(2709 S. K. m. 125) (492 S. K. m. 13) (1136 S. K. m. 164)
Davacılar vekili 15 Ağustos 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını J. Astsb. Üçvş. ................'ın Iğdır İl Jandarma Komutanlığında görevli iken 12 Eylül 1994 tarihinde Aralık/Hıdırlı Köyü Eşekçukuru Mevkiinde topçu taburunun atışları sonucu şehit olduğunu geride eşi, çocuğu babası ve kardeşlerinin kaldığını, geride kalanların .muhtaç duruma düştükleri elem ve ızdırap içinde kaldıklarını toplam 800.000.000.TL. tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacıların yakını olan J.Astsb. Üçvş. ................'ın İstanbul Jandarma Komando Tabur K. lığı emrinde görevli iken, birliği ile birlikte Iğdır'da geçici olarak konuşlandırıldığı, 12 Eylül 1994 tarihinde arama tarama çalışmaları esnasında Kargan Kışlası Bölgesinde konuşlu topçu birliklerinin atışları sonucu vefat ettiği, 2330 Sayılı Kanun uyarınca eşi babası ve çocuğuna, vefat eden annesinden dolayı kardeşlerine nakdi tazminat ödendiği, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce eşi ve çocuğuna ve babasına maluliyet aylığı bağlandığı, tütün ikramiyesi ödendiği, olaya sebebiyet veren ilgililer hakkında 12. Mknz.P.Tuğ.K. lığı Askeri Mahkemesinde kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare ilk savunmasında husumetin olaya sebebiyet veren Milli Savunma Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının Uzm. J.Çvş. olduğu ve olay bölgesinde Jandarma Komutanlığı emrinde görevli bulunması ayrıca idarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca davalı idarenin bu yöndeki istemi Kurulumuzca yerinde görülmemiştir.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Ölüm olayı, Tayfun Özel Görev Kuvvet Komutanlığınca Iğdır'da Korgan Kışlasında konuşlandırılan Sarıkamış P. Taburu ile 14. Mknz. PTuğ.1Tb. nün yer değiştirmesi sırasında düzenlenen operasyon sırasında birlikler arasındaki planlama koordinasyon muhabere sisteminin iyi kurulamaması sonucu Topçu Taburunun hatalı atış yapması sonucu meydana geldiği, olayda idarenin hizmetin kurulması ve işletilmesinden dolayı hizmet kusurunun bulunduğu ve davacıların zararlarının bu ilke uyarınca idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı eş ve çocuğun maddi zararlarının tespiti ayrıca babanın maddi zararının nakdi tazminat dışında sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim edilip Mahkememize ibraz edilen 14 Kasım 1996 tarihli bilirkişi raporunda davacı eş ile babanın maddi zararlarının nakdi tazminat dışında sağlanan yararlarla fazlasıyla karşılandığı eşin 108.363.018. TL, babanın ise 77.187.425TL. Nakdi Tazminat yararı bulunduğu, davacı kardeşlerin ise ayrı ayrı 19.299.466.TL. nakdi yarar sağladıkları, davacı çocuğun ise maddi tazminat hak edişinin nakdi tazminatın tümünün mahsubuna rağmen 536.515.509.TL olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ olunan bilirkişi raporuna davalı idarece; davacı çocuk için 25 yaş sonuna kadar zarar hesabı yapıldığını, halbuki 21 yaş sonuna kadar zarar hesabı yapılması gerektiğini, çocuğun yaşı küçük olduğundan annesinin yararlandığı, kira yardımından yararlandığını bu husus raporda dikkate alınmadığını, davacı baba için 65 yaş sonuna kadar zarar hesabı yapılması gerekirken 76 yaş sonuna kadar yapılmasının yerinde olmadığını belirterek itiraz edilmiş davacı vekili ise raporda davacıların sağladığı yararlarla T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklarında eklendiği halbuki Yargıtay'ın Yerleşmiş İçtihatları ve T.C. Emekli Sandığı Kanununun ilgili maddesi uyarınca Emekli Sandığınca yapılan ödemelerin tazminattan düşülemeyeceği, diğer yandan 28.12.1995 tarihinde 2330 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe göre nakdi tazminat miktarının yükseltildiği, bilirkişi tarafından bu değişikliğin dikkate alınmadığı belirtilerek itiraz olunmuş ise de, müteveffanın T.C. Emekli Sandığına tabi hizmet süresinin 10 yıldan az olduğundan müteveffanın görevi dışında herhangi bir sebeple vefat etmiş olsaydı yakınlarına aylık bağlanamayacağından, bu olay nedeniyle yakınlarınca bağlanan aylıklarının yarar olarak nitelendirilmesi ve 2330 Sayılı Yasaya göre idarece yapıldığı bildirilen ödeme miktarı nazara alınarak yapılması, ayrıca hesaplamanın PMF tablosuna ve Mahkememizce tesbit edilen ve bilirkişiye verilen esaslara göre yapılması nedeniyle yapılan bilirkişi incelemesinin ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olduğu görülerek tarafların itirazlarına itibar olunmayarak bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek üzere uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacı eş ve babanın maddi zararları nakdi tazminat dışında sağlanan yararlarla fazlasıyla ödenmiş bulunduğundan, bunlara ödenen nakdi tazminatın manevi zararın karşılığı olarak ödendiği, emsal davalarda eşe ödenen manevi tazminat miktarı davacı eşe ödenen nakdi tazminat miktarından az olduğundan davacı eş'in manevi tazminat istemi reddedilmiş, babaya ve kardeşlere ödenen nakdi tazminat miktarı emsal davalarda baba ve kardeşlere ödenen manevi tazminat miktarları arasındaki fark baba ve kardeşlere manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılar manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmişlerse de; taktir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü sosyal ve ekonomik durumlar esas alınarak tespit edildiğinden davacıların talebinin reddi cihetine gidilmiş ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen Nakdi tazminat miktarı nazara alınarak davacı eş ................'an Maddi ve Manevi Tazminat İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı çocuk ................'a 100.000.000. TL. (Yüz milyon TL) Maddi Tazminat VERİLMESİNE,
3. Taktiren ve ödenen Nakdi tazminat miktarı nazara alınarak davacı baba Necip Aytaç'a 23.000.000.TL (Yirmiüçmilyon TL) Manevi Tazminat VERİLMESİNE,
4. Taktiren ve ödenen Nakdi Tazminat Miktarı nazara alınarak davacı kardeşler ................, ................, ................, ................, ................'a ayrı ayrı 11.000.000'ar TL. (Onbirermilyon TL.) Manevi tazminat VERİLMESİNE,
5. Taktiren istemi gibi davacı çocuk ................'a 100.000.000. TL. (Yüz milyon TL.) Manevi Tazminat VERİLMESİNE,
6. Hükmedilen maddi tazminat 15.09.1994 tarihinden itibaren %30 (Yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜTÜRÜLMESİNE,
7. Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ilişkin istemin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 04.12.1996 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (Yüzde otuz) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
8. Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YEROLMADIĞINA,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan 7.389.000. TL. (Yedimilyonüçyüzseksendokuzbinlira) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
10. Peşin yatırılan ve sarf edilen 1.350.000. TL. (Birmilyonüçyüzellibin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
11. Peşin yatırılan ve sarf edilen 3.000.000. TL. (Üç milyon TL.) bilirkişi ücretinin, davada haklılık oranına göre, 1.000.000. TL. (Bir milyon TL.) sinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE, 2.000.000. TL. (İki milyon TL.) sinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
12. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti tarifeleri uyarınca hesap edilen 26.240.000. TL (Yirmialtımilyonikiyüzkırkbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy