(1111 S. K. m. 12, 35, 42, 75, 86)
Davacı vekili 11 Mart 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Edebiyat Fakültesi 3 ncü sınıfta öğrenci iken devamsızlıktan ilişiğinin kesildiğini, Kasım 1995 tarihinde çıkan af yasasından istifade ederek sınavlara girdiğini, başarı sağlayarak 1995-1996 öğretim yılında okula kayıt olmaya hak kazandığını, okula kaydını yaptırmak için askerlik şubesinden askerlikle ilişiği olmadığına ilişkin belge istendiğinde bakaya olduğunun bildirildiğini, askere gitmesi için müvekkiline veya yakınlarına usulüne uygun tebligat yapılmadığından yoklama kaçağı durumunun olmadığını ileri sürerek müvekkili hakkında alınan bakaya veya yoklama kaçağı kararının iptalini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması istemi AYİM İkinci Dairesinin 20 Mart 1996 gün ve 1996/227 esas sayılı kararı ile yerinde görülerek, yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; yüksek okulda öğrenim görmesi nedeniyle askerliği 31.10.1993 tarihine kadar ertelenmiş bulunan davacının, öğrencilikle olan ilişiğinin devamsızlık nedeniyle 20.4.1993 tarihinde kesilmesi durumunun okul idaresince askerlik şubesi başkanlığına bildirilmesi üzerine 31.10.1993 tarihinden itibaren yoklama kaçağı olarak takibe alındığı, ancak adreslerinde bulunmaması nedeniyle herhangi bir tebligat yapılmadığı, 4111 sayılı yasa ile ilave sınav hakkı tanınan davacının girdiği sınavları kazanarak öğrenimine devam hakkını elde ettiği, askerlik şubesinden okula kesin kaydını yaptırmak üzere askerlikle ilişiğinin bulunmadığını gösterir bir belge talep ettiğinde yoklama kaçağı olarak arandığının ve ele geçtiğinde derhal silah altına alınacağının belirtildiği, bunun üzerine hakkında alman bakaya veya yoklama kaçağı kararının iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Kimlere bakaya ve yoklama kaçağı denileceği 1111 sayılı Askerlik Kanununun 12 nci maddesinde tarif edilmiştir. Anılan maddede son yoklamada bulunmayan ve bulunamadıklarına dair bu kanunda yazılı mazeret göstermemiş olanlara (yoklama kaçağı) son yoklamada bulunarak numara ile veya numarasız asker edildikleri halde istenildikleri sırada gelmeyenler veya gelip de askerlik yapacakları kıtalara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşanlara (bakaya).... denileceği hükme bağlanmıştır.
1111 Sayılı Kanunun 75 nci maddesinin 1 nci fıkrasında, Askerlik çağında olup şubesi dairesinden onbeş günden fazla olmak üzere taşraya çıkmak isteyenler çıkmazdan evvel gidecekleri yerler hakkında köy ve mahalleleri ihtiyar meclisi veya heyetlerini veya şubelerini şifahen veya taahhütlü mektupla haberdar etmeğe, haber vermemiş iseler ilk ve son yoklama sırasında nerede bulunuyorlarsa bulundukları mahal ihtiyar meclisi ve heyetlerine ve şubelerine veya şubei asliyelerine veya sefaret ve şehbender hanelerine bu suretle mahalli ikametlerini bildirmeğe borçludurlar hükmüne yer verilmiş, maddenin ikinci fıkrasında da mahalli ikametlerini bildirmemeleri hasebiyle yoklama sırasında ahvalleri meçhul kalanların ceza faslında yazılı cezayı görecekleri öngörülmüştür.
Aynı Kanunun 86 ncı maddesinde ise; son yoklamada bulundukları yerdeki askerlik meclisine veyahut elçilik ve konsolosluklara gelmeyen ve 26 ncı maddede yazılı mazeretlerini bildirmeyen ve birlikte askerlik muamelesine tabi oldukları doğumluların celp ve şevkine kadarda ele geçmeyen mükellefler, elde edildiklerinde bulundukları yerde veyahut yol masrafları kendileri tarafından verilmek üzere en yakın yerde bulunan iki askeri hekime (birisi sivil olabilir) muayene ettirilir. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlar askerlik meclislerince ve toplu değilse idare heyetlerince numarasız asker edilirler... hükmüne yer verilmiştir.
Yoklama kaçağı ve bakaya halinin mevcudiyeti için 1111 Sayılı kanunun 42 nci ve müteakip maddeleri uyarınca ilgililerin usulüne uygun şekilde durumdan haberdar edilmeleri icap etmektedir. 20.4.1993 tarihinde okulla ilişiği kesilen davacıya veya yakınlarına yapılmış herhangi bir tebligat mevcut değildir. Davacı askerlik şubesince bilinen adreslerinde aranmış ancak bulunamaması nedeniyle tebligat yapılamamıştır. Askerlik Kanununun 75 nci maddesi uyarınca askerlik çağında bulunan mükellefler şube mıntıkasından 15 günden fazla uzaklaşmaları halinde adreslerini bildirmekle yükümlü iseler de, bunun yerine getirilmemesinin sonucu aynı maddede ceza faslında belirtilen idari cezaya çarptırılmaktır. Bu itibarla davacının Askeri Ceza Hukukunun öngördüğü anlamda bir bakayalığı veya yoklama kaçağı durumu söz konusu değildir.
Diğer taraftan 7.6.1995 gün ve 4111 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca sağlanan imkanlardan yararlanmak suretiyle girdiği sınavları kazanıp yüksek öğrenimine kaldığı yerden devam etme hakkını elde eden ve 1970 doğumlu olması nedeniyle 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 35/,c maddesinde öngörülen 29 yaş sınırına gelmemiş olan davacının öğrenimini yarıda bırakarak askere alınması işleminde kanun yararı da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacının yoklama kaçağı addedilerek askere sevkedilmesi yolunda tesis olunan işlem sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy