(2709 S. K. m. 72) (1111 S. K. m. 5) (1076 S. K. m. 3)
Davacının 3.11.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1995 Ağustos celbinde kısa dönem askerliğini yapmak üzere askere gittiğini, 1111 Sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanarak kısa dönem askerliğin Bakanlar Kurulu tarafından 2 ay uzatılması üzerine işlemin iptali için AYİM'de açmış olduğu davanın sonuçlandığını, askere gitmeden önceki görevinin Midyat hakimi olduğunu, vatani görevini o zaman kısa dönem askerlik süresi olan 6 ay yapması gerekirken uzama kararı çıkınca 2 ay daha askerlik yaptığını, bu yüzden 1995'in Ocak ayında terhis olması gerekirken askerliğin uzamasından dolayı Şubat ve Mart aylarında mesleğini icra edememekten dolayı olağanüstü hal tazminatıyla birlikte toplam 46.000.000. TL. zarara uğradığını, zararının faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın, 239 ncu dönem askerlik hizmetine tabi olan davacının askerlik hizmet süresinin 2 ay uzatılması, dolayısıyla 2 ay geç terhis edilmesi nedeniyle maruz kaldığı, 46.000.000.TL. zararın karşılanması istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Vatan hizmetinin her Türk'ün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği Anayasanın 72 nci maddesinin amir hükmüdür.
1076 Sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden, bu yükümlülüklerini istekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları için erbaş er olarak yerine getireceklerin muvazzaf hizmet süresi 1111 sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesine göre aynı celbe tabi olup yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadardır,
1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 3/f maddesine göre yedek subayların hizmet süreleri onsekiz aydır. Bu sürenin Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile lüzumu kadar uzatılabileceği ve on iki aya kadar indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı ile aynı celbe tabi olan 239 ncu dönem yedek subayların hizmet süresi Bakanlar Kurulunun 26.12.1994 gün ve 94/6340 sayılı kararı ile on altı aya çıkarılmış ve davacının hizmet süresinde 1111 sayılı kanunun 5 nci maddesine göre iki ay uzatılmıştır. Bu uzatma işlemi tamamen mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edilmiş olup istemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı cevap layihasında Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazetede yayınlanması gerektiğini iddia etmekte ise de, 1322 sayılı "Kanunların ve nizamnamelerin sureti neşir ve ilanı ve meriyet tarihi hakkında kanun'un 1 nci maddesinde Resmi Gazetede neşri mecburi mevaddın neler olduğu tadadi olarak sayılmıştır. Bu maddede Bakanlar Kurulu kararlarının mutlaka yayımlanması gereken mevad arasında sayılmamıştır. Bu nedenle davacının iddiasına itibar olunmamıştır.
İdarece tesis edilen işlem hukuka uygun olduğundan idarenin bir hizmet kusurundan söz edilemez. Askerliğin uzaması nedeniyle iş ve gücünden uzak kalması sonucu bir maddi kaybın doğduğu aşikar ise de, bu askerlik yapan herkes için söz konusu olup yalnız bazı kişilerin buna katlanması sonucu doğurmadığından idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince de sorumluluğu yoluna gidilemez.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun Davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy