(2330 S. K. m. 3)
Davacılar vekili 25 Ocak 1996 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yakın ve desteği olan J.Er Olcay İnce'nin Van 21 nci J. Snr. Tuğ. K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa ederken 14.10.1994 tarihinde yıldırım düşmesi sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususta idareye yaptıkları başvurularının reddedildiğini belirterek toplam 500.000.000.TL maddi, 340.000.000.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı idare davacı çocuk yönünden temsil yeteneği olmayan vasi tarafından dava açıldığından bahisle usul yönünden itirazda bulunmuş ise de Ankara 16.Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.11.1994 gün ve 1994/887 - 837 sayılı kararında, çocuk Nazan İnce'nin dedesi olan Halit İnce tarafından tanındığı, hacir altına alınarak dedesinin vasi tayin edildiği, çocuğu temsilen husumet izni verildiği anlaşılmakla davalı idarenin itirazı dikkate alınmayarak uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Olayın bir kamu hizmeti olduğunda şüphe bulunmayan askerlik hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıların yakını J.Er Olcay İnce'nin nöbet görevi esnasında yıldırım düşmesi sonucunda ölümü olayında davalı idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez. Kamu hizmeti sayılan askerlik görevi sırasında idarenin bir kusuru bulunmaksızın meydana gelen zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayıp, bu kamu hizmetinden faydalananlara yansıtılması hukukun temel ilkelerinden olan hak ve nesafet kurallarına dayalı fedakarlığın kamuya paylaştırılması ilkesinin gereği olduğu, davacıların uğradıkları zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre Emekli Sandığınca bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilip tespit edilen zararlardan düşüldüğünden bu husus araştırılmıştır. T.C.Emekli Sandığının 27.8.1996 gün ve 73.425.046 sayılı yazısından Genel Müdürlüğün 16.5.1995 gün ve 49647 sayı işleri ile 01.11.1994 tarihinden itibaren babaya 2.506.000.TL. kızına 3.007.000.TL aylık bağlandığı, 01.1.1995 tarihinden itibaren babanın aylığının kesildiği, çocuğun aylığının 01.1.1995 tarihinde 4.634.000.TL ve en son olarak 01.7.1997 tarihinden itibaren 16.037.000.TL ye yükselttiği, ayrıca çocuğa 1994 yılına ilişkin 1.093.000.TL 1995 yılı için 34.112.000.TL babaya 1.093.000.TL tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi Hakkındaki Kanunun uyarınca 21.12.1994 tarihinde davacılar anne, baba ve çocuğa 280.500.000.TL. Nakdi Tazminat ödendiği anlaşılmıştır. Aynı Kanunun e.maddesi uyarınca ödenen tazminatın hem maddi hem de manevi zararlar karşılığı olduğu açıktır.
Davacıların zararlarının tespiti için re'sen seçilen ve davacıların 3713 sayılı kanun uyarınca kira yardımından faydalanmayacaklarına dair dosyada mevcut dilekçeleri nedeniyle ayrıca bu yönde de talimat verilen bilirkişinin hazırladığı 07.10.1996 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı çocuğun zararlarının tamamıyla ve fazlasıyla karşılandığı, ayrıca 323.661.892.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, davacı annenin 216.824.559.TL maddi zararı olduğu ancak 69.354.817.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı, davacı babanın 137.883.095.TL maddi zararı olduğu, 69.354.817.TL. nakdi tazminat yararı sağladıkları anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacılar ve vekili itiraz etmemiş, davalı idare ise davacı babanın zararı tespit edilirken hesap hatası olduğundan bahisle itiraz etmiştir. Bilirkişi raporunun tetkikinden hatalı rakamın sehven yapıldığı, hesaplamanın özünde doğru olduğu ayrıca davacı babanın maddi tazminat talebi bulunmadığı anlaşıldığından davalı idarenin bu yöndeki itirazı kabul görmemiştir. Mahkememizin yerleşik kararlarına ve ilmi verilere uygun görülen bilirkişi raporu uyarınca uygulama yapılmıştır.
Bilirkişi raporuna göre davacılardan çocuk Nazan'ın karşılanmayan zararı kalmadığından maddi, sağladığı nakdi tazminat yararı bu gibi ölüm olaylarında Mahkemece tespit edilen manevi tazminat miktarından fazla olduğundan manevi tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davacıların olay nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla takdiren ve istemiyle bağlı kalınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak 10.2.1988 doğumlu davacı kardeş Yeşim İnce'nin ölüm olayı sırasında kardeş ölümünü idrak edip bundan üzüntü duyacak yaşta olmadığı anlaşılmakla bu davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacılar vekili hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de Kurulumuzca takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar tarihindeki alım gücü dikkate alınarak tespit edildiğinden talebin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihinden ödeme tarihine kadar %80 yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla; yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu ve ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı çocuk Nazan İnce'nin maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Bilirkişi raporu uyarınca ve istemlerine de bağlı kalınarak davacı baba Halit İnce ve anne Sebahat İnce'ye takdiren ve ayrı ayrı 40.000.000.'ar TL. (kırkarmilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Davacı kardeşler Murat İnce, Yasemin İnce ve Aynur İnce'ye takdiren ve ayrı ayrı 30.000.000.'ar TL. (otuzarmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4- Davacı kardeş Yeşim İnce'nin manevi tazminat isteminin REDDİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin Reddine, karar tarihi olan 11.11.1996 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- 1602 Sayılı Kanunun 7t nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde BIRAKILMASINA,
7- 499 Sayılı Kanunun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
5. Davacılar tarafından peşin yatırılan 8.050.000.TL. (sekizmilyonellibin TL.) harcın istek halinde İADESİNE,
9- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 1.570.000. TL. (birmilyonbeşyüzyetmişbin TL) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 2.000.000.TL. (ikimilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
11- Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinde davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri uyarınca hesap edilen 15.600.000.TL. (onbeşmilyonaltıyüzbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy