(2330 S. K. m. 6) (2709 S. K. m. 125)
Davacıların vekili tarafından verilerek 4.4.1995 tarihinde kayda geçen dava ile idarenin savunması üzerine verilen ikinci dilekçeler ve duruşmada özetle; davacılardan .................., ..................'nin çocukları, .................. ve ..................'nin kardeşleri olan ..................'nin Mardin Midyat 2 nci Komd. A. l nci Komd. Tb. Karargah Bl. de askerlik görevini yapmakta iken, 20.11.1993 günü birliğin çevre aydınlatılması için dikilecek direkler için çukurlara çakıl taşıması ile vazifelendirilen ekiple birlikte reo aracıyla çakılların birliğe getirilişi sırasında, kendisinin de binili bulunduğu re aracının frenlerinin patladığını, yokuş aşağı aracın gittikçe hız kazandığını, araç komutanının araçtan atlama komutu vermesi üzerine araçtan atladığını ve yere baş üstü düşmesi sonucu yaralandığını, kaldırıldığı Diyarbakır Devlet hastanesinde yaşamını yitirdiğini, davacıların yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle büyük acı ve elem duyduklarını, olayın hizmetin ifası sırasında meydana geldiğini, davalı idarenin davacıların uğradıkları manevi zararı karşılaması gerektiğini, iddia ederek, davacı baba için 100.000.000. TL., davacı anne için 100.000.000.TL., davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 50.000.000.'er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dosyasında mevcut Diyarbakır 7 nci Kor. K. lığı Askeri Savcılığının 20.1.1995 gün ve E. 1995/44, K. 1995/1 sayılı iddianamesinden, olayın P. Er ..................'ın şevki idaresindeki çakıl yüklü 252841 plaka numaralı reo aracının yokuş aşağı inişte vitesini, ikinci vitesten birinci vitese indirmek istemesi ve vitesi düşüremeyip boşta kalması nedeniyle aracın hız kazanması ve vitesininde tutmaması sonucu meydana geldiği, davacıların yakınının verilen komut üzerine araçtan atlayarak yere baş üstü düştüğü, yaralandığı ve bilahare yaşamını yitirdiği, olayda araç şoförünün 3/8 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.
İdarenin eylemlerinden dolayı tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın doğmuş olması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilen nitelikte bulunması, zararla eylem arasında nedensellik illiyet bağının bulunması gerekir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması içinde zarar, tümüyle idare tüzel kişiliğine ve hizmete yabancı unsurlardan doğmalıdır.
Olayın başlangıcında idarenin ajanı durumundaki şoför er ..................'ın yokuşa girilmezden önce şevki idaresindeki aracın viteslini inişe uygun vitese düşürmesi gerekirken, aksine çakıl yüklü bulunan aracın vitesini inişe geçildikten sonra değiştirme girişiminde bulunması ve başarı sağlayamaması, vitesin boşta kalması ile aracın giderek hız kazanması gibi kusurlu hareketinden akabinde de aracın frenlerinin patlayarak boşalması gibi teknik bir arıza yüzünden birinin diğerine inzimamından kaynaklandığı görülmektedir.
Olayın bir kamu hizmeti sırasında meydana geldiği göz önüne alındığında hizmetle ilgili olduğu ve hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ajanın kusuru ve hizmetle kullanılan araç ve gerecin yapısal özelliklerinden kaynaklanan zararların, hizmet kusuru ve risk ilkesi gereği kusursuz sorumluluk esaslarına göre davalı idarece karşılanması gerekir.
Çocuklarının ölümü nedeniyle davacı anne ile babaya 2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Dağlanması hakkında kanun uyarınca 27 Mart 1905 gün ve 2888398 nolu çekle 161.670.000.'er TL. nakdi tazminat ödendiği davalı idarenin 12 Mart 1996 gün ve B.07.0.MGM., 4.06.02.09/NT 1995/372358 sayılı yazılarıyla sabittir.
2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde ödenen nakdi tazminatın uğratılan maddi ve manevi zararların kargılığı olduğu vurgulanmış bulunmaktadır. Keza maddenin ikinci fıkrasında Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı kurumların ödemekte yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenmiş nakdi tazminat... göz önünde tutulur. denilmektedir.
Şu hale göre davacı anne ve baba yönünden desteklerini yitirmelerinden dolayı ödenen nakdi tazminatın ne kadarının maddi ve ne kadarının manevi zararlarına kaldığının saptanması gerekmektedir.
Müteveffa asker edilmezden önce iş ve geliri bulunan birisi değildir. O nedenle muhtemel terhis tarihinden en az iki ay sonra asgari ücretle gelir getirici bir iğe girebileceği kabul edilerek, desteklerini yitirmeleri yüzünden davacı anne ve babaya T. C. Emekli Sandığı Gn. Md. lüğünce aylık bağlandığı esas alınarak, elde mevcut donelere göre bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen 20.6.1996 günlü raporda özetle; davacı annenin toplam 119.962.214. TL. ücret zararına karşılık 234.825.675. TL. nakdi tazminat yararı, keza davacı babanın 100.368.235. TL. ücret zararına karşılık 234.815.675. TL. nakdi tazminat yararı bulunduğu açıklanmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporunun, mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verileme uygun olduğu kabul edilmiştir.
Davacı anne ve babanın ödenen nakdi tazminatla destekten yoksun kalmaları nedeniyle uğradıkları maddi zararlarının tümüyle karşılandığı ve ödenen nakdi tazminatın 114.863.461. TL. nın annenin manevi zararlarının, 134.457.440. TL. nin ise babanın manevi zararlarının karşılığı olarak kaldığı, her iki tazminat miktarının da, emsal olaylarda mahkememizce takdir edilen manevi tazminat miktarlarının üstünde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kardeşlerin, kardeşlerim kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine yönelik istem, mahkememizce manevi tazminat miktarları paranın karar tarihindeki alım gücü esas alınarak takdir edildiğinden reddedilmiş, hükmedilen manevi tazminatlara karar tarihi olan 10 Temmuz 1996'dan ödeme tarihine dek faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklandığı üzere:
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı göz önünde tutularak davacı anne ..................'nin Manevî Tazminat İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı göz önünde tutularak davacı baba ..................'nin Manevî Tazminat İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Takdiren davacı kardeşler .................. ile ..................'ye ayrı ayrı olmak üzere 28.000.000.'er TL. (Yirmisekizermilyon TL.) Manevî Tazminat VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminatlara, olay tarihinden Ödeme tarihine dek faiz yürütülmesi yolundaki davacıların istemlerinin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 10 Temmuz 1996'dan ödeme tarihine dek % 30 (Yüzde Otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy