(211 S. K. m. 25) (2955 S. K. m. 20, 24, 35) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 35) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 26)
Davacı, 10.4.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; halen Ankara 600 Yt. Mevki Askeri Hastanesinde Mikrobiyoloji Uzmanı olarak görev yaptığını, 1996 yılında yapılacak olan doçentlik sınavına katılmak için 13.12.1995 tarihinde dilekçe verdiğini, dilekçesi ile sicil üstlerince düzenlenen nitelik belgesinin Hastane Baştabipliğince KKK. lığına gönderildiğini, KKK. lığının 28.3.1996 tarihli emri ile Gnkur. Bşk.lığının 18.3.1996 tarihli işlemi ilgi gösterilmek suretiyle, doçentlik sınavına katılmasının uygun görülmediğinin bildirildiğini, oysa mesleki kariyerinin buna engel olucu hiçbir yönünün olmadığını, bu meyanda 10.6.1988 tarihinde GATA Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamladığını, KKK. lığının 5.10.1988 tarihli emri ile aynı ABD. Bşk.lığına Mikrobiyoloji Uzmanı olarak atandığım, bu arada Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalında açılan doktora sınavım kazanarak doktora eğitimine başladığını, ayrıca Aralık 1989 tarihinde GATA K.lığında açılan yardımcı doçentlik sınavını kazanarak, Şubat 1990 tarihinde Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığında Yrd. Doç. Öğretim Üyesi olarak atandığını, 1991 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesindeki doktora eğitimini tamamlayarak dalında doktor unvanını aldığını, bu arada Ağustos 1990 tarihinde 1,5 ay süreyle kendi imkanlarıyla İngiltere'de Aberdeon Üniversitesinde Mikrobiyoloji eğitimi gördüğünü, GATA'da görev yaptığı sırada o zamanki amirinin şahsına yönelik olumsuz tutumu, sözlü eylem ve tehditleri ve bilimsel platformda yaptığı haksızlıklardan dolayı mağdur olabileceğini ve bu durumun 1991 yılı siciline yansımasından duyduğu endişeyi 15.2.1991 tarihli dilekçesi ile GATA Temel Bilimler Bölüm Başkanlığına bildirdiğini, aynı dilekçe ile bu subayın sicil amirliğinden alınmasını ve kendisinin de bir başka görev yerine atanma isteminde bulunduğunu, doçentlik sınavına başvurusunun kabul edilmemesinden, 1991 sicil yılında bu sicil üstünün kendisine sicil verdiğini ve düşük sicil vererek olumsuz kanaat belirttiğinin anlaşıldığını, oysa bu sicil üstünün tek taraflı, sübjektif ve belgelendirilmemiş kanaati ile kendi istikbalinin engellenmiş olduğunu, Eylül 1991 tarihinden itibaren kendi isteği doğrultusunda GATA'daki bu görevden alınarak şimdiki görevine atandığını, bu görev yerinde iken de Mikrobiyoloji alanında yaptığı doktora dışında, asıl mesleği olan veteriner hekimlik alanında yüksek lisans eğitimini tamamladığını, görev yaptığı diğer kıt'a ve askeri hastanelerde de çeşitli yazılı takdirlerle taltif edildiğini, ayrıca 600 Yataklı Mevki Askeri Hastanesinde görev yaparken 1993 yılında açılan doçentlik sınavına yaptığı başvurunun davalı idare tarafından kabul edildiğini, oysa bu tarihten sonra söz konusu sınava girmesini engelleyecek herhangi bir hadisesinin olmadığını, herhangi bir disiplin işlemine muhatap olmadığını belirterek; gerek doçentlik sınavına katılmasının uygun görülmemesine ilişkin işlemin gerekse 1991 sicil yılında 1. ve 2. sicil üstünce düzenlenmiş siciller ile olumsuz kanaatlerin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde yargılamanın duruşmalı yapılmasını talep etmiş ve bu istem uyarınca duruşma günü verilip taraflara davetiye çıkarılmışsa da; 11.9.1996 tarihli dilekçesiyle duruşma isteminden vazgeçtiğinden, duruşma yapılmaksızın hükme gidilmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Daireler Kurulunun 27.6.1996 tarihli kararı ile oyçokluğuyla reddedilmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere göre; veteriner hekim sınıfında bulunan davacı subayın 10.6.1985 tarihinde GATA Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalında (ABD) uzmanlık eğitimine başladığı, 10.6.1988 tarihinde bu eğitimini başarıyla tamamlayıp mikrobiyoloji uzmanı unvanını aldığı, KKK. lığınca 5.10.1988 tarihinde GATA Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji ABD.'lığına mikrobiyoloji uzmanı olarak atandığı, bu görevini ifa etmekteyken aynı ABD'da açılan yardımcı doçentlik kadrosuna 6.9.1989 tarihinde başvurduğu, Aralık 1989 tarihinde yapılan sınavları kazanarak 17.1.1990 tarihinde bu kürsüdeki yardımcı doçentlik kadrosuna atandığı, bu ABD. Başkanlığında yardımcı doçent olarak görev yapmaktayken 1 nci sicil üstü doçent tabiple aralarında cereyan eden bazı olaylara temas etmek suretiyle, bu subayın kendisi hakkında objektif davranamayacağı kanaatiyle 15.2.1991 tarihli dilekçesiyle GATA Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığına başvurduğu ve dilekçesinde sonuç olarak ...Yüksek makamınızdan beni ümitsizlik sınırına kadar getiren bu durumun değerlendirilerek, mağduriyetime ve meslek hayatımda engellemelere yol açmaması için özlük haklarımın ve sicilimin bu amirimden alınmasını ve atanmamın öncelikle halen boş bulunan GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Mikrobiyoloji Servisi Yardımcı Doçentliğine, mümkün olmadığı takdirde de GATA'da halen boş bulunan Çevre. Sağlığı Bilim Dalı Yardımcı Doçentliğine yapılması için gereğini emir ve müsaadelerinize arz ederim... şeklinde talepte bulunduğu, bu başvurusuna herhangi bir cevap verilmemesi üzerine 21.3.1991 tarihli ikinci dilekçesiyle GATA Komutanlığına başvurduğu ve ilk dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, sonuç itibariyle ... Bugüne kadar Devletine, Milletine ve GATA'ta şerefiyle hizmet vermiş olan bir subay ve bilim adamı olarak, böylesine art niyetli davranışlar içerisinde olan bu amirimle çalışmanı mümkün değildir. Bu nedenle ileride vuku bulabilecek daha vahim olayların önlenmesi ve akademik yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmem için atanmamın halen boş bulunan GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Mikrobiyoloji servisi yardımcı doçentliğine yapılmasını talep etmekteyim. Böyle bir atama mümkün olmadığı takdirde, şu andaki amirimle bundan böyle çalışamayacağından atanmanın Türk Silahlı Kuvvetlerinin herhangi bir askeri hastanesine mikrobiyoloji uzmanı olarak yapılmasını emir ve müsaadelerinize arz ederim... şeklinde talepte bulunduğu, ileride açıklana cağı üzere 1901 yılı sicilinin belirttiği 1 nci sicil üstünce düzenlendiği, akabinde de KKK. lığınca 14.6.1991 tarihinde GATA'daki yardımcı doçentlik statüsüne son verilerek Ankara 600 Yataklı Mevki Askeri Hastanesi Mikrobiyoloji Uzmanlığına atandığı, bu arada GATA'da iken kendi hesabına öğrenim gördüğü Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsündeki Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalındaki doktora eğitimini 17.7.1991 tarihinde tamamlayarak mikrobiyoloji bilim doktoru unvanını kazandığı, 20.9.1991 tarihinde GATA Komutanlığındaki görevinden ilişiğini kestiği ve 23.9.1991 tarihinde Mevki Askeri Hastanesindeki görevine katıldığı, bu görevdeyken 14.7.1995 tarihinde Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Veteriner Fakültesi Hayvancılık işletme Ekonomisi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans Eğitimini de tamamladığı, Kasım 1995 tarihinde doçentlik yabancı dil sınavını geçtiği, 1996 yılında açılacak olan doçentlik sınavına katılmak için 13.12.1995 tarihinde dilekçe ile başvuru da bulunduğu, Mevki Askeri Hastanesi Baştabipliğinin 14.12.1995 tarihli yazısı ile davacının bu dilekçesinin her iki sicil üstünün olumlu kanaatini havi nitelik belgesiyle birlikte üst makama gönderildiği, Gnkur. Bşk.lığı nın 18.3.1996 tarihli işlemi ile davacının doçentlik sınavına girmesinin uygun görülmediğinin belirtildiği, bu menfi işlemin 2.4.1996 tarihinde davacıya tebliğini takiben 10.4.1996 tarihinde dava konusu menfi işlemlerin iptali için AYİM'de bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı iki farklı işlemi birlikte dava konusu yaptığından, öncelikle sicile ilişkin ilk iptal talebi değerlendirilecektir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde sicil üstleri; emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. ...Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar... denilmekte; aynı yönetmeliğin 26 ncı maddesinin 3 ncü fıkrasında da Üçüncü sicil üstleri, her iki üstün verdiği notları inceler, lüzum gördüklerinde kendisine ait haneye sicil notu yazarlar. Üçüncü sicil üstleri... 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin not toplamları arasında 20 ve daha fazla not farkı bulunan sicillere mutlaka kanaat yazarlar... Üçüncü üst, yaptığı incelemede 1 nci 2 nci sicil üstlerinin not toplanılan arasında 20 ve daha fazla not farkı görürse, bu farklılığın nedenlerini araştırarak, sicil üstlerinin astlarını kıymetlendirme yeteneği hakkında karar sahibi olur... hükmü yer almaktadır.
Bilindiği üzere sicil; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, terfi, üst görevlere liyakat, öğrenim, kurs, yurtdışı daimi görev ve özellik isteyen görev yerlerine atamada temel kriter ve esas teşkil etmektedir. Bu bakımdan, tüm sicil üstlerinin bu maddi ve hukuki gerçeğin bilincin de ve idrakinde olarak, sicil yönetmeliğinin işaret edilen hükümlerine uygun şekilde, maiyetindeki astlarına objektif olarak sicil takdir etmeleri gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. Bu kural ve esasların ihlali ve sübjektif değerlendirmeye dayalı sicil düzenlenmesi hali, hukuka aykırılıkla sakatlanacağı gibi; sicil üstlerine tanınan bir yetkinin bu şekilde hukuka aykırı kullanılması aynı zamanda o kişi yönünden bir değerlendirme zaafı teşkil eder ve bu sicil üstünün sicil üstleri de o kişi hakkında bir kanaat edinerek, gereken değerlendirmeyi yapmak ödeviyle karşı karşıya kalırlar. Bunun yanısıra, eğer bu hukuka aykırı yetki kullanımı kin, garez, öç alma, zarar verme vs. salt bu nedenlere dayalı ise bu takdirde bir salt kişisel kusur un varlığı ve kişisel sorumluluk hali de sözkonusu olacaktır ve bu takdirde de artık bu sicil üstü, Anayasa'nın 125 nci maddesinin son fıkrasının koruma alanından çıkarak, kamu görevlisi (idare ajanı) sıfatının sağladığı Devlete idareye kanalize edilmiş sorumluluk tan yararlanma imkanını yitirerek, doğrudan ve ferden sorumluluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacaktır.
Bu hukuki açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; davacının tüm sicil safahatı gözetildiğinde, 1991 yılı sicili harç 15 yıllık sicil safahatının çok iyi düzeyde olduğu, bu 15 sicilden 6 tanesinin tam (mükemmel) sicil bulunduğu, dava konusu 1991 yılı hariç hiçbir sicilinin sicil tam notunun %90'ından aşağı olmadığı, davacının GATA Mikrobiyoloji ABD. Başkanlığında yardımcı doçent olarak görevli bulunduğu 1990 sicil yılında sıralı sicil üstlerince sicil tam notunun %90'ının çok üzerinde sicil takdir edildiği, 1991 sicil yılında ise aynı görevini ifa etmekteyken ismini belirttiği 1 nci sicil üstünce sicil tam notunun %60'ının biraz üze rinde sicil verilip, çok olumsuz yazılı kanaat belirtildiği, aynı şekilde GATA'daki 2 nci ve 3 ncü sicil üstlerince sicil tam notunun %70'inin altında sicil takdir edilip, olumsuz yazılı kanaat belirtildiği. 1991 yılı ortalama sicilinin sicil tam notunun %65'inin hemen üzerinde teşekkül ettiği, 1990 sicil yılında davacıya sicil tam notunun %90'ının çok üzerinde sicil veren aynı 2 nci sicil üstünün, 1901 sicil yılında davacıya 28 not birden düşük sicil takdir ettiği, 1992 ve müteakip yıllar sicillerinin ise sicil tam notunun %90'ı ile %100'ü arasında teşekkül ettiği, 1993, 1994 ve 1996 sicil yıllarında sicil üstlerince davacı hakkında çok olumlu yazılı kanaatler belirtildiği, yine yapılan incelemede 1991 sicil yılında davacıya düşük sicil verip çok olumsuz yazılı kanaat belirten aynı 1 nci sicil üstünün, davacı aynı ana bilim dalında uzmanlık eğitimi yapmaktayken 1986 ve 1987 sicil yıllarında davacıya tam (mükemmel) not takdir ettiği görülmektedir.
