(1602 S. K. m. 64)
1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 64 ncü maddesi Daireler ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın iadesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilmeyen bir bölgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Zarara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin, karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyan ve ihbarda bulunduğunun, hükümle tahakkuk etmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilcisi olmayan kimseler huzuru ile davanın görünüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekilmeye mecbur olan Başkan ve Üyenin katılması ile karar verilmiş olması,
h) Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesine sebep olsa bilecek bir madde yokken, aynı Daire veya diğer Daireler yahut Daireler Kurulu tarafından evvelki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması hükmünü amirdir.
Davacı vekili tarafından verilerek 18 Mayıs 1994 tarihinde kayda geçen dilekçe ile bundan öncede AYİM ikinci Dairesince verilen aynı karar yönünden yargılamanın iadesi yoluna gelindiği, istemin AYİM. ikinci Dairenin 14 Eylül 1994 gün ve E. 1994/1118, K. 1994/1481, sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından verilerek 12 Eylül 1995 tarihinde kayda geçen dilekçe ile ikinci kez yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 25 Ekim 1995 gün ve E. 1995/903 K. 1995/712 sayılı kararı ile bu isteminde reddine karar verildiği saptanmıştır.
Davacı vekili tarafından üçüncü kez verilerek 8 Mayıs 1996 tarihinde kayda geçen dilekçe ile tekrar yargılamanın yenilenmesi yoluna gelindiği ve dava dosyasının Genel Sekreterlikçe, davanın mükerrer açılmış olması ve açılan dava ile ilgili kesin hüküm bulunması noktalarından görüşülerek karara bağlanması istemiyle dairemize gönderildiği görülmüştür.
1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde öngörülen koşulları taşıması kaydıyla yargılamanın yenilenmesi yoluna gelinebileceği ve yargılamanın yenilenmesi yoluna gelişte (karar düzeltme yolunda olduğu gibi) yasal bir sınır getirilmediği kuşkusuzdur. Koşulları bulunduğunda, birden ziyade yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması hukuken mümkündür.
Davacı vekilinin de üçüncü kez yargılamanın yenilenmesi yoluna geldiği anlaşılmakla birlikte, 8 Mayıs 1996 tarihinde kayda geçen dilekçe ve ekleri incelendiğinde, yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak yapılan nedenlerin hiç birisinin 1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde öngörülen hallerden hiç birisine uygun düşmediği görülmektedir. Gerçi davacı hakkında Kayseri Bünyan Devlet Hastanesinden alınan 90 sayılı raporda 1.4.1996 tarihinde .................'nun hastanemizde 715 nolu protokole yapılan muayenesinde Paranoid Şizofreni hastalığı nedeniyle T.C. Kanununun 46 ncı maddesi kapsamına geldiği ve hastalığının 1988 yılından beri devam ettiği kanaatine varılmıştır. Halen tedavisi devam etmekte olup, kayyum tayini gerekmektedir denilmekte ve davacının hastalığının 1988 yılından beri devam ettiğine işaretle hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna gelinen kararın verildiği tarihte de aynı durumda olduğu vurgulamak istenmiş ise de, 1602 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a) bendinde açıkça, kararın özünü etkileyecek ve karardan önce mevcut olan belgenin, zorlayıcı nedenlerle ya da lehine karar verilen taraftan eyleminden oluşan bir nedenle kararın verilmesinden önce elde edilemeyip, kararın verilmesinden sonra elde edilmiş olması hükme bağlanmıştır. İbraz edilen ve isteme dayanak yapılmak istenen belgenin, Kanunun aradığı koşullarda önceden var olup ta, karar tarihinden önce elde edilememiş bir belge niteliğinde kabulü olanaksızdır.
Davacının yargılamanın yenilenmesi istemini içeren dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde bulunmadığı gibi, ibraz edilen rapor yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne haklı bir neden oluşturmadığından yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy