(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 17 Nisan 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının dağıtım izninden bir gün geç gelmesi nedeniyle oda hapsi cezası ile cezalandırılarak 2.2.1995 tarihinde ceza ve tutuklu evine konulduğu, 3.2.1995 gün aynı tutukevinde tutuklu bulunan Dz.Por.Er .......... tarafından feci şekilde dövüldüğü ağız ve burnundan kan geldiği, boynundan tutularak hayalarına vurulduğu, olay sırasında görevli bulunan gardiyanlarca bir müdahale yapılmadığı, hayalarının ağrıdığı oturmakta güçlük çektiği davacı tarafından tutukevi görevlilerine söylenmesine rağmen hiçbir müdahale yapılmadığı ve cezasını tamamlayarak 7.2.1995 tarihinde birliğine katıldığı, birliğine katıldığı gün revire çıktığı, oradan Gölcük Deniz Hastanesine sevk edildiği 19 gün hastanede kaldığı ve sağ Epididimoorsit teşhisi konularak 20 gün istirahat verildiği, istirahati sonunda yapılan tetkiklerinde sağ testisin çürük olduğu belirtilerek hastaneye yatırılıp ameliyat yapılarak sağ testisinin alındığı, cezaevindeki bir kimsenin hayatı devletin teminatı altında olduğu, cezaevindeki bir tutuklunun kaderi diğer bir tutuklunun insafına bırakılmayacağı, olay sırasında hiçbir görevli tarafından müdahale edilmemesinin idarenin ciddi bir ihmali olduğu belirtilerek 400.000.000 TL. manevi tazminat hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olay müteakip yapılan adli tahkikat sonunda Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığının 29 Aralık 1995 gün ve 1995/484-6 Esas ve karar sayılı sanığın terhis olması nedeniyle verdiği görevsizlik kararının tetkikinden; sanık ........ Gölcük Konca Askeri Ceza ve tutuk evinin Disiplin Ceza ve Tutukevi kısmında disiplin cezasının infazı için bulunduğu, 3.2.1995 tarihinde, disiplin cezasını çekmek için bulunan Mağdur-Müşteki ........'i döverek hayalarının birisini kaybetmesine, 15 gün iş ve gücüne mani olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu gerekçesi ile hazırlık soruşturması yapılmış ise de; sanık ve mağdurun terhis olduğu, suçun askeri bir suç ve askeri bir suça bağlı bir suç olmadığı, TCK. 456/1 maddesinde belirtilen müessir fiil suçu olduğu, sanığın askerlikle ilişiğinin kesilmesi Askeri Savcılığın görevini sona erdirdiği, kaldı ki mağdur ........'in alınan testisinin testis tümörü ön tanısı ile alındığı anlaşıldığı belirterek Askeri Savcılığın Görevsizliğine soruşturma dosyasının Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.
Bu görevsizlik kararında belirtilen nedenler dikkate alınarak, sanık hakkında Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığınca Gölcük Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın neticesinde verilecek kararın getirtilmesi uzun süre ara kararları ile istenmiş, karar verilmesinin gecikmesi üzerine Gölcük Asliye Ceza Mahkemesinin sanık .......... ile ilgili 1996/350 esas sayılı dava dosyası incelenip iade edilmek üzere celbedilmiş ilgili fotokopiler alınıp dosyamıza konulduktan sonra, getirilen Gölcük Deniz Hastanesi ameliyat evrakları ışığında bilirkişi dinlenmesine karar verilmiştir.
Dava dosyasından ve celbedilen evrakların tetkikinden davacı ..........'in askerlik hizmetini yapmakta iken kısa süreli izin tecavüzü suçundan verilen 5 günlük oda hapsi cezasını çektiği esnada, Askeri Ceza ve Tutukevinde cezasını çekmekte olan başka bir er tarafında dövüldüğü iddiası ile Komutanlığına müracaatı üzerine Deniz Hava Üs Destek Kıtaları Komutanlığı 30 Yataklı iaşeli Revir Baştabipliğinin 07 Şubat 1995 tarihli geçici raporu ile genel durumu iyi sistemlerin kontrolünde darbe bağlı ileri derece scrotol ödem tespit edildiği belirtilerek Gölcük Deniz Hastanesi Üroloji servisine sevk edilen ve bu hastanece 08 Şubat 1995 tarihinde hastaneye yatırılarak tedavi altına alınan ve adı geçen Hastanece 27 Şubat 1995 tarihinde sağ epidimooşit teşhisi ile 20 gün istirahatla kıtasına taburcu edilen ve istirahati sonunda 20 Mart 1995 tarihinde tekrar Gölcük Deniz Hastanesine sevkedilen röntgen filmleri çekildikten sonra 26 Nisan 1995 tarihinde sağ testiküler solid kitle ve sağ yüksek ingunial orşiektomi tanısı ile tetkik ve operasyon için hastaneye yatırılan ve 27. 04.1995 tarihinde sağ yüksek ingunial orşiektomi uygulanıp sağ testis alınarak 04.05.1995 tarih, 686 sayılı rapor ile 1 ay hava değişimi raporu verildiği anlaşılmıştır.
Davacının sağ testisinin alınmasına neden olan olayın davacı vekilinin iddia ettiği gibi, davacının ceza evinde dövülmesi olayı sonucu olup olmadığı veya bünyesel bir rahatsızlık nedenine dayanıp dayanmadığı hususunda bilirkişi dinlenmesine karar verilerek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. .........., Prof.Dr. ........., Prof.Dr. ..........'in bilirkişi olarak tayin edilmiştir.
Dava dosyası ve celbedilen ameliyat evrakları ile birlikte bilirkişilere gönderilmiş, bilirkişilerin tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden;
1- 2.2.1995'te disiplin cezasını çekmek üzere Konca cezaevine girmiş ve 3.2.1995'te bir dövülme sonucu hayalarına darbe aldığını belirtmektedir. Adı geçen kişi 7.2.1995'te gören doktor tarafından darba bağlı ileri derece de skrotal ödem nedeniyle Gölcük Deniz Hastanesi Üroloji servisine sevk edilmiş ve 8.2.1995 tarihinde akut orşiepididimit tanısıyla yatırılmış, 19 gün süreyle tedavi edildikten sonra, sonunda muayene kaydıyla yirmi gün istirahatle 27.2.1995'te kıtasına gönderilmiştir. Kişi daha sonra istirahatini takiben 26.4.1995' te yeniden Gölcük Deniz Hastanesi Üroloji servisine yatırılmıştır. Dosyası incelendiğinde yattığında sağ testiste ağrı yakınması vardır. Fizik muayenede sağ testis orta bölümünde sertlikten bahsedilmektedir. Hastaya 27.04.2000' de sağ testiste solid kitle tanısıyla sağ inguinal orşiektomi yapılmıştır. 2.5.1995 tarihli biyopsi raporu incelendiğinde mikroskopinin eski kanama odağı içerdiği ve bu alan çevresinde inflamatuar infiltrat bulunduğu göze çarpmaktadır.
2- Vaka bütünüyle değerlendirildiğinde çok tipik olarak testislere, dövülmeye bağlı travma sonucu hematomla birlikte gelişen bir travmatik sağ orşiepididimit, iyileşme döneminde bunun sekeli olarak gelişen bir sertlik söz konusudur. Testiste sert bir kitle varolduğunda her ne kadar öykü çok tipik olsa da bir testis tümörü varlığı ekarte edilemeyeceğinden patolojik tanı ancak ameliyatla konur ve yapılacak cerrahi adı yüksek inguinal orşiektomi olan kasıkta testisin çıkarılmasıdır. İşlem bu şekilde yapılmış ve patolojik tanı, mikroskopinin ayrıntılı değerlendirilmesinden anlaşıldığı şekilde travmaya bağlı reaksiyon sonucu gelişen eski kanama odağı çevresinde histiosit, lenfosit, plazmosit ve yabancı cisim dev hücrelerinden oluşan inflamatuar infiltratlarla karakterize granülamatöz orşittir.
3- ............'in sağ testisinin alınmasına sebep olan faktörün skrotal travma olduğu Gölcük Deniz Hastanesinin 30.10.1995 tarihli raporunda da belirtilmektedir. (Dr. Hakan GEMALMAZ.)
4- Sonuç olarak oğlu ........'in sağ testisinin alınmasına neden olan olay cezaevinde dövülmesinin sonucu meydana gelmiştir. Bünyesel bir rahatsızlığa bağlı olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılarak davacının disiplin cezasını çekmek için konulduğu disiplin ceza ve tutuk evinde başka bir tutuklu tarafından dövülmesi sonucu sağ testisinin alındığı sonucuna varılmıştır. Davalı idare ceza ve tutuk evine, oda hapsi cezasını çekmesi için kapattığı davacının can güvenliğini sağlamakla zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Davacının ceza ve tutuk evinde tutuklu sanık tarafından dövülmesinin gardiyanlar tarafından önlenmesi gerekirken gardiyanların sanığa gerekli müdahaleyi yapmaması fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanı olan görevli gardiyanların kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de; ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, başka bir deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, birlikteki hizmetin iyi işlemediği, ajanların yeterince eğitilmediği, yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacının zararın davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktara manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Davacı vekili faiz talebinde bulunmadığından hükmedilen manevi tazminata faiz yürütülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Takdiren ve istemi gibi davacı ..........'e 400.000.000 TL. (DÖRTYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2- Davacı tarafından peşin yatırılan 3.977.000 TL. (ÜÇ MİLYON DOKUZYÜZ YETMİŞYEDİ BİN TL.) harcın istek halinde DAVACIYA İADESİNE,
3- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.700.000 TL. (ONMİLYON YEDİYÜZ BİN TL.) posta pulu masrafının davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5- Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince 30.000.000 TL. (OTUZMİLYONTL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılarak sarfedilen 60.000.000 TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) Bilirkişi ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE.
Full & Egal Universal Law Academy