Mahkememizin muhtelif kararlarında da belirtildiği üzere, her sicil dönemi bir önceki ve sonrakinden bağımsız olup; çok iyi düzeyde seyreden bir sicilin, haklı ve makul sebepleri belgelenmek koşuluyla, aniden düşmesi yada aksinin olması mümkündür. Yeter ki bu konuda denetim yapacak olan idari yargı organı, özlük ve sicil dosyalarından bu konuda objektif davranıldığım görüp, saptayabilsin. Aksi halde, salt bu konuda ki takdir hakkına sığınılarak, ilgili kişinin tüm istikbaline mal olabilecek bir keyfiliğe yol açılmış olabilecektir ki Hukuk Devleti ilkesinin buna imkan tanıyamayacağı kuşkusuzdur.
Dava konusu 1991 sicil yılı incelendiğinde; bu sicil yılında (hatta tüm meslek yaşamında) davacının herhangi bir disiplin işlemine maruz kalmadığı, yazılı olarak herhangi bir konuda uyarılmadığı, İç Hizmet Kanununun 25 nci maddesinin verdiği hak ve yetkiye dayanarak yaptığı iki başvurusuna ve sebeplerini belirtmek suretiyle belirttiği taleplerine herhangi bir cevap da verilmediği, davacının çok iyi düzeyde seyreden sicilinin bu derece düşürülmesini haklı kılacak hiçbir bilgi ve belge bulunmaksızın salt takdir hakkına dayalı olarak düzenlenen sicillerin objektifliğini ortaya koyucu herhangi bir bulgunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ile 1991 sicil yılında 1 nci sicil üstü arasında cereyan eden ve dosya kapsamından mevcudiyeti anlaşılan kimi ihtilaflar nedeniyle, bu sicil üstünün yukarıda belirtildiği üzere dayanaksız şekilde verdiği sicilin ve belirttiği olumsuz kanaatin, tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle takdir edilmiş objektif bir sicil olarak kabulüne hukuken imkan bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Yine dosya kapsamından 2 nci sicil üstünün GATA Temel Tıp Bilimleri Bölümü Başkanı olup, davacının görev yaptığı Mikrobiyoloji ABD. Başkanlığında görevli bulunmadığı, bir önceki yıl sicil tam notunun %90'ının çok üzerinde sicil vermesine rağmen 1991 sicil yılında bu sicilin 28 not birden düşmesini haklı kılacak hiçbir somut neden göstermeksizin düşük sicil vermesinde, 1 nci sicil üstünün verdiği not ve kanaatten etkilendiği, dolayısıyla bu sicilin de objektif bir sicil olarak değerlendirilemeyeceği kanısına varılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde 1991 sicil yılında salt 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince verilen sicillerin iptali isteminde bulunmuşsa da; Kurulumuzca 3 ncü sicil üstünce takdir edilen sicil ve kanaatin de iptali yoluna gidilmiştir, idare hukuku kuramı yönünden sicil, mahiyeti itibariyle bir birleşme işlem olup; iptal davasına konu olabilme bakımından, normalde iptali istenen yılın ortalama sicilinin esas alınması gerekli bulunmaktadır. Ne var ki, ayrılabilir işlem kuramını benimseyen ve uygulayan mahkememiz, bu yöndeki talepler üzerine, münferit olarak birinci, ikinci yada üçüncü sicil üstlerince verilen sicillerin ve/veya kanaatlerin gruplar halinde ya da ayrı ayrı dava konusu yapılmasını kabul etmektedir. Ancak, dava konusunda olduğu gibi, eğer davacı yalnız iki sicil üstünün sicil verdiği düşüncesiyle salt bu iki sicilin iptalini talep etmekte ise ve istisnai olan 3 ncü sicil üstünce verilen sicil de, diğer iki sicil üstünce düzenlenenler gibi sübjektif mahiyette ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, istisnai olan ayrılabilir işlemlerin salt iptali ile yetinmemekte ve kamu düzeni açısından bizzat tesbit ettiği bu açık hukuka aykırılığı da çözümlemekte ve iptal kararını o yılkı sicilin tamamına (birleşme-işleme) sirayet ettirmektedir. (Bu yöndeki AYİM. Kararları: AYİM. 1. D. 26.5.1992; E. 1991/ 2185, K. 1992/885; AYİM. 1. D. 14.1.1992; E. 1991/1582, K. 1992/208). Bu davada da aynı yerleşik uygulamayı benimseyen kurulumuz, 1991 sicil yılında davacıyı yakından tanıma imkanı bulunmayan 3 ncü sicil üstünün, davacı hakkındaki sicil tam notunun %70'inin altında düzenlediği sicil ile belirttiği olumsuz yazılı kanaatleri, diğer sicil üstlerinden etkilenmek suretiyle ve somut sebep ve gerekçeleri ortaya konulmaksızın verilmiş ve objektif olarak nitelendirilemeyecek bir sicil olarak değerlendirdiğinden, bu sicil ve kanaatin de iptali yoluna gitmiştir.
Üye Dz. Kur. Alb. Atila EGEMEN, sözkonusu 1991 yılı sicilinin iptaline ilişkin kurul kararına katılmamıştır.
Davanın, doçentlik sınavına girme başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin iptali bölümüne gelince:
Bilindiği üzere, 2955 sayılı GATA Kanununun 20 nci maddesinin Birinci fıkrası Doçentlik sınavına katılmak isteyenlerin başvuruları, sil sileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenlerin doçentlik sınavı, 2647 sayılı Yükseköğretim kanununun 24 ncü maddesine göre yapılır... hükmünü taşımaktadır.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin bu konuyu düzenleyen 35 nci maddesinde de ...Doçentlik sınavlarına katılmak isteyen adaylar, doçentlik sınavına katılmak istediğini belirten dilekçe ile kıt'ası komutanlığına veya kurum amirliğine başvururlar. Dilekçelere sıralı en az iki sicil amiri tarafından düzenlenen nitelik belgesi eklenerek, silsileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına gönderilir... Adayların durumları Genelkurmay Personel Başkanının başkanlığında, Genelkurmay İ.K.K. Daire Başkanı, Genelkurmay Teşkilat ve Eğitim Daire Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri, adayın mensup olduğu Kuvvet veya Jandarma Genel Komutanlığının Personel Başkanlarından oluşan bir komisyon tarafından incelenir, incelemede adayın özlük dosyası da değerlendirilerek, askerlik hayatındaki başarısı, disiplini, tutum ve davranışları gibi hususlar dikkate alınır. Komisyon tarafından doçentlik sınavına katılması uygun görülenlere Genelkurmay Başkanlığınca bu durum yazılı olarak bildiri lir... denilmektedir.
Davalı idare savunması ekinde gönderilen gizlilik dereceli belgelerin incelenmesinde; davacının doçentlik sınavına katılmak için yaptığı başvuru üzerine, Mevki Askeri Hastanesindeki 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince GATA. Yönetmeliğinin öngördüğü Nitelik Belgesinin doldurulduğu, 1 nci sicil üstünce öngörülen tüm nitelikler müsbet olarak belirtildiği gibi, Atatürkçüdür, Disiplinli ve çalışkandır şeklinde kanaat belirtildiği, Hastane Baştabibi olan 2 nci sicil üstünce doçentlik sınavına girmesinin uygun olduğu şeklinde kanaat belirtildiği, GATA Yönetmeliğinin 35 nci maddesi uyarınca Genelkurmay Başkanlığında teşekkül ettirilen komisyonun davacının durumunu görüşerek, doçentlik sınavına girme başvurusunu uygun görmediği, bu konudaki takdirin gerekçesi olarak da davacının aynı sicil yılında (1991) sıralı üç sicil üstünden de olumsuz sicil alması gösterildiği, sözkonusu sicil dışında davacının doçentlik sınavına girmesine engel herhangi bir durumunun bulunmadığı bu bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
GATA Yönetmeliğinin yukarıda metnine yer verilen 35 nci maddesinde; doçentlik sınavına girmek isteyen aday yönünden Komisyonun yapacağı inceleme ve değerlendirmenin, adayın özlük dosyasına göre ve onun askerlik hayatındaki başarısı, disiplini, tutum ve davranışları gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle yapılacağı belirtilmekte ve böylelikle bu konuda komisyona tanınan takdir yetkisinin sınırları, sayılan unsurlarla çizilmiş bulunmaktadır. Başsavcılık düşüncesinde işaret edildiği üzere, akademik faaliyetlerde bulunan bir asker itişinin hem bilimsel alandaki durumu, hem de asker kişi olması itibariyle asker kişiliği dikkate alınarak, ilgili hakkındaki değerlendirmenin disiplin ve sicil durumunu da içermesi doğal ve hukuka uyarlı bulunmaktadır. Bu açıklama ışığında davacının durumu değerlendirildiğinde; doçentlik sınavına girmek istediği anabilim dalının (mikrobiyoloji) dışında asıl kökeni olan veteriner hekimlik alanında ayrıca yüksek lisans eğitimini tamamlayan, 57 adet makalesi, 45 adet kongre tebliği ve 19 adet muhtelif üniversite ve kurumlarla yaptığı ortak çalışma bulunan davacının, mesleki yönden parlak bir safahatı bulunduğu kuşkusuzdur. Disiplin durumu incelendiğinde ise meslek yaşamı boyunca herhangi bir disiplin işlemine maruz kalmadığı ve doçentlik sınavına başvurduğu tarihte iki adet yazılı takdirinin bulunduğu görülmektedir. Dava konusu yapılan 1991 yılı sicili hariç, çok parlak bir sicil safahatı bulunduğu ve 15 sicilinden altısının mükemmel (tam) düzeyde, diğer sekiz sicilinin ise sicil tam notunun %90'nının üzerinde bulunduğuna ise yukarıda işaret edilmişti. Hal böyle olduğuna göre, Komisyonun yapacağı inceleme de bu çerçevede yapılmalı ve salt bir yılda verilen ve bu kararımızla sübjektifliğine hükmedilen 1991 yılı sicilinin düşüklüğü ve belirtilen kanaatlerin olumsuzluğu tek başına davacının doçentlik sınavına girmesine engel teşkil etmemeliydi. Çünkü, davalı idarenin bir birim olan Komisyonun önünde davacının tüm sicil safahatı mevcut olduğuna, 1991 yılı dışındaki tüm sicilleri de çok iyi yada mükemmel düzeyde teşekkül ettiğine göre, ani bir düşük gösteren, haklılığı ve objektifliği yönünde somut hiçbir bilgi, belge ve bulguya dayalı olmayan bu yıl sicilinin tek başına davacının disiplinsizliğini ortaya koyabilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Esasen, GATA. Yönetmeliğinin 35 nci maddesi, komisyona bu konudaki takdirin ilgilinin tüm askerlik hayatındaki disiplin, tutum ve davranışları dikkate alınarak kullanılacağı direktifini vermektedir. 1991 sicil yılında dahi disiplinsizliği yönünde en küçük bir uyan yada cezası bulunmayan davacının; salt bu yıl sicil ve kanaatleri esas alınarak tüm meslek yaşamını etkileyebilecek bir işlem tesisinde disiplinsiz sonucunu doğurabilecek şekilde ve bu yönde kullanılan takdirin, objektif, kamu yararına ve hukuka uyarlı olduğunu söyleye bilmek mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla, gerek nitelik belgesindeki kesin hüküm olarak doçentlik sınavına girmesinin uygun görülmediğine ilişkin kanaatin, gerekse komisyonun aynı yöndeki olumsuz nihai kararının (işleminin) sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı açıktır.
Konuya ilişkin diğer bir tesbit, davacının 1993 yılında doçentlik sınavına girmek için yaptığı başvurunun, KKK. lığınca 19.4.1993 tarihinde kabul edildiği maddi gerçeğidir. 1991 yılı sicili o tarihte de belli ve ilgililerce bilinmekteyken, davacının doçentlik sınavına girmesine engel görülmeyen bu sicil; 1996 yılı doçentlik sınavı için idarenin bir başka birimince engel olarak kabul edilmiştir ki bunun idarenin bütünlüğü ve idari istikrar ilkeleri açısından ne derece hukuka uyarlı düştüğü ortadadır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının tüm sicil üstlerini kapsayacak şekilde 1991 yılı sicilinin ve olumsuz kanaatlerin iptaline, Dz. Kur. Alb. Atila EGEMEN'in karşıoyuyla ve OYÇOKLUĞUYLA,
Davacının doçentlik sınavına girme başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy