(926 S. K. m. 49, Ek m. 5) (5434 S. K. m. 39, 44)
Davacı 09 Şubat 1996 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Kadrosuzluk tazminatına hak kazandığı 30 Ağustos 1995 tarihinden sonra 04.12.1995 tarihinde emekliye ayrılmak için dilekçe ile başvurduğunu, bakanlık onayında Kadrosuzluk tazminatına tabi tutulmak suretiyle adi malûl olarak emekliye şevki yönünde karar alındığını, tazminatının emekli sandığınca ödenmediğini belirterek kadrosuzluktan emekli edilmesi ve buna bağlı olarak kadrosuzluk tazminatının ödenmesi gerekirken adi malûl olarak emekliye sevk edilme ve kadrosuzluk tazminatının ödenmemesi işlemlerinin hukuka aykırı düştüğünü iddia ederek her iki işlemin de iptalini talep etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgilerin tetkikinden; 1965 nasıplı olan davacının Çorum İl J.K. lığı emrinde; görevli iken sevk edildiği GATA'ca düzenlenen 08.11.1967 ve 2889 sayılı sağlık kurulu raporunda Diskromatopsi teşhisi konulduğu, (1A/8 Arızalı sağlam Komando olamaz, Arızasına uygun yardımcı sınıflarda vazife görür kararı verildiği, T.C. Emekli Sandığınca raporun incelenmesinden sonra davacı hakkında 11 Ocak 1968 gün ve 5/36 sayı ile Adi Malûl olduğuna karar verildiği, ilgili komutanlıktan belgelerin istenilmesi üzerine Jandarma Genel K. nın 05.04.1968 gün ve 4017-2-68II.Şb.Sb./As.Me. 27 sayılı yazısı ile davacının personel sınıfına geçirilerek görevine devam ettiğinin bildirildiği, bilahare J.Per. Kd. Albay olarak görev yapmakta iken 04.12.1995 tarihli dilekçesi ile emekliye şevkini talep ettiği, J.Gn. K. lığının
21.12.1995 tarih ve 4184-994-95/Em.Ş.Sb.Eşl.(5047) sayılı yazısının ekinde bulunan 19.12.1995 tarihli oluru ile dilekçesinin T.C. Emekli Sandığına intikal ettirildiği, davacı hakkında GATA'ca verilen rapor ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün Adi malûl kararı dikkate alınarak Genel Müdürlüğün 03.01.1995 tarih ve 1336 sayılı işlemi ile toplam 39 yıl 10 ay 18 gün hizmetine karşılık 1. derece 4. kademe+5800 ek gösterge intibakı üzerinden 5434 sayılı Kanunun 44, 46, ve 47 nci maddeleri uyarınca Adi malûl olarak emekliye sevk edildiği, 15 Ocak 1996 tarihinden itibaren adi malûl aylıklarının bağlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu, göreve başladığı yıllarda sevk edildiği hastanece düzenlenen rapor nedeniyle T.C. Emekli Sandığınca hakkında "Adi malûl" olduğuna karar verilen davacının, 926 Sayılı Personel Kanununun 49 ve değişik Ek.5 nci maddeleri uyarınca kadrosuzluk nedeniyle mi yoksa 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 44. maddesi uyarınca adil malûl olması nedeniyle mi emekliye sevk edileceği ve bunun sonucunda da kadrosuzluk tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususundadır.
926 Sayılı TSK. Personel kanununun 499 sayılı KHK. ile değişik 49. maddesinin (f) bendi uyarınca bekleme süresini doldurup kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekli edilen albaylara kadrosuzluk tazminatı ödeneceği, ayrıca 926 Sayılı Kanuna 499 Sayılı KHK. nin 23. maddesi ile eklenen Ek-5. maddesinde rütbe bekleme süresini dolduran albaylardan kendi isteği ile emekliye ayrılanlara da 49 ncu maddenin (f) bendi esaslarına uygun olarak kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39. maddesinin (b) fıkrasında kadın iştirakçilerin 20, erkek iştirakçilerin 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri halinde emekli aylığı bağlanabileceği, aynı kanunun 44. maddesinde ise görevini yapamayacak durumda olan iştirakçilerin raporlarının sandıkça kabulü halinde emeklilik için gerekli fiili hizmet sürelerini tamamlayıp tamamlamadıklarına bakılmaksızın haklarında malûllük hükümlerinin uygulanacağı biçiminde düzenleme getirilmiştir.
1965 yılında teğmen nasbedilen davacının emekliliğini istediği tarih olan 04.12.1995 tarihinde toplam 39 yıl 10 ay 18 gün bulunmaktadır. 30 Ağustos 1995 tarihinde albaylıkta rütbe bekleme süresini ikmal etmiştir. 499 sayılı KHK. 23. maddesi ile 926 sayılı TSK. Personel Kanununa eklenen Ek.5 nci madde uyarınca kadrosuzluk tazminatı olmak üzere emekliliğini isteyen davacı hakkında J.X3n.K. lığına 499 sayılı KHK. belirtilen kadrosuzluk tazminatının verilmesi suretiyle adi malulen emekliye sevk edilmesi yönünde onay verildiği, davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının 22 Mart 1996 tarihli savunmasından anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında T.C. Emekli Sandığınca GATA tarafından düzenlenen rapor nedeniyle 11 Ocak 1968 tarihinde adi malûl olduğuna dair karar verilmesine rağmen hakkında maluliyet hükümlerinin uygulanmasını istemediğinden 5434 Sayılı Kanunun 44. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevine devam etmiştir. Kanunun kendisine tanıdığı malulen emeklilik hakkından daha önce de yararlanmak isteyebilirdi. Bunun içinde dilekçesini verdikten sonrada idarenin onayı beklemesi yeterli olacaktı. Ancak davacı onayını albay rütbesine ulaşmış, bu rütbede bekleme süresini doldurduktan sonra 499 sayılı KHK. ile getirilen kadrosuzluk tazminatından yararlanmak amacıyla emeklilik dilekçesi vermiştir.
926 Sayılı TSK. Personel Kanunun Ek-5 nci maddesinin 499 sayılı KHK. ile yeniden düzenlenmesinin amacının, TSK. de albay birikimini önlemek, personelin sırf kadrosuzluk tazminatı almak için beklemelerinin önüne geçmektir. Bu nedenle de rütbe bekleme süresini tamamlayan albayların kadrosuzluk tazminatı almak suretiyle istekleri halinde emekliye ayrılmaları imkanı tanınmıştır.
Davacı emekliliğini istemek için dilekçesini verdiği tarihte kadrosuzluk tazminatı almak suretiyle emeklilik hakkını kazanmıştır. Malulen emekliliğini ise daha önceki tarihlerde de her zaman isteyebilecektir. Davacının 04.12.1995 tarihinde verdiği dilekçe ile 499 Sayılı KHK. nin kendisine tanıdığı haklardan yararlanmak amacında olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak davacının Jandarma Genel Komutanlığının emeklilik onayından belirtildiği şekilde kadrosuzluk tazminatı verilmek suretiyle adi malûl olarak emekliye şevki mümkün değildir. Bu konuda gerek 5434 Sayılı Kanunda, gerek 926 Sayılı kanunda getirilen yasal düzenlemeler açıktır. Yasaların tanıdığı iki ayrı hak statü nedeniyle birlikte kullanılamaz. Davacı durumu itibariyle ya malulen, yada kadrosuzluk tazminatı alabilecek şekilde isteğiyle emekli olabilecektir. Göreve başladığı ilk yıllarda düzenlenen rapor nedeniyle hakkında adi malûllük kararı verilen davacının zorunlu olarak sadece malulen emekliye sevk edileceğine dair 5434 sayılı Kanunda zorlayıcı bir hüküm bulunmamakta, aksine bu durumda olanların göreve devam edebilmeleri amacıyla ayrık hükümler bulunmaktadır.
Bu itibarla ve açıklanan nedenlerle;
Davacı Yılmaz Terekeci'nin 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun EK-5 nci maddesinin 499 Sayılı KHK. ile değişik hükmü uyarınca kadrosuzluk tazminatı almak suretiyle istekle emekliye sevki gerekirken davalı idarenin yapmış olduğu adi malulen emekliye sevk ve kadrosuzluk tazminatı ödenmemesi işlemlerinin İPTALİNE.
DEĞİŞİK GEREKÇE
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce GATA tarafından düzenlenen rapor nedeniyle 11.01.1968 tarihinde adi malûl olduğuna dair karar verilen ancak davacının maluliyet hükümlerinin uygulanmasını istemediğinden 5434 Sayılı Kanunun 44/2 maddesi uyarınca görevine devam ettirilen J.Per.Kd.Albay olarak görevini sürdürürken rütbe bekleme süresini doldurması üzerine 04.12.1995 tarihli dilekçe ile emekliye şevkini isteyen davacı hakkında T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce davacının daha önce hakkında verilen adi malûllük kararını dikkate alarak toplam 39 yıl 10 ay 18 gün hizmet karşılığı 1. derece 4. kademe+5800 ek gösterge intibakı üzerinden adi malûl olarak emekliye sevk işlemi yaptığı ve 15.01.1996 tarihinden itibaren de adi malûl aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün bu aşamaya kadar yaptığı işlem kanaatimce hukuka ve mevzuata uyarlıdır. Ancak davacı albay rütbe bekleme süresini doldurduktan sonra emekliye sevkedildiğinden ayrıca kendisine kadrosuzluk tazminatının da verilmesini talep etmektedir. Davalılardan T.C. Emekli Sandığı ise; davacı hakkında adi malûl hükümlerini uyguladığından adi malûl olarak emekliye ayrılanlara kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hususunda 499 sayılı KHK. de bir hüküm bulunmadığından davacının istemini reddetmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafda bu hususu teşkil etmektedir.
Kadrosuzluk tazminatı yasa ile öngörülmüş bir tazminattır. Bu tazminattan kimlerin yararlanacağı 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 499 sayılı KHK. ile değişik 49/f. maddesi ve aynı KHK. nin 23 ncü maddesi ile eklenen EK-5 maddesinde düzenlenmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine göre kadrosuzluk tazminatı;
1. Bekleme süresini doldurup kadrosuzluk nedeniyle re'sen emekli edilen albaylar,
2. Rütbe bekleme süresini dolduran albaylardan kendi isteği ile emekliye ayrılanlar, kadrosuzluk tazminatından yararlanacaklardır.
Davacının durumu 2 numaralı bende uymaktadır. Kanun koyucu albaylık rütbe bekleme süresini dolduran albaylara ister re'sen isterse istekleri üzerine emekliye ayrılmaları halinde kadrosuzluk tazminatı verilmesini öngörmüşken, davacının da Yasa'da öngörülen şartları haiz iken geçmişte hakkında adi malûllük kararı bulunduğundan bahisle davacıya kadrosuzluk tazminatının ödenmemesi işleminin yasanın ruhuna aykırı düşeceği bu nedenle davalı idarenin adi malûllük işlemi iptal edilmeden de davacıya kadrosuzluk tazminatının ödenebileceği görüşünde olduğumdan çoğunluğun gerekçesine katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy