(2709 S. K. m. 50) (5434 S. K. m. 32) (926 S. K. m. 126) (Radyasyon Güvenliği Tüzüğü m. 1, 2, 19)
Davacı 12.07.1996 tarihinde kayda geçen dava ile davalı idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçesinde özetle; İzmir Mevki Hastanesi Baştabipliğine bağlı diş servisinde diş tabibi olarak görev yapmakta olduğunu, serviste Panorex marka 2480 - 30504 seri nolu, Siemens marka holiodent 60 model 20573 seri nolu ve Siemens marka notiodent model diş röntgen cihazları bulunduğunu, bu cihazların ayrı bir odada konuşlandırıldığını, dava dosyasında mevcut Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, İzmir Mevki Askeri Hastane baştabipliğine Türkiye Atom Enerji Kurumu Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinin yazıları dikkate alındığında, diş hekimlerinin de radyasyon görevlisi olarak kabul edilerek 3153 Sayılı Kanundan doğan haklar ile diğer mevzuatta öngörülen haklardan yararlandırılmaları gerektiğini, bu amaçla idareye yaptığı başvurunun Ege Ordu Komutanlığının 15 Mayıs 1986 günlü yazılarıyla reddedildiğini, oysa 3153 sayılı Kanunun incelendiğinde, Kanun Koyucunun diş tabiplerini de kapsama aldığının açıkça görüleceğini, konuyla ilgili Tüzüğün Kanuna aykırı hükümler getiremeyeceğini, Tüzüğün üstünde yer alan Kanunda sağlanan haklardan yararlanacakları açıkça kabul edilen diş tabiplerinin, tüzüğe göre inceleme yapılarak işlemin, kanuna ve haliyle hukuka uygun bulunmadığını, kaldı ki Tüzüğün 19 ncu maddesinde, diş hekimlerinin diş resmi alırken nasıl bir yol izlemeleri gerektiğinin anlatılmasıyla esasen diş hekimlerinin de röntgen ve radium ile çalışan personel konumunda olduklarının vurgulanmak istenildiğini, Diş Hekimliğinde kullanılan Röntgen Cihazları Lisanslama Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinde, diş hekimliğinde kullanılan diş röntgen cihazları ile yapılacak çalışmalarda, hekim, diğer görevliler, hasta ve çevrenin radyasyona güvenliklerinin sağlanmasının amaçlandığını, ayrıca İzmir diş hekimleri Odasının 21 ARALIK 1995 gün ve 003/95- 1012 sayılı yazılarında, radyasyon Güvenliği Tüzüğünün 2 nci maddesindeki tanıma değinilerek, diş röntgen cihazlarının radyasyon üreten cihazlar olduğunun ve bu nedenle radyasyon kaynağı sayılmaları gerektiğinin belirtildiğini, idarenin diş hekimlerini ve diş servisinde görevli personeli diğer röntgen işinde çalışanlardan ayrık tutarak, farklı uygulamaya girmesinin, Anayasanın 50 nci maddesiyle bağdaştırılmayacağını, ek olarak 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde ifade edilen 3 ay fiili hizmet zammı verileceğine ilişkin hak ile diğer mevzuatta öngörülen 30 gün zorunlama izin hakkından yararlandırılmamasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağını, tüm bunlara karşın Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı yazılarında, diş hekimlerinin radyasyonla çalışan personelden kabul edilmeyeceğinin belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 3153 Sayılı Kanun, bu kanuna göre çıkarılan Radyasyon Güvenliği Tüzüğü ve Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği, Diş Hekimliğinde Kullanılan Röntgen Cihazları Lisanslama Yönetmeliği hükümleri uyarınca görev yaptığı servisteki diş röntgen cihazlarının lisanlarının çıkartıldığını ve mevzuat uyarınca şahsına bir de dosimetre tahsis edildiğini, bu durumun diş röntgen cihazlarının radyasyon üreten cihazlar olduğunun ve radyasyon kaynağı sayılmaları gerektiğinin kanıtını oluşturduğunu, davalı idarenin iddialarının yersiz bulunduğunu, radyasyon kaynağı olan cihazları kullanma yetkisinin doğrudan diş doktorlarına ait olduğunu, zira bu gibi araçları kullanma yetkisin, özel belge ile diş doktorlarına verildiğini, diş doktorlarının ara sıra diş röntgeni çektikleri iddiasının bilimsellikle bağdaşmadığını, keza diş röntgen cihazlarının özgül aktivitesinin kilogram başına 74 kilo Becguerel'den az olduğu iddiasının da gerçekle bir ilgisinin bulunmadığını, zira özgül aktivitenin radyoaktif maddeleri ilgilendiren bir kavramı olduğunu, diş röntgen cihazlarının ise radyoaktif x ışını yaydıklarını, bunun için bu cihazların radyoaktivite güçlerinin, kilowatt ve miliamper cinsinden ifade edilebileceğini, film çekiminde koni kullanımının radyasyon yayılmasını önlemek için değil, görüntü netliğini artırmak amacıyla, filmin hasta yada yakınına tutturulmasının hekimin yıllık radyasyon güvenlik sınırını aşmaması için alınmış bir önlem olduğunu, işlemin hukuka aykırı bulunduğunu iddia ederek, öncelikle yürütmenin durdurulmasına işlemin iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Nöbetçi Dairesinin 07 AĞUSTOS 1996 gün ve E. 996/ 61 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davanın konusu: İzmir Mevki Askeri Hastanesi diş servisinde doktor olarak görev yapan davacının radyoaktif ışınlarla çalışan personelden sayılmamasına, dolayısıyla 926 sayılı Kanunun 126 nci maddesinde öngörülen yıllık izinlerinden ayrı olarak bir ay daha izin hakkından yararlandırılmaması günlük azami beş saatten fazla çalıştırılmasına ve hastanede başka görevlerde kullanılmasına, gece uykularını ihlal edici işler verilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile mezuniyet tarihinden itibaren her yıl için üç aylık fiili hizmet zammı olan 118.650.000.TL. nın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesinden ibarettir.
Davacının istemin iptalini davaya konu yaparken, tüm iddialarını çalıştığı serviste kullanılan diş röntgen cihazlarının radyasyon kaynağı sayılacak cihazlardan olduğu ve kendisinin de sürekli olarak radyasyon kaynağı olan bu cihazlarla çalışan personel konumunda bulunduğunu ve radyasyon görevlisi olduğunu iddia etmiştir.
Davanın esası bakımından önemli olan husus; radyasyon kaynağının ne olduğu ve kimin radyasyon görevlisi sayılacağı kavramlarına açıklık getirilmesidir. Zira, bu kavramlara getirilecek açıklığa göre davacının görevli olduğu ünitede hizmette kullanılan araçlar şayet radyasyon kaynağı ve davacı da yaptığı görev gereği radyasyon görevlisi sayılacak ise hakkında tesis edilen işlemin neden, amaç ve konu unsurları yönünden hukukla bağdaşmadığı sonucuna varılacak, aksi halde işlemin hukuka uyarlı olduğu söylenebilecektir.
Konu ile ilgili 3153 sayılı Kanunda değinilen kavramlarla ilgili herhangi bir düzenleme getirilmemiş, radyoloji, radiyom elektrikle tedavi ve diğer fiyoterapi yoluyla yapılacak tedavilerde uyulması gereken hususlar, bu tedavileri kullanan kuruluşların denetlenme usul ve esasları ile cezai yaptırımların düzenlediği görülmüştür.
Radyoloji, Radyom ve Elektrikli Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamnamede de belirtilen hususlarla ilgili hükümlere yer verilmediği salt zarar verici röntgen ışıklarına karşı koruyucu önlemler, röntgen ampullerinin ve diğer teçhizat ve teçhizatla ilgili koşullar, çalışma şekline ilişkin hususlar, yüksek tevettür tehlikesine karşı alınacak önlemler, radyom ve elektrikli tedaviye özgü aletler hakkında düzenleme yapmakla yetinildiği saptanmıştır.
Radyasyon Güvenliği Tüzüğünün Terimler ve kısaltmalar başlıklı 2 nci maddesinin (D) bendinde Radyasyon kaynağı (K) bendinde ise Radyasyon görevlisi tanımlanmıştır.
Maddenin (D) bendi aynen Radyasyon kaynağı, iyonlaştırıcı radyasyon yayınlayan radyoaktif maddelerle radyasyon yayınlayıcı veya üretici aygıtlardır. şeklindedir.
(K) bendinde ise; Radyasyon görevlisi sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışan kişilerdir.
Denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla geçici olarak veya ara sıra çalışan kişiler radyasyon görevlisi sayılmazlar. denilmektedir.
Aynı Tüzüğün 1 nci maddesinin ikinci fıkrasında, özgül aktivitesi gram başına :,002 mikrocurie (kilogram başına 74 kilo Becguerel) den daha az olan radyoaktif maddelerin, Tüzüğün kapsamı dışında kalacağı vurgulanmıştır.
Davacının görevli bulunduğu serviste hizmette kullanılan diş röntgen cihazların Diş Hekimliğinde Kullanılan Röntgen Cihazları Lisanslama Yönetmeliği hükümleri uyarınca lisanslanması ve davacıya da dozimetre kullandırılmasından diş servisinde kullanılan diş röntgen cihazlarının radyasyon kaynağı olduğu söylenebilir.
Ancak bir cihazın radyasyon kaynağı sayılabilmesi için madde de açıklandığı biçimde; iyonlaştırıcı radyasyon yayınlayan radyoaktif maddelerle radyasyon yayınlaması yada üretmesi yeterli olmayıp, Radyasyon Güvenliği Tüzüğünün 1 nci maddesinin son fıkrası uyarınca özgül aktivitesi gram başına 0,002 mikrocurie, kilogram aktif madde yayacak şekilde hizmette kullanılması gerekmektedir. Oysa, davacının görev yaptığı mahaldeki cihazların, iş kapasitesi itibariyle belirtilen ölçümlerden yukarı seviyede radyoaktif maddeler yayınlayacak tarzda kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıdan sözkonusu cihazların radyasyon kaynağı sayılmasına hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bunun yanında davacının radyasyon görevlisi sayılması da olanaksızdır. Radyasyon Güvenliği Tüzüğünün 2/K maddesinde radyasyon görevlisi: sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışan kişi şeklinde tanımlandığına göre hizmetin radyasyon kaynaklarıyla devamlılık göstermesi gerekmektedir.
Davacının görevli olduğu ünitede günlük iş kapasitesi ve diş tedavisi amacıyla servise başvuranlarda çok az sayıdakilerin diş röntgenine başvurulması gerçeği karşısında, davacının sürekli sayılacak biçimde radyasyon kaynağıyla çalışan kişi, haliyle radyasyon görevlisi olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Nitekim, Radyasyon Güvenliği Tüzüğünün 2/K maddesinin son tümcesi, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla geçici olarak veya ara sıra çalışan kişilerin radyasyon görevlisi sayılmayacağı hükmünü amir olup, günlük çalışmada çok sayıda olmayan, ancak bir veya bir kaç kişinin diş röntgeninin çekimi için Tüzüğün deyimiyle ara sıra hizmette kullanılan cihazlar nedeniyle davacının radyasyon görevlisi statüsünde kabulü, mevcut düzenlemenin buyrultucu hükmü ile bağdaştırılamaz.
Belirtilen nedenlerle, davacının öne sürdüğü tüm iddiaları kabule değer bulunmayarak reddedilmiştir. İşlem, yetki, şekil, neden, konu ve amaç öğeleri yönünden hukuka uyarlı bulunmuştur.
Açıklandığı üzere yasal dayanaktan yoksun davanın DERRİNE.
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Davacının görev yaptığı diş servisindeki diş röntgen cihazlarının radyasyon kaynağı ve davacının da radyasyon görevlisi sayılıp sayılmayacağı için sözü edilen cihazların geçmiş günlük mesaide davacı tarafından kullanım adetleri resmen saptanarak, buna göre radyasyon kaynağı, bu işle uğraşan davacının da radyasyon görevlisi sayılıp sayılmayacağı yolunda alınacak teknik bilgi (bilirkişi) sonucuna bakılarak karar kurulması gerekli iken, değinilen hususta dava dosyasında elde somut veriler bulunmaksızın, salt günlük mesaide araçların ara sıra kullanıldıkları farz ve kabul edilmek suretiyle davanın reddine ilişkin çoğunluk kararına katılamadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy