(818 S. K. m. 41, 42)
Davacı vekili 18 Eylül 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği 21 Kasım 1995 tarihinde kayda geçen cevap layihasında özetle; Müvekkilinin askerlik görevini yapmaktayken eskiden beri var olan rahatsızlığının nüksetmesi üzerine sevkedildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 25.4.1989 tarih ve 2261 sayılı raporuyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek raporunu şubesinde beklemek üzere taburcu edildiğini, muhtelif aralıklarla teskeresini almak için Tavas Askerlik Şubesine gittiğinde rapor aslının gelmediği ileri sürülerek teskeresinin verilmediğini ve bu durumun 1994 yılının Eylül ayına kadar devam ettiğini, Tavas Askerlik Şubesi Başkanlığının 14.9.19S4 tarihli yazısı üzerine raporunun kaybolduğundan bahisle MSB. Sağlık Dairesi Başkanlığının 27.9.1994 tarihli ve Ankara Yenimahalle Askerlik Şubesi Başkanlığının 19.1.1995 tarihli yazıları ile GATA Haydarpaşa Tatbikat Hastanesine sevkedilen ve 31.1.1995 - 3.2.1995 tarihleri arasında mezkûr hastanede yatırılan müvekkilinin neticede başka bir hastaneye şevki gerektiği görüşü ile hakkında bir işlem yapılmayarak taburcu edildiğini, bilahare MSB. Sağlık Daire Başkanlığının 24.2.1995 tarihli yazısıyla hakem muayenesi için GATA'ne sevk edilen ve 28.3.1995-24.4.1995 tarihleri arasında tetkik ve muayeneye tabi tutulan müvekkilinin askerliğe elverişli bulunmayarak taburcu edildiğini, GATA Haydarpaşa Eğitim hastanesince verilen raporun kaybında müvekkiline atfı kabil en ufak bir kusurun söz konusu olmadığını, kaybolan raporun arkasını takip için müvekkilinin ve aile fertlerinin adeta seferber olduklarını, ilgili yerlere kadar giderek araştırma yaptıklarını, bu maksatla yol, ikamet, yeme içme gibi büyük meblağlara varan masraflar ihtiyar ettiklerini, müvekkilinin ayrıca askerlik durumunu düzeltmek için işyerinden bir süre izinli ayrılmak mecburiyetinde kaldığını, yapılan tüm masrafları ve zararları birer birer belgeleme imkanı olmadığından bu hususun maddi tazminat takdirinde kurulca değerlendirilip göz önünde tutulmasını, müvekkilinin maddi kayıplarının yanında manevi birçok üzüntü ve haksızlıklara da uğradığını ileri sürerek 50.000.000 TL. maddi, 100.000.000 TL. manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; Denizli 11 nci P. Tuğ. 12 nci P. A. K.lığı emrinde askerlik görevini yaparken rahatsızlığı sebebiyle sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 25.4.1989 tarih ve 2261 sayılı hasta çıkış belgesi ile D/39 F-1 Askerliğe Elverişli Değildir kararı verilerek, raporunu beklemek üzere Askerlik Şubesine taburcu edilen davacının bilahare teskeresini almak üzere Tavas Askerlik Şubesi Başkanlığına gittiğinde raporunun bulunamaması ve birliğinin de geçen süre içerisinde lağvedilmiş olması nedeniyle 19.1.1995 tarihinde GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevk edildiği, 31.1.1995 - 3.2.1995 tarihinde hastanede yatırılan davacının, sevk işleminin yönetmeliklere uygun olmadığı gerekçesiyle hakkında bir rapor tanzim edilmemesi üzerine bu kez Ankara GATA'ne sevk edildiği, 28.3.1995- 24.4.1995 tarihleri arasında hastanede yatırılarak tetkik ve müşahedeye tabi tutulduktan sonra Sağlık Kurulunun 24.4.1905 gün ve 5496 sayılı kararı ile Askerliğe, elverişli bulunmayarak taburcu edildiği, davacının iki kez hastaneye sevkedilmesi, hastanelerde yatırıldığı süreler içerisinde işinden uzak kalması, hastanelere gitmesi ve raporunu araştırmak üzere yolculuk yapması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararları ile bu işlemler sebebiyle duymuş olduğu manevi acılara karşılık maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, başvurusunun idarece reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idarenin, askerlik görevini yaparken rahatsızlanarak hastaneye sevkedilen ve Askerliğe Elverişli Değildir kararı verilerek raporunu şubesinde beklemek üzere taburcu edilen davacıyla ilgili sağlık kurulu raporunu ilgili birimlere ulaştırıp muhafaza etmesi gerekirken kaybına sebebiyet vermesi ve bunun sonucunda davacının yeniden hastanelere sevkedilip muayeneye tabi tutulması idarece yürütülen hizmetin sağlıklı ve iyi bir şekilde yürütülmediğini açıkça ortaya çıktığından, davalı idarenin doğan zararı hizmet kusuru esasına göre tanzim etmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin 3 ay işinden uzak kaldığını, aylığının gösterilen ücretin 3-4 katı olduğunu, asgari sigorta priminin ödenmesi için ücretin asgari ücret seviyesinde gösterildiğini, masrafların hepsini birer birer belgeleme imkanı bulunmadığını belirterek 50.000.000 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de; BK.nun 42/1 nci maddesine göre zararı kanıtlama yükü davacıya düştüğünden, dairemizce tazminat hesabında davacının hastanede kaldığı 30 günlük süre ile hastaneye gidiş ve dönüş yol masrafları ve belgelendirilebilen sair zararlar karşılığı olarak maddi tazminat tayini yoluna gidilmiştir.
Davacının rapor kaybı nedeniyle yeniden hastanelere sevkedilerek muayeneye tabi tutulması işlemi üzerine duyduğu üzüntüsünü kısmen de olsa telafi edebilmek amacıyla bir miktar manevi tazminat verilmesi de kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıya 6.610.345 TL. (Altımilyonaltıyüzonbinüçyüzkırkbeş TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
Davacıya takdiren ve istemi gibi 50.000.000 TL. (ellimilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy