(1602 S. K. m. 40, 44, 45) (2709 S. K. m. 125) (926 S. K. m. 26) (Subay Meslek Programları Yönetmeliği m. 24)
Davacı tarafından verilerek 6 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunmasından sonra verilen ikinci dilekçede özetle; (KKY: 1841) K.K. Kursu Sınav Yönergesi ile kurslara katılacak personelin seçimi için yapılan meslek sınavlarının kaldırıldığını, kursa gönderilecek personelin bundan böyle sicil notları ile diğer değerlendirme faktörlerine göre saptandığını, askeri yaşamında başarılı bir personel olduğunu, davalı idarenin 18 Mayıs 1905 gün ve FER.: 4013.13.9395/ FER. DA. GLS. ve KAS. Ş. (iç Kurs) sayılı mesajı ile üstün başarılı personel kapsamında olan personele kazanılmış hak tanınarak, 2 Ekim 1995 tarihinde başlayan kurslara iştiraklerinin sağlandığı, 1996 yılında Kıbrıs' daki görevinden yurda dönüşünde Yarbay rütbesine yükselmesi nedeniyle başvuru hakkını kaybedeceğini, başarılı personel olduğu gözetilerek, hakkının korunması ve kendisine de kazanılmış hak sağlanması istemiyle davalı idareye başvurduğunu, Kıbrıs'ta görev yapması ve dönmüş durumunda bulunması gerekçe gösterilerek isteminin reddedildiğini, isteminin yanlış değerlendirildiği inancı ile tekrar başvurduğunu, bu kez Jandarma Asayiş Komutanlığı kontenjanıyla değil yönerge gereği diğer değerlendirme faktörlerine göre başarılı personel kapsamında durumunun değerlendirilip, kursa Kıbrıs dönüşünde katılması için hak verilmesini talep ettiğini, bu isteminin de reddedildiğini, oysa 1994-1996 yıllarında Kıbrısa görev yapan personelden başarılı sayılanlara böyle bir kazanılmış hak sağlandığımı 1996 yılında Kıbrıs'tan dönecek personel arasında bulunduğunu, Yönergeye göre personel seçiminin sicil notları ve diğer değerlendirme faktörlerine göre yapıldığını, Yönergenin 719 sayfa (c) maddesinde Neşet itibariyle kıdemli olan ve müteakip yıllarda kursa gidemeyecek durumdaki personele öncelik verilir hükmünün yazılı olduğunu, K.T.B. K.K. lığı emrine zaten başarılı personel atandırıldığı, başarılı personel olduğunun K.K.K. lığınca da bilindiğini, aldığı madalya, şerit rozet, ödül ve takdirlerin başarısının kanıtı olduğunu, işlemin hukuka aykırı düştüğünü, işlemin iptali ile başarılı personel kapsamında kabul edilerek 1996 yılında Kıbrıs'tan dönüşünde yabancı dil kursuna katılmasının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın esasının tartışılmasına geçilmezden önce, davanın süresinde açılıp açılmadığı sorununun irdelenmesi usul açısından gerekli bulunmaktadır. Zira, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesinin (f) bendi uyarınca davalarda süre aşımı bulunup bulunmadığı öncelikle incelenecek, aynı kanunun 45 nci maddesinin (A) bendine göre de süresi içinde açılmayan davalar esasın tartışılmasına geçilmeden süre aşımı yönünden reddedilecektir.
Anayasanın 125/3 ve 1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesinde idari işlemlerde, dava açma süresinin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlanacağı hükme bağlanmış, 1602 sayılı Kanunun aynı maddesinde dava açma süresi, kanunlarda aksi gösterilmedikçe 60 gün olarak belirlenmiştir.
Davacı Yurtiçi Yabancı Dil Kursuna gönderilmesi için hakkının saklı tutulması dileğiyle ilk başvurusunu 23 Mayıs 1995 günlü dilekçesi ile yapmış, bu istemi Kara Kuvvetleri Komutanlığının 14 Haziran 1995 gün ve PER.: 401317595/PER. Di 6/Ş. ve Krs. Ş. (Plan) sayılı işlemi ile reddedilmiş ise de bu red işleminin, dava açma süresine başlangıç sayılabilecek şekilde davacıya yazılı bildiriminin yapıldığına rastlanılmamış, davalı idare işlemin davacıya tebliğ edildiği tarihi gösterir bir belge ibraz edememiştir.
Davacı aynı istemleri içerecek şekilde 26 Ağustos 1995 tarihinde başvurusunu yinelemiş, bu istemi de bu kez Kara Kuvvetleri Komutanlığının 13 Eylül 1995 gün ve FER.: 401:326095/Tiıy. D. Msl. Glş. ve Krs. Ş. (Plan) sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Dava, 6 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 1602 Sayılı Kanunun 35 nci maddesinin son fıkrası uyarınca süresi içinde kalacak şekilde açılmış bulunmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin süre aşımına yönelik savunması kabule değer bulunmamış, esasın görüşülmesine geçilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 26 ncı maddesinde Subayların yurtiçi veya yurtdışında yetiştirilmeleri, her rütbe ve kendi sınıfı içinde yeterliklerinin geliştirilmesi ve sınıf ayrılıklarına göre kıta ve diğer görevlerde kullanılma süre ve sırası yeterlik derecesine göre Meslek Programları Yönetmeliği ile düzenlenir hükmü öngörülmüştür.
Maddeye dayanılarak çıkarılan Subay Meslek Programları Yönetmeliğinin 24 ncü maddesinin (f) bendinde Yabancı dili gerektiren görev ve kurslar ile yabancı dil bilen subay adedini artırmak maksadıyla seçilen subaylar, Kıt'a ve kurumlarda T.S.K. Yabancı Diller Okullarında veya yurtdışında yabancı dil kurslarına tabi tutulurlar. Yüksek kademede yabancı dil bilme zorunluluğu bulunan görevlere getirilecek olanlar hariç, yabancı dil kurslarına Binbaşı rütbesinin üzerinde bulunan subaylar gönderilmez.
Subayların hangi rütbelerde bu kurslara tabi tutulacağı Kuvvetlerin Meslek Programları Yönergesinde gösterilir. hükmü yazılıdır.
Kara Kuvvetleri Kurs ve Sınav Yönergesi (KKY.: 1841)'nin Yurtiçi Yabancı Dil Kursları başlıklı 14 ncü maddesinde subayların yabancı dil kurslarına gönderilme usul ve esasları düzenlenmiş, bu maddenin (3) ncü bendinde Dil Öğrenimine Kabul Edilmeyecek Personel sayılarak (S) alt bendinde: Kurs başlangıç tarihinde görev süresi sona erecekler hariç, Kıbrıstaki birlik, karargah ve kurumlarda görevli personelin yabancı dil kursuna gönderilmeyeceği ifade edilmiştir.
Keza Yönergenin (b) bendine göre yurtiçi yabancı dil kursuna ancak, Kurmay Subaylardan Yüzbaşı, Binbaşı ve Yarbay rütbesinde olanlar ile diğer subaylardan Üsteğmen, Yüzbaşı ve Binbaşı rütbe ve bu rütbelerin kıdeminde bulunan personel gönderilecektir.
Davacı davayı açtığı tarihte Topçu Kıdemli Binbaşı rütbesinde olup, 30 Ağustos 1906 tarihinde binbaşı rütbesinde bekleme süresini doldurarak yarbay rütbesine terfi edecektir. Halen Kıbrıs Girne K.T.B.K. Komutanlığı Karargah Svl. İşi. Ş. Pln.: Sb. lığı kadrosunda görevlidir.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri karşısında; davacının yurtiçi yabancı idil kursuna gönderilmesi için maddelerde öngörülen koşullara sahip olması gerekir.
Diğer bir deyişle, dil öğrenimine kabul edilecek personelden olması, aynı zamanda kursa gönderileceği tarihe göre sahip olduğu rütbenin kursa gönderilmeye esas alınabilecek rütbelerde bulunması gerekmektedir.
Davacının başarılı bir subay olduğunda ve niteliği itibariyle yurtiçi yabancı dil kursuna gönderilmeye liyakatli bulunduğunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın nedenini davacının başarısız bir subay olduğundan yurtiçi yabancı idil kursuna gönderilmeyişi değil, başarılı bir subay olmakla birlikte Kara Kuvvetleri Kurs ve Sınav Yönergesi (KKY.: 1841)'nin 14/S maddesi uyarınca, Kıbrıs'taki görev süresi dolmadan yurtiçi yabancı dil kursuna gönderilmesinin mümkün olmaması ve görev süresinin dolup yurda atamasının yapılacağı 1996 yılı itibariyle, 30 Ağustos 1996 tarihinde yarbaylığa terfi edecek olması nedeniyle, Yönergenin 14/b1 maddesinde öngörülen rütbe koşulunu kaybedecek olması oluşturmaktadır.
Davacı halen bulunduğu rütbe itibariyle başarılı bir subay olması da gözetilerek, hakkının saklı tutulmasını ve yurtiçi ataması yapılacağı 1996 yılında da açılacak kursa gönderilmesini arzulamaktadır.
Subay Meslek Programları Yönetmeliğinin 24/f maddesinde açıkça yüksek kademede yabancı dil bilme zorunluluğu bulunan görevlere getirilecek olanlar hariç, yabancı dil kursuna binbaşı rütbesinin üzerindeki rütbelerde olanların gönderilmeyeceği açıklanmıştır.
Yönergenin 14/b1 maddesinde, hizmet gereksinmesi esas alınarak ancak Kurmay subayların yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerinde diğer subayların ise kıdemli binbaşı rütbesine dek anılan kursa gönderilebilecekleri öngörülmüştür.
Davalı idarenin yurtiçi yabancı dil kursuna göndereceği personelin kursa gönderilme koşullarının Yönetmelik ve Yönerge hükümleri uyarınca kursun açıldığı eğitim öğretim yılındaki durumlarına göre saptanmakla yükümlüdür. Haliyle binbaşı rütbesinin bekleme süresi içinde olan davacının bu rütbesindeki durumunu ve sahip bulunduğu niteliklerini esas alarak yarbay rütbesine terfi edeceği 1996 eğitim öğretim yılında açılacak kursa gönderilecek şekilde, önceden işlem tesis etmesi, düzenleyici tasarruf kuralları ile bağdaştırılamaz.
Bunun yanında davacı OHAL bölgesinde görev yapan personelden olup, bu görevi sonrasında halen görevli olduğu kadroya atandırılmış olmakla birlikte, davalı idarenin de öne sürdüğü gibi davacı, yurtiçi yabancı dil lisan kursuna gönderilmek üzere yetkili komutanlıklarca önerilen personel arasında da bulunmamaktadır.
Halen bulunduğu rütbe itibariyle başarılı subay olan davacının, K.T.B.K. Komutanlığı emrindeki kadro görevinden yurtiçine atandırılacağı tarihe dek yurtiçi lisan kursuna gönderilmesinin olanaksız bulunması, yurt içine atamasının yapılacağı 1996 yılı itibariyle o eğitim öğretim yılında açılacak kursa gönderilme hakkını terfi edeceği rütbe nedeniyle kaybedeceği cihetle, davalı idarenin tesis ettiği işlem tüm yönleriyle hukuka uyarlı bulunmuş, davacının ileri sürdüğü iddiaları kabule değer görülmemiştir.
Açıklandığı üzere yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy