(1602 S. K. m. 20)
Davacı vekilinin 8.4.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının Taşkızak Tersane (Komutanlığında işçi olarak çalışmakta iken, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının soruşturması neticesinde tutuklandığını, davacı hakkında henüz dava bile açılmadığını, suçluluğu konusunda herhangi bir karar verilmeden Taşkızak Tersane Komutanlığınca iş akdinin fesh edildiğini, uygulamanın yanlış olduğunu, işine rızası ile devam edememenin söz konusu olmadığını, tutuklandığı için işine gidemediğini, dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına, davacının işine son verilmeğine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi iste mi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde, Mahkemenin görevi Askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa (bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar olarak belirtilmiş ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağına ise ayrıca işaret edilmiştir.
Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksadın Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş erler ile sivil memurlar olduğu aynı maddenin ikinci fıkrasında, açıkça ve tek tek sayılmak suretiyle (belirtilmiştir.
O halde, bir davaya Askeri Yüksek idare Mahkemesinde bakılabilmesi için;
İdari işlemin bir asker ikisi gözönünde tutularak tesis edilmesi veya idari eylem bir asker kişiye yönelmiş olması yahut uyuşmazlığın askerlik yükümlülüğünden doğmuş bulunması,
Dava konusu idari işlem ve eylemin askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacı hakkındaki tesis edilen işine son verilmesine dair işlemin askeri hizmete ilişkin bulunduğu anlaşılmış ise de; işlemin yöneldiği kişi olan Mustafa Yahşi'nin 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan asker kişilerden olmadığı, işçi olduğu, işçi statüsündeki davacının 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen anlamda asker kişi bulunmaması nedeniyle işbu davanın Askeri Yüksek idare Mahkemesinin görevi dışında kaldığı, davanın görüm ve çözüm yerinin Genel Adli Yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle; 1602 Sayılı Kanunun 20 ve 45/A maddeleri uyarınca davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy