(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 31.10.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili er .........'in askerlik görevini yaparken 15.08.1992 tarihinde teröristlerle girdiği çatışmada yaralandığını, terhisi ile birlikte vücudunda kalan şarapnel parçası nedeniyle hastalanarak yatalak hale geldiğini ve işsiz kaldığını, ailesinin fakir olduğunu, yaralanma olayında müvekkiline yüklenecek bir kusur olmadığını, müvekkilinin askerlik öncesi sigortalı işçi olduğunu, bakım giderlerinin ömür boyu süreceğini, sakatlığın giderilmesi imkansız olduğundan, acısının devamlı olduğunu, toplam 1.000.000.000.TL. tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare ilk savunmasında, ön müracaat yokluğu ve süre aşımı yönünden itirazda bulunmuş ise de, davacının mevcut zararının terhis tarihi olan 20.04.1993 tarihinde mevcut olmadığı, Buca SSK. Hastanesinin 19.06.1995 tarihli Sıhhi Kurul Raporunun tanzimi ile meydana çıktığı ve bu tarihten itibaren bir yıl içinde 31.10.1995 tarihinde açıldığı, davalı idare idari müracaatının bulunmadığını, davacı ise 30.06.1995 tarihinde posta ile dilekçe verdiğini iddia etmekte olup, iddiasını posta alındı belgesi ile ispat ettiğinden davanın süresi içerisinde açıldığı, bu nedenle davalı idarenin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
Davacı .........'in askerlik hizmetini yapmakta iken 15.08.1992 tarihinde teröristlerce açılan ateş sonucu el bombası şarapnel parçasıyla vücudunun bazı kesimlerinden yaralandığı,
16.08.1992 tarihinde muayene ve tedavi gördükten sonra 21.08.1992 tarihinde 20 gün yatak istirahatı ile taburcu edildiği, kalan askerliğini tamamlamasını müteakip 20.04.1993 tarihinde terhis mahiyetinde izinli olarak birliğinden ayrıldığı, terhisinden bir müddet sonra SSK. Buca Hastanesi Sağlık kurulunun 19.06.1995 gün ve 12485 sayılı raporu ile yine SSK. İzmir Hastanesi Sağlık Kurulunun 19.06.1996 tarih ve 14323 sayılı raporunu ibraz ederek kafasında yabancı cisim bulunduğunu, askerde iken vücuduna giren şarapnel parçasının beyne baskı yaparak ayaklarının tutmadığını, çalışamaz hale geldiğini beyan ettiği, sevk edildiği GATA Sağlık Kurulunun 24.01.1996 gün ve 965 sayılı raporu ile Polinöropati sekeli, bilateral siyatik sinir lezyonu teşhisi konularak D/11 F-l Yedek Askerliğe elverişli değildir. Hastanın rahatsızlığı askerliği esnasında beyin dokusu ve içine giren yabancı cisim nedeniyle değildir. Şarapnel yaralanması nedeniyle hali (10) gün iş ve gücüne manidir kararlı rapor verildiği, davacının rahatsızlığının kafatasındaki yabancı cismin baskısı sonucu olup olmadığı yolundaki iddiaları gidermek için davacı ve raporları Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 24.02.1999 gün ve A-T-No: 130-011298-59618-7436 sayılı raporunun sonuç kısmında 13.03.1995 tarihinde pürülan menenjit, meningo-ansefalik teşhisleri ile hastanede yatmakta iken guadripleji geliştiği bildirildiğinden halen her iki bacakta saptanan kuvvet kaybının bu taplonun sekeli olduğu; tarif edilen pürülan menenjit ve meningo ansefalitin ortaya çıkmasında kafa içindeki yabancı cisimlerin kolaylaştırıcı etkisi olabileceği oybirliği ile mütalaa olunur denildiği, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacıya maluliyet aylığı bağlanmadığı, 2330 Sayılı Kanun uyarınca 1.140.000.000.TL. nakdi tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacının asayişle ilgili bir görevi ifası sırasında yaralandığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Olayın meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından sözedilemez. Zarar doğrudan doğruya idarenin bir eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bar olaydan kaynaklandığı açıktır. Zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasındaki illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması adalet, eşitlik, hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararlarının bu esaslara göre karşılanması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 06.01.2000 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi tazminat hakedişinin 24.865.001.39624 olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna taraflarca süresi içersinde itiraz olunmamış olup, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca ve davacının istemine bağlı kalınarak 500.000.000.TL. (BEŞYÜZMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2- Takdiren ve davacının istemine bağlı kalınarak 500.000.000.TL.(BEŞYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3- Hükmedilen maddi tazminat miktarına 19.06.1995 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDE OTUZ), 01.01.1998 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık %50
(YÜZDE ELLİ), 01.01.2000'den ödeme tarihine kadar yıllık T.C.Merkez Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulandığı reeskont oranı olan %60 (YÜZDE ALTMIŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarına 19.06.1995 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDE OTUZ), 01.01.1998 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar yıllık %50 (YÜZDE ELLİ), 01.01.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık T.C.Merkez Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı olan %60 (YÜZDE ALTMIŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Dava adli yardımlı görülmüş olup davalı idare Harçlar kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6- Dava adli yardımlı görüldüğünden davalı idare tarafından sarfedilen posta pulu giderlerinin davalı idare üzerinde BIRAKILMASINA,
7- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 15.000.000.TL. (ONBEŞMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri üzerinden hesabedilen 72.000.000.TL. (YETMİŞİKİMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy