(2709 S. K. m. 125) (1136 S. K. m. 164)
Davacılar vekili 15 Temmuz 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin yakını Er ................'in Çorlu Ulaş 61.Mknz.P.Tug.K. lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken birliğinin Van bölgesine trenle intikali sırasında Eskişehir garında mola verildiği esnada amirlerince açık vagona bindirilmiş olan birliğine ait akaryakıt tankerinin üst kapaklarını kontrol etmesi emri verildiği, kontrol esnasında üstten geçen yüksek gerilim hattının manyetik alanına girerek çarpılıp ağır şekilde yaralandığı ve Ankara GATA Hastanesinde 17 Mart 1996 tarihinde vefat ettiğini, olayda müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı idarenin hizmet kusur veya kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davacı annenin oğlunun desteğinden mahkum kaldığını, tüm davacıların olay nedeniyle büyük acı ve üzüntü duyduklarını toplam 580.000.000. TL. tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların yakını olan Top. Er ................'in Çorlu 61. Mknz.P.Tug.l.Top.Tb.Kh.Srv.BI. de askerlik görevini yapmaktayken adı geçen taburun Çorlu'dan Van'a trenle intikali esnasında 4 Mart 1996 tarihinde Eskişehir Garında mola verildiğinde Er ................'e zimmetli bulunan ve 6 ncı vagonda bulunan Faun Tanker aracının üst kapağının açık olduğu kontrol sırasında görülerek Astsb. ................ tarafından şoföre kapağın kapatılması emri verildiği, şoför er vagonun ve tankerin üzerine çıkıp kapağı kapattıktan sonra tanker üzerinde ayağa kalktığında üzerinden geçen yüksek gerilim hattına temas ederek elektrik akımına maruz kaldığı ve bu nedenle yandığı, kaldırıldığı GATA Hastanesinde 17 Mart 1996 tarihinde vefat ettiği, davacı anne ve kardeşlere 2330 Sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği, T.C. Emekli Sandığı Gn.Md. lüğünce maluliyet aylığı bağlandığı, davacılar vekilinin 4 Ekim 1996 tarihinde kayda geçen dilekçesi ile davacı anne ................'e nakdi tazminat ödendiği ve emekli aylığı bağlandığından bu davacı ile ilgili olarak istenilen maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirttiği, olayla ilgili olarak Astsb. ................ hakkında emre itaatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan 5.Kor.Askeri Mahkemesinde kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin, sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilen nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Ölüm olayının meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de, olayın askeri bir hizmetin ifası sırasında hizmetin sebep ve tesirinden kaynaklandığı böylece zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan zararın zarar görenler üzerinde bırakılmayarak yayılması adalet ve eşitlik nesafet kurallarına uygun olacağından davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak davacı anne ................'in maddi ve manevi tazminat isteminden feragat etmiş bulunması ve feragatin kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğurması nedeniyle davacı anne bakımından feragat sebebiyle istemi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı kardeşler olaydan dolayı duydukları acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlar ise de, kendilerine 2330 Sayılı Kanun uyarınca ayrı ayrı 160.252.000.'er TL. nakdi tazminat ödendiği, bu ödemenin manevi zararları karşılığı yapıldığı, ödenen miktarların emsal davalarda takdir olunan manevi tazminat miktarından fazla olduğundan davacı kardeşlerinde manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava duruşmalı görülmüş ise de, davanın açıldığı tarihte davacı anneye henüz T.C. Emekli Sandığı Gn.Md. lüğünce maluliyet aylığı bağlanmamış bulunması, maddi zararın bağlanacak aylıkların miktarına göre belirleneceği nazara alınarak Mahkememize bu yöndeki yerleşik içtihatları uyarınca davacı annenin istediği maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine ücreti vekalete hükmedilmiştir.
1. Feragat nedeniyle davacı anne ................'in maddi ve manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesine MAHAL OLMADIĞINA,
2.Ödenen Nakdi Tazminat miktarı nazara alınarak davacı kardeşler ................., ................ ve ................'in manevi tazminat istemlerinin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy