(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20, 22, 23) (2946 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 58, 256)
Davacı tarafından verilerek 05 Mart 1996 günü kayda geçen dava ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçelerinde özetle; Sarıkamış 9 ncu Piyade tümeni Batı Lojmanları Suna Apartmanı Daire: 3, No: 12/A'da oturduğunu, konutta bulunmadığı Şubat 1995'de kalorifer sistemine dahil olup çatıda bulunan hava dönüşüm tüpünün patlaması sonucu evini su bastığını, eşyalarının zarar gördüğünü, ancak zararın az olması nedeniyle tazmini cihetine gitmediğini, ancak 16 Ocak 1996 - 20 Ocak 1996 günleri aynı hava tüpünün tekrar patlaması ile evini yine su bastığını, bu kez ev eşyalarının büyük hasar gördüğünü, maddi zararını yerel Sarıkamış Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak tesbit ettirdiğini, manevi yönden de zarar gördüğünü, zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiğini iddia ederek, 300.000.000. TL. maddi, 15.000.000. TL. manevi tazminatın tazminine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davanın esasına geçilmeden önce görev konusu incelenmiştir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. AYİM'nin görevleri 1982 Anayasa'sının 157 ve 1602 Sayılı AYİM. Kanununun 20. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddeler hükümlerine göre bir davanın AYİM'in görevine girebilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin askeri veya askeri olmayan bir makamca tesis edilmiş olmasına bakılmaksızın asker kişileri ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarını birlikte taşıması zorunludur.
1602 Sayılı Kanun uygulamasında asker kişilerin kimler olduğu aynı yasanın 20/2 maddesinde belirtilmiştir. Davacının halen Sarıkamış S.Top. A.Hf.Uçş.Bt.K.nı muvazzaf subay olması nedeniyle 1602 Sayılı Kanun açısından asker kişi olduğunda şüphe yoktur. Bu şartın yanı sıra gerekli olan maddi ve manevi tazminata konu edilen oturulan lojmandaki dava tüplerinin patlaması nedeniyle meydana gelen hasar olayında askeri hizmete ilişkinlik şartının davada mevcut olup olmadığının incelenmesi gereklidir.
İdari eylem veya işlemin askeri hizmete ilişkin olmasında ne anlaşılmak gerektiği hususunda yasal düzenlemelerde açıklık bulunmamaktadır. AYİM.'nin görev alanı belirlenirken 1602 Sayılı kanunun 20. maddesindeki genel nitelikli askeri hizmete ilişkin olma koşulunun aynı yasanın 22 ve 23 maddelerinde sayılan dava türlerini de dikkate alarak birlikte yorumlanması gerekir.
2946 Sayılı Kamu Komutları Kanunu, 84/6345 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan 23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kamu Konutları Yönetmeliği Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi (M.S. Y. 319-2) kamu konutları ile ilgili düzenlemelerdir.
2946 Sayılı Kamu Konutları Kanununun 1. maddesi Amaç başlığı altında aynen, Bu Konunun amacı, kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetime ilişkin temel ilkeleri belirlemektedir. denilmektedir. Aynı şekilde yönetmeliğin ve yönergenin birinci maddeleri de kanuna benzer bir düzenleme getirmektedir. Buna göre kanun, yönetmelik ve yönerge hükümleri incelendiğinde devletin malı durumunda olan konutlar açısından tahsis biçimi oturma süresi ve kira ücreti gibi yönlerden idareye düzenleyici bir yetki verildiği anlaşılmaktadır. Ancak kamu konutlarında oturan personel ile idare arasındaki hükümler özel hukuk ilişkisine aittir ve Borçlar Kanununun 256 ve devamı maddeler uygulama durumundadır. Kamu konutlarının tahsisinden sonra bakım ve onarım masrafları açısından anılan yasal düzenlemelerin ilgili maddeleri Borçlar Kanunu 256 ve devamı maddelerde ilişkilidir. Örneğin oturulan konutun musluk, badana, duy, priz gibi küçük onarımlarını kiracı durumunda olan ve konutta oturan personel karşılayacaktır. Maliye Bakanlığının Milli emlak tebliğleri de bu yoldadır. Keza asansörün küçük onarımı ve bakımı kiracıya, çatı aktarımı ve bakımı kiracıya, çatı aktarımı, dış cephe boyası gibi genel ve büyük onarım sonucu ortaya çıkacak giderleri kiralayan statüsünde olan davalı idareye ait bulunmaktadır.
Dava konusu yapılan, çatıda mevcut kalorifer tesisatına ait hava tüplerinin arızalanması sonucunda davacının evini su basması olayında bina sahibinin (davalı idare) Borçlar Kanununun 58 ve 256 Md. ve devamı maddeler uygulanmak, zarar ve ziyanın bu hükümler uyarınca tespiti ve tazminin gerekliliği söz konusudur. Davacının televizyonunun, halılarının, mutfak, yatak ve oturma odalarında bulunan diğer eşyalarının ne ölçüde zarar gördüğünün yerinde tespiti olgusu adli yargının görevi alanı içinde sonucuna varılmıştır. Tahsis makamının davalı idare olması iddia edilen zararlara askeri hizmete ilişkinlik vasfını kazandırmamaktadır. Davacı meydana gelen olay nedeniyle varsa zararını özel hukuk hükümleri çerçevesinde kiralayan ve bina maliki statüsünde bulunan davalı idareden isteyebileceği kanaatine varılmıştır.
Kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, bakım, onaran ve yönetime ilişkin hususların kamu karakterli kurallarla düzenlenmiş olması, davacı ile davalı idare arasındaki özel hukuktan kaynaklanan kiracı - kiralayan ilişkisine kamusal ilişki özelliği kazandıramaz. O nedenle, kamu konutunun işletilmesi, bakım ve onarımındaki eksiklikten doğan davacının zararının tazmini istemine dayalı davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklandığı üzere;
Oturmakta olduğu konutun çatısında bulunan kalorifer donanımına ait hava tüpünün patlaması nedeniyle su basması sonucu evdeki eşyalarda meydana gelen hasar karşılığında uğranılan maddi ve bu yüzden uğranıldığı iddia edilen manevi tazminat davalarında askeri hizmete ilişkinlik koşulu bulunmadığından, davanın görüm ve çözümünün Askeri Yüksek İdare Mahkemesi görev alanı dışında kaldığı, davaya adli yargı yerinde bakılması gerektiğinden davanın görev yönünden REDDİNE,
KARŞIOY GEREKÇEM
Dava, Lv.Kd.Ütğm. Hasan CENGİZ'in Sarıkamış Garnizonunda oturmakta olduğu Silahlı Kuvvetlere ait lojmanın çatısında bulunan kalorifer tesisatına ait hava tüplerinin patlaması sonucunda evindeki eşyalarda meydana gelen hasarın tazmini istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 157 ve 1602 Sayılı Kanunun 20 nci maddesi hükümlerine göre, bir davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülebilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişileri ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarıyla birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacının asker kişi olduğu hususunda ihtilaf yoktur. 2946 Sayılı Kamu Konutları Kanunu, 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kamu Konutları Yönetmeliği Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi idareye, konutların asansör, kalorifer, ana duvarlar, çatı gibi yerlerinin bakımı korunması ve onarımı ile ilgili bir hizmet yüklediği, idarenin bu hizmetin kurulması ve işletilmesinden sorumlu olduğu, hizmetin iyi ve düzenli işlememesinden doğan zararın idarece karşılanmasının gerektiği olayda askeri hizmete Miskinlik koşulunun da mevcut olduğu bu nedenle uyuşmazlığın adli yargı yerinde değil, idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluğun davanın görev yönünden reddine ilişkin kararına karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy