(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı 06.04.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Uzman Jandarma Çavuş olarak görevli bulunduğu, 1990 yılında Muğla Turgutreis Lisesine kaydını yaptırdığını ve liseyi dışardan bitirme sınavlarına girmeye başladığını, 1992 yılına kadar 10-12 dersten başarılı olduğunu, 1.7.1992 tarihinde tayininin Şırnak-Uludere ilçe Jandarma Komando Bölük Komutanlığına çıktığından Muğla Turgutreis Lisesindeki kaydının naklen Şırnak Milli Eğitim Müdürlüğünün {belirlediği Şırnak Lisesine yapıldığını, Eylül 1992 tarihinde yapılan sınavlara katılarak lise den mezun olduğunu 27.9.1992 tarih ve 256 numaralı diplomayı Şırnak Lisesinden aldığını, 1993 yılında Jandarma Astsubay Sınıf Okulu giriş sınavını kazanarak 1993-1994 eğitim öğretim döneminde bu okuldan mezun olduğunu halen Jandarma Astsubay olarak görev yapmakta olduğunu, Şırnak Lisesinden aldığı diplomanın sahte olduğu gerekçesiyle Kırıkkale İl Jandarma Komutanlığınca hakkında sahte lise diploması almak suçundan Mahkemeye verildiğini, Jandarma Genel Komutanlığınca Silahlı Kuvvetlerden ilişiğinin kesilerek mağdur edilebileceğini, lise diplomasının sahte olduğu iddiasının afaki ve mücerret iddiadan ibaret olduğunu, lise diploması almasında sahtelik ve usulsüzlük bulunmadığını, davanın kabulü ile Milli Eğitim Bakanlığınca lise diplomasının iptaline ilişkin işlemin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın davacıya Şırnak Lisesince verilen lise diplomasının sahte olduğu gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğünce iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
1602 sayılı Kanuna göre, davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında, dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle işin esasına girilmeden davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı hususu kurulumuzca incelenmiştir.
Anayasanın 157. maddesinde; Askeri Yüksek idare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.12.1981 günlü ve 2586 sayılı Kanun ile değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek idare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir.
1602 Sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Astsubay olan davacının asker kişi olduğu kuşkusuz ise de, dava konusu olan iptali istenilen işlem Şırnak lisesince verilen diplomanın Milli Eğitim Bakanlığınca iptal edilmesine ilişkin işlem olup, bu ihtilafın çözümünde askeri açıdan değerlendirilebilecek bir hususun bulunmadığı, işlemin askeri hizmete ilişkin bulunma koşulunun gerçekleşmediği davanın çözümünün idari yargının görevine girmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy