(657 S. K. m. 125)
Davacı 31 Ekim 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Olayın 06.03.1996 günü saat 17.05'te meydana geldiğini, Şubenin durumunu daha iyiye götürmek için 4 ve 5 Mart 1996 tarihlerinde mesai sonunda 1 ya da 2 saat çalıştıklarını, fazla çalışmanın Şube Başkanı tarafından günlük olarak bildirildiğini, olay günü misafirliğe gideceğinden mesai bitimi olan 17.00'de Şube Başkanının odasına izin almak için gittiğini, kendisini yerinde bulamadığını, Şube astsubayının yerinde olmadığını, o an şubenin en kıdemli memuruna mesai var mı diye sorduğunu, kendisinin bana kimse birşey söylemedi her halde yok diye cevap verdiğini, bunun üzerine dışarıya çıkmak için binanın kapısına yöneldiğini, kapıdan çıkıp merdivenleri indikten sonra arkasından Şube Astsubayı Per. Astsb. Çvş. Sedat Orak'ın Hişt, mesai var gidemezsin diye seslendiğini, konuşma şeklini beğenmediğinden Şube dışına çıkmak için yöneldiğini, kendisine astsubayın tekrar Şube Başkanı telefon açtı yarın savunmanı masasına bıraksın diye söylediğini, kendisine yapılan bu hareket ve tehdidi Askerlik Daire Başkanına bildirmek için hızlıca içeriye girdiğini, astsubayın nereye gittiğini sorduğunu, Daire Başkanına telefon etmeye gittiğini söylediğini, o an kendisi koşarak Şube Başkanının odasının kapısına dikildiğini ve telefon açtırmayacağını söylediğini, o arada askerlere bağırarak atın lan bunu dışarı diye söylediğini, kendisine kimi kimin yerinden kovuyorsun diyerek Şube Başkanının odasının girişinde bulunan koltuğa oturduğunu, o an içeriye P.Onb. Mikail Aletürk'ün girdiğini ve Nevzat abi çıkalım diye söylediğini askere bir zarar gelmesin diye odadan çıktığını ve servisteki masanın birine oturduğunu, olayın akabinde saat 17.15'te Şube Başkanının geldiğini, 17.20'de Bozkır Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdür olan Şube Astsubayı Sedat Orak'ın hemşehrisi Sabahattin Ekici'nin geldiğini, ikisi beraber çıkıp kendisine yumruk attığını, kafa vurduğunu söyleyerek rapor aldıklarını, olayın Daire Başkanı Per. Kd. Alb. İlker Güngörmez'e intikal ettiğini, telefonla Daire Başkanı ile görüştüklerini, Daire Başkanına böyle bir olay olmadığını söylediğini, Daire Başkanının kendisine astsubaydan özür dilemesini istediğini, kendisine böyle bir olay olmadığını ancak sizin emriniz üzerine özür dileyeceğini söylediğini, Şube Başkanı ve Şube Astsubayı ile birlikte Şube Gazinosuna gittiklerini ben böyle bir olayın olmadığını bütün maddi ve manevi değerleri üzerine yemin ettiğini, astsubayın ise bu iş Mahkemede çözülecek diye söylediğini olay sonucu kendisine Milli Savunma Bakanlığı Disiplin Kurulunca 3 yıl kademe cezası verildiğini, daha sonra P. Er Kasım Öztürk'ün kendisine gelerek vicdan azabı çektiğini söyleyip olayın doğru şeklini yanında Şube Başkanına anlattığını, diğer taraftan astsubayın ifadesine kendisine sağ elle yumruk attığını, hareket yaptığını belirttiğini, ancak kendisinin doğuştan solak olduğunu, daha önceki kanaatlerde kendisinin sorumsuz bir memur olduğunun belirtildiğini, 8,5 yıldır Bozkır As. Şb. Bşk. lığı emrinde görev yaptığını sicil notunun 90'ın üzerinde olduğunu, işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava davacı hakkında MSB. lığı Disiplin Kurulunun 07.08.1996 gün ve 1996/9 sayılı kararı ile verilen üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının iptali istemiyle açılmıştır. Davacı karara mesnet teşkil eden Astsubay Sedat Orak'a karşı hakaret ve tehdit teşkil edecek herhangi bir eylemde bulunmadığını iddia etmekte, davalı idare ise bu eylemlerin gerçekleştiğini savunmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığı Disiplin Kurulu Kararında, davacının Astsb. Sedat Orak'ın üzerine sen kim oluyorsun lan diye yürüdüğü ve astsubayın burnuna kafa ile vurduğunu sabit kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Olayla ilgili olarak davacı Sivil Memur Nevzat Öztürk hakkında Dz. K. K. lığı Askeri Mahkemesinde Amire Fiilen Taarruz ve Emre İtaatsizlikte ısrar suçlarından kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonunda Dz. K. K. lığı Askeri Mahkemesinin 19.02.1997 gün ve 1997/22-15 Esas ve Karar sayılı kararı ile sanığın emre itaatsizlik suçu sabit görülmediğinden beraatına, amire fiilen taarruz olarak vasıflandırılan eylemlerin ise sanıkça gerçekleştirildiği konusuna mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediğinden beraatına karar verildiği ve hükmün 10.04.1997 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası, Ara Kararı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinden getirtilen ceza dosyası ve Milli Savunma Bakanlığından celbedilen Disiplin Kurulu kararı ve eklerinin incelenmesinden, davacıya yüklenen iş arkadaşlarına hakarette bulunmak veya bunları tehdit ve müessir fiilde bulunmak eylemlerini gerçekleştirdiğine dair mağdurun çelişkili iddialarının dışında delil bulunmadığı, iddiaların tanıklarca doğrulanmadığı, tüm tanıkların davacının mağdur astsubaya vurmadığını, vurma teşebbüsünde bulunmadığını, olay sonrası Astsubayın çehresinde darbe izi, kan, morarma ve sair görmediklerini ifade ettikleri anlaşılmaktadır.
Vak'a kanaat Raporunda davacı hakkında olumsuz kanaat sevkeden Askerlik Şubesi Başkanının Mahkemece tesbit olunan ifadesinde eski görüşlerinden rücu ettiği ve davacının olayda haklı olduğu sonucuna ulaştığını belirttiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında olaydan bir buçuk saat sonra düzenlenen burun kenarlarında kanamaya bağlı kurutlar mevcut şeklindeki rapora, raporun alınış tarzı, görgü tanıklarının anlatımı, mağdur Astsubayın çelişkili beyanları ve sanığın ısrarlı savunmaları karşısında Dz. K. K. lığı Askeri Mahkemesince itibar olunmamıştır. Mahkemenin bu kabul tarzı Kurulumuzca da benimsenmemiştir.
Davacının astsubaya karşı yaptığı hareketlerin hakaret, tehdit ve müessir fiil'e varan eylemler olmadığı, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirir hallerden bulunmadığı ve olaya Astsubayın sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının kademe ilerlemesinin 3 yıl süre ile durdurulmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Disiplin Kurulunun 07.08.1996 tarih ve 1996/9 sayılı kararına mesnet teşkil eden ve davacıya atfedilen hakaret, tehdit ve müessir fiil eylemleri sübuta ermediğinden sebep ve maksat unsurları bakımından hukuka aykırı olan İŞLEMİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy