(1602 S. K. m. 56, 39) (492 S. K. m. 27, 28, 32) (7201 S. K. m. 5) (2577 S. K. m. 6)
Davacının vekili tarafından verilerek 9 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının medeni nikahsız olarak fiilen birlikte yaşadığını, desteğine sahip bulunduğu P. Çavuş Levent Durmaz'ın askerlik görevini yapmakta iken 25 Temmuz 1994 günü teröristlerle çıkan çatışmada şehit olduğunu, desteğinden yoksun kalması nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, 2.500.000.000 TL. maddi zararı ile duyduğu ve yaşamı boyunca duyacağı acı ve ızdırabının karşılığı 250.000.000 TL. manevi zararının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle (birlikte tazmine karar verilmesi davanın adli yardımlı görülmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacının adli yardım istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 18 Ekim 1995 gün ve E. 1905/847 sayılı kararı ila reddedilmiş, işbu kararla birlikte Genel sekreterliğin 26 Ekim 1995 gün ve GENSEK. 1995/1806 Teb. Ks. sayılı olup dava harcı ve posta giderlerinin ödenmesi konulu yazılarının davacının vekiline 8 Kasım 1995 günü tebliğ edildiği, yapılan tebligata rağmen yargılama harç ve posta giderlerinin yatırılmadığı, bu ara da davacı vekili tarafından verilen 28 Kasım 1995 tarihli dilekçe ile adli yardım istemlerini reddeden kararın düzeltilerek, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesinin yeniden istenildiği, bu son istemin de Askeri Yüksek idare Mahkemesi ikinci Dairesinin 6 Aralık 1995 gün ve E. 1995/ 847 sayılı kararı ile reddedildiği, işbu son kararın AYİM. Genel Sekreterliğinin yargı harcı ve posta giderlerinin ödenmesi konulu 14 Aralık gün ve GENSEK. 1905/1806 Teb. Ks. sayılı yazılarıyla davacının vekiline 26 Aralık 1995 günü tebliğ edildiği, bu tebligata karşın yargılama harç ve posta giderlerinin yine karşılanmadığı, dava vekilinin 28 Şubat günlü dilekçesi ile bu kez davacının vekilliğinden çekildiğini bildirmesi üzerine, AYİM. Genel Sekreterliğinin 12 Mart 1996 gün ve GENSEK. 1995/1806 Tdb. Ks. sayılı yazıları ile yargı harcı ve posta pulu giderlerinin yatırılmasının, değilse davanın açılmamış sayılması için karar alınacağının bilinmesinin bizzat davacıya 22 Mart 1996 günü tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde harç ve posta giderlerinin yatırılmadığı, AYİM. Genel Sekreterliğinin 27 Mayıs 1996 gün ve GENSEK. 1995/1806 id. Ks. sayılı yazılarıyla 1602 Sayılı Kanunun 58 ve 2577 Sayılı Kanunun 6/4-5 nci maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 2568 Sayılı Kanunla değişik 56 ve 39 ncu. 492 Sayılı Harçlar Kanununun 27, 28 ve 32 nci, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 5 nci, 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 4001 Sayılı Kanunla değişik 6 nci maddelerinde harç ve posta gideri yatırılmayan davalarda işlem yapılmayacağı hükümlere bağlanmış bulunmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun 56 nci maddesindeki gönderme nedeniyle 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 6 nci maddesinin 4 ncü bendi aynen Mahkememizde de uygulanmakta olup, anılan maddede Herhangi bir sebeple harcı ve posta ücreti verilmeden veya eksik harç ve posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç ve posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılma sına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur hükmü öngörülmüştür.
Davanın adli yardım istemli açıldığı, ancak istemin reddedildiği ve davacı vekiline harç ve posta ücretinin yatırılması için 8 Kasım 1995 günü gerekli tebligatın yapıldığı, adli yardım takibinin kabulü için verilen ikinci dilekçenin de kabul görmeyip, bu yoldaki istemin reddine ilişkin kararla birlikte, harç ve postta ücretinin yatırılması konulu yazının yine davacı vekiline 26 Analık 1995 günü tebliğ olunduğu, harç ve posta ücretinin kanunda öngörülen otuz günlük süre içinde karşılanmadığı, davacı vekilinin otuz günlük süre aşıldıktan sonra 28 Şubat 1996 günlü dilekçesiyle davacının vekilliğinden çekildiğini bildirmiş olmasının yapılan tebligatın geçerliğine halel getirmeyeceği, bildirimin vekilin çekilmesin den sonra bu kez bizzat davacıya 22 Mart 1996 günü yapılan tebligatla tekrarlandığı ve dava harç ve posta ücretlerinin ikinci otuz günlük süre içinde de yatırılmadığı anlaşılmakla, kanunun açık ve bağlayıcı hükmü karşısında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklandığı üzere, yargı harç ve posta ücreti verilmediğinden 1602 Sayılı Kanunun 56, 39 ve 89 ncu maddeleri, 2577 Sayılı Kanunun 4001 sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddesinin 4 ncü bendi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, kararın davacıya TEBLİĞİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy