(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 01 Nisan 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 02 Mayıs 1996 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacıların yakını Er ................'ın askerlik hizmetini yaptığı sırada 19.1.1995 günü nöbet esnasında arkadaşı ................ tarafından tedbirsizlik dikkatsizlikle vurularak öldüğünü, olayda müteveffanın bir kusurunun olmadığını, sanığın 8/8 kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, davacı annenin destekten yoksun kaldığını ve tüm davacıların çok büyük üzüntü duyduklarını, davacı annenin halen Emekli Sandığı iştirakçisi olduğundan, oğlundan emekli aylığı bağlanamayacağını, davacı anne için 500.000.000.TL maddi, 100.000.000.TL. manevi davacı kardeşler için ayrı ayrı 50.000.000.'er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda, 5 nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 15.11.1995 tarih ve 1995/300431 Esas ve Karar sayılı gerekçeli hükmün tetkikinden; sanık Ord.Er ................'ın 61. Mknz.P.Tug. İkmal Bakım BI.K.lığı emrinde askerlik yaptığı sırada 19.1.1995 günü saat 20.00 22.00 saaTLeri arasında Bölüğün 14 nolu nöbet kulübesinde arkadaşı Ord.Er ................ ile nöbet tuttuğu nöbet bitimine az bir süre kala sanığın kendi tüfeğindeki mermileri boşalttığı ve tüfeğini nöbetçi arkadaşı gibi nöbet kulübesinin duvarına dayadığı, nöbet bitiminde havanın karanlık olması nedeniyle yanlışlıkla kendi silahı diye diğer nöbetçinin silahını aldığı ve kulübeden aşağı indiği, yeni gelen nöbetçiler arasında olan arkadaşı ................'a boş olduğunu zannettiği silahı doğrultarak şaka yollu bir ifade ile ve korkutmak maksadıyla elindeki tüfeğin kurma kolunu çekip bırakarak peşinden tetik düşürdüğü, Ord.Er ................'ın ateş alan silahtan çıkan mermi ile sağ göğsünden yaralanarak vefat ettiği, sanığın olayda 8/8 oranında kusurlu bulunarak tedbirsizlik dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermekten cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Olayın nöbet hizmeti sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun olmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü sanık ................ ile müteveffa ................ nöbet görevi ile görevlendirilmişlerdir. Sanığın nöbet esnasında silahını kulübenin duvarına dayamaması gerekirken dayaması ve yanlışlıkla arkadaşının silahını alması, silahla şaka yapmaması gerekirken, şaka yapması, silahı boş dahi olsa canlı hedefe tevcih etmemesi gerekirken müteveffaya tevcih edip tetik düşürmesi fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanı olan sanık ................'ın kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanın yeterince eğitilmediği ve yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan, davacıların zararının davalı idarece karşılanması gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Davacı anne olay sebebiyle herhangi bir yarar sağlamamıştır.
Davacı annenin maddi zararının tesbiti için re'sen seçilen bilirkişinin 11 Nisan 1997 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden davacı anne ................'ın 300.876.259.TL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına ve Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Ancak davacıların istemlerine bağlı kalınmıştır.
Davacılar vekilleri manevi tazminatlara da olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş iseler de; Kurulumuzca davacıların bu ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak takdir edildiğinden reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarları için karar tarihi olan 25 Haziran 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ................'a 300.876.259.TL (Üçyüzmilyonsekizyüzyetmişaltıbinikiyüzellidokuz TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Takdiren ve istemine bağlı kalınarak davacı anne ................'a 100.000.000. TL. (Yüzmilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak davacı kardeşler ................ ile ................'e ayrı ayrı 50.000.000. TL. (Ellişermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
4- Hükmedilen maddi tazminat miktarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 01 Kasım 1995 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (Yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi yolundaki istemlerinin REDDİNE, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 25 Haziran 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar %30 (Yüzdeotuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6- Davacılar tarafından peşin yatırılan 6.676.000. TL. (Altımilyonaltıyüzyetmişaltıbin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
7- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ye sarfedilen 3.000.000. TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 1.200.000. TL. sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 1.800.000. TL. (Birmilyonsekizyüzbin TL.) sinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Davacılar tarafından peşin alınan ve sarfedilen 1.470.000. TL. (Birmilyondörtyüzyetmişbin TL.) posta pulu masrafının davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 42.052.575. TL. (Kırkikimilyonelliikibinbeşyüzyetmişbeş TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
11- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 17.929.899. TL. (Onyedimilyondokuzyüzyirmidokuzbinsekizyüzdoksandokuz TL.) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy