(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 30 Ekim 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2 nci Hd. Tb. 6. Hd. Bl. K.lığında er olarak vatani görevini yapmaktayken görevli olarak gönderildiği Adana ilinde marangoz atölyesinde planyadan fırlayan tahta parçasının etkisiyle sağ gözünü kaybettiğini ileri sürerek 250.000.000 TL. maddi, 250.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; 2 nci Hudut Alayı 2 nci Hudut Tabur Komutanlığı emrinde askerlik yapmaktayken geçici olarak 4 ncü Mekanize Piyade Tabur K.lığında görevlendirilen davacı er Hakan Tunç'un 17.1.1995 - 26.1.1995 tarihleri arasında 9 gün izne gönderildiği, izinde bulunduğu sırada 25.1.1995 günü gözünden yaralanması sebebiyle Adana Devlet Hastanesine müracaatta bulunan ve ilk tedavisinden sonra Adana 100 Yataklı Askeri Hastanesine sevkedilen davacının yapılan tedavileri sonucunda GATA'nın 3.5.1995 gün ve 5911 sayılı sağlık kurulu raporu ile D/9 ile Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için;
Bir zararın varlığı,
Zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,
Zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması, şartlarının birlikte tahakkuku gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu, idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle, ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa keza idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illiyetini teşkil etmiyorsa ve arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Dava konusu olayda babasına ait marangozhanede bulunduğu sırada planyadan fırlayan bir tahta parçasının gözüne çarpması sonucu yaralanıp sakat kaldığı iddia olunan davacının sakatlanma olayının hizmetle bir ilgisi bulunmamaktadır. Sakatlanmaya hizmetin içinden gelen etkenler neden olmamıştır. Sakatlanmaya neden olan eylem idareye yüklenebilecek bir eylem değildir. Olayın meydana gelmesinden dolayı, idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığından zararlı sonuç ile idarenin herhangi bir eylemi arasında nedensellik bağı kurulmamıştır. Bu bakımdan idare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre sakatlanma olayından idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;
Hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy