.493.129 TL. tamamıyla ve fazlasıyla karşılanmış olup davacının maddi tazminat hakkedişinin bulunmadığı, davacının ayrıca 415.874.500. TL. nakdi tazminat yararı bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu Kurulumuzca da kabul edilerek rapor doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının yaralanarak sakat kalması nedeniyle gerek olay nedeniyle geçirdiği operasyonlar sırasında duyduğu ve gerekse kolundan sakat kalması nedeniyle ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak 2330 sayılı kanun gereğince sağlanan ve tamamı manevi zararlarına karşılık kalan 415.874.800. TL. nakdi tazminat yararı benzer sakatlanmalarda takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok üstünde olduğundan davacının manevi tazminat isteminin reddi yönüne gidilmiştir.
Diğer yandan, yukarıda da işaret edildiği gibi Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığınca bağlanan maluliyet aylığı ve tütün ikramiyesi davacının maddi tazminat hakkedişinden düşülmektedir. Davamızda davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de; bu red hususu davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen talebinin T.C. Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve tütün ikramiyesi gibi gelirlerin mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar kalmamasına dayandığından ve davacının davası açtığı sırada vazife malûllüğü aylığı henüz bağlanmamış olup (dava 09.10.1995'te açılmış olup 22.03.1996 tarihinde aylık bağlanmıştır) davacının bu aylığın bağlanıp bağlanmayacağı hususundaki T.C. Emekli Sandığı işlemini beklediği takdirde dava açma süresi geçirilecek olduğundan, dava açılmasının bir hukuki zorunluluk olarak belirmesi karşısında yargılama giderlerinin özellikle maddi tazminat bakımından avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı idare istemine iştira edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı gözönüne alınarak davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy