(2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 6)
Davacılar vekili 15.8.1995 tarihinde Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ve 17.8.1995 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin yakınının askerlik hizmetini ifa ettikten sonra terhis mahiyetinde izne gönderilirken diğer arkadaşları ile birlikte bindikleri otobüsün pusuya düşürülerek şehit edildiğini, bütün uğraşlarına rağmen evlatlarının cenazesini dahi teslim alamadıklarını, ölümün tesbiti için adliye mahkemesinde açtıktan davanın 30.3.1995 tarihinde kesinleştiğini, zararlarının karşılanması için idareye yaptıkları müracaata cevap verilmediğini, müvekkillerinin olay nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını, büyük acı ve ızdırap duyduklarını ömür boyu da duymaya devam edeceklerini zararlarının karşılanması gerektiğini belirterek 1.500.000.000. TL. maddi 500.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında süre itirazında bulunduğundan davanın esasına geçilmeden önce süre konusu incelenmiştir. Bingöl - Elazığ karayolunun 24.5.1995 tarihinde bölücü terör örgütü elemanlarınca kesilmesi sonucunda aralarında davacıların yakınında bulunduğu er ve erbaşların şehit edildiği, şehitlerin cenazelerinin ailelerine teslimleri sırasında sağlıklı teşhis ve tesbit yaptırılmaması neticesinde Çvş. Ünal KALAFAT'ın cesedinin ailesine teslim edilemediği, cesedin bulunamaması üzerine açılan şehitliğin tesbiti davasında davacıların yakınının ölüm tarihinin 25.4.1993 tesbitine dair 6.4.1994 tarihinde karar verildiği, bu kararın 30.3.1995 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. MK. nun 30 ve 31 nci maddeleri çerçevesinde davacıların yakınının ölüm karnesi ya da gaipliğine karar verilinceye kadar sanki hayatta imiş gibi, tam yargı davasına esas eylemin vuku bulduğu tarih ve buna dayalı mecburi idari başvuru yada dava açma süreleri işlemeyecektir. Bu nedenle davacıların yakınının ölüm tarihini 24.5.1993 olarak tesbit eden Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.4.1994 tarihli kararının kesinleşme tarihi olan 30.3.1995 tarihinden itibaren bir yıllık mecburi idari sürenin başlaması gerekecektir. Davacıların 6.5.1995 tarihinde yaptıkları başvuruya cevap verilmemesi üzerine 15.8.1995 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu kabulü ile davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Bilindiği gibi Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşan terör eylemleri nedeniyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve asker kişi şehit olmuş veya yaralanarak sakat kalmıştır.
Taraflara göre üçüncü kişi durumundaki teröristlerin eylemlerinden dolayı meydana gelen zarardan idarenin sorumlu tutulup tutulmayacağı, idare sorumlu tutulacak ise sorumluluğun türü üzerinde durulmasına gerek görülmüştür.
Ayrıca davacı anne ve babaya 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi hakkındaki Kanun uyarınca 10 Temmuz 1997 tarihinde toplam olarak 2.550.750.000.TL. nakdi tazminat ödenmiştir. Anılan Kanunun 6 nci maddesi uyarınca ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zararların karşılığıdır.
Davacıların uğradıkları zararın tesbiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 13.10.1997 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinde, annenin zararının 3.704.719.902. TL., babanın zararının 1.709.243.446. TL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca her iki davacının 1.552.769.062. TL nakdi tazminat yararı sağladıkları anlaşılmıştır.
Taraftalar tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, kabul ettiği kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılarak davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duymaya devam edecekleri acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa telafi edebilmesi amacıyla kendilerine takdir olunan uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Ancak davacılardan anne ve babanın 2330 sayılı Kanun uyarınca sağladıkları nakdi tazminat yararı Mahkememizin emsal olaylarda tesbit ettiği manevi tazminat miktarından fazla olduğundan 2330 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi dikkate alınarak davacılardan anne ve babanın manevi tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir.
Her ne kadar davacılar vekili dava dilekçesinde manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de, Kurulumuzca davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü dikkate alınarak tesbit edildiğinden, davacı vekilinin dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir olunan manevi tazminat miktarları için karar tarihi olan 12.11.1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı Gn. Md. nce ödenen maluliyet aylığı ve tütün ikramiyesi maddi tazminat miktarlarından düşülmektedir. Zira davacı bu olay nedeniyle T.C. Emekli Sandığında gerek maluliyet aylığı ve gerekse tütün ikramiyesinin ödenmesi uzun zamana ihtiyaç göstermekte ve başlangıçta bu aylığın bağlanması kesin olmadığından idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanlar bir yandan aylık bağlanması hususunda başvururken öte yandan da dava açma süresini geçirmemek için maddi tazminat verilmesi istemiyle bağlanacak aylıkları da içerecek şekilde tam yargı davası açmaktadırlar. Başka bir deyişle başlangıçta davacıların maddi tazminat istemiyle tam yargı davasını açma veya aylık bağlanması için başvuruda bulunma yollarından birini seçmeleri haklarının kaybolmasını önlemek yönünden imkan dahilinde bulunmamakla, zorunlu olarak iki yola birden başvurma durumunda kalmaktadırlar. Hal böyle olunca duruşmalı görülen davalarda mahsup muamelesinden dolayı maddi tazminat isteminin kısmen veya tamamen reddi halinde davacılar aleyhine hükmolunması haksızlığa ve hak aramak için başka çaresi olmayan davacının zarara uğramasına yol açmaktadır. Bu görüşün ışığı altında Mahkememizdeki benzer davalarla ilgili uygulamalar da dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddi sebebiyle aleyhe vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Bu itibarla, Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı anne Selamiye KALAFAT ve davacı baba Selami KALAFAT'ın MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2- Takdiren ve istemleri gibi davacı kardeşler Suzan COŞKUN, Emine BIÇAKÇI ve Özen KALAFAT'a ayrı ayrı 25.000.000,'er TL. (YİRMİBEŞER MİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 12 Kasım 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, ödemenin 1 OCAK 1998 tarihinden sonrasına kalması halinde 1 OCAK 1998 tarihinden itibaren °/£ 50 (YÜZDE ELLİ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, davacı vekilinin olay tarihinden itibaren faiz talebinin REDDİNE,
4- 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Kanunun 13/1 maddesi gereğince davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5- Davalı idarenin aleyhe ücreti vekalet talebinin REDDİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 6.000.000. TL. bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan 18.212.500. TL. (Onsekizmilyonikiyüzonikibinbeşyüz TL.) harcı istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 3.715.000. TL. (Üçmilyonyediyüzonbeşbin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen Manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 6.000.000. TL. (Altımilyon TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 11 nci maddesi uyarınca 6.000.000. TL. (Altımilyon TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy