(657 S. K. m. 125, 126) (1632 S. K. m. 162, 171) (211 S. K. m. 14, 115)
Davacının 29 Ocak 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 18.6.1997 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; Pasinler Askerlik Şubesi Başkanlığında Sivil Memur olarak görev yaptığını, 1 Ocak 1997 tarihli miatlı bir evrakla Mart 1997 celbinde şevke tabi bir yedek subay aday adayı ile ilgili işlemde sevk tarihinin listede hatalı girilmesi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda Erzurum askerlik Dairesi Başkanlığınca kendisine 1/12 maaş katı para cezası verildiğini, cezanın Pasinler Askerlik Şubesi Başkanı tarafından verilmesi gerekirken yetkisiz amir olan Askerlik Dairesi Başkanınca verildiğinden cezanın iptali gerektiğini, disiplin soruşturması konusu olan işlemde herhangi bir kasıt veya ihmalin bulunmadığını, söz konusu işlemi yapmakla görevli memur Nihat Öter'in o tarihte yetkili olarak Karayazı Askerlik Şubesi Başkanlığında görevlendirilmesi ve işlerin yıl sonu nedeniyle yoğun olması nedeniyle bir anlık beşeri bir hata, zühulden ileri geldiğini, üstelik bu hatanın farkedilmesi üzerine derhal düzeltildiğini, hatadan dolayı bir zarar doğmadığını, davalı idarenin savunmasında cezanın disiplin suç ve tecavüzünden dolayı verildiği belirtilmiş ise de; olayda herhangi bir disiplin suçu ve tecavüzünün söz konusu olmadığını, sırf yargı denetimi sınırlamasından faydalanmak amacıyla verilen cezanın bu kategoride değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, 657 sayılı Kanunun 125 nci maddesinde belirtilen cezalardan sicil amirlerinin sadece uyarma ve kınama cezalarını verebilme yetkisine sahip olduğunu, diğer cezalar için Askeralma Daire Başkanlığına teklifte bulunulacağını, amir olduğundan cezanın yetkisiz amirce verildiğini, disiplin soruşturmasına konu olan işlem sonucunda zarar meydana geldiği yönündeki savunmanında doğru olmadığını, zira bahse konu İshak Türkmen'in yasal mazeretinin bitim tarihi 27.11.1996 olduğu halde zuhulen 1.3.1997 girildiğinin bildirilmesi üzerine aynı telefon görüşmesinden hatayı belirten As. Dairesi 3 ncü Kısım Memuru Cavit Açışlı yükümlünün erteleme tarihinin Daire tarafından düzeltilerek 1 nci grup Ek-j (yedeksubay arşiv araştırması) çizelgesine kendileri tarafından alındığını, başka işlem yapılmayarak şube bilgisayarlarında da gerekli düzeltmenin yapılmasını belirttiğini, bu görüşmeye ilişkin telefon tutanağının sureti ve bilgisayardan alınan günlük işlemler çıkışının ekte sunulduğunu, Askerlik Dairesi ile yapılan bu telefon görüşmesi nedeniyle yükümlünün sevk evraklarının 20 Mart tarihinde verilerek Askerlik Şubesince sevk edildiğini ancak isminin listelerde olmadığından yükümlünün geri gönderildiğini, bu açıklama nedeniyle telefon görüşmesinde söylenmesine rağmen yükümlünün Askerlik Dairesince Ek-j çizelgesine alınmadığı için zararın bundan ötürü doğduğunu, telefon görüşmesinde yükümlünün Ek-j çizelgesine alındığının belirtilmemiş olması halinde Askerlik Şubesince 2 nci grup Ek-j çizelgesine alınarak yükümlünün normal sevk tarihinde şevkinin gerçekleşmiş ve mağduriyetinin önlenmiş olacağını, yükümlünün mağduriyetinin kendi fiilinden kaynaklandığını, bu durumun Askeralma işlerinde uzman bir bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle yasaya aykırı olarak verilen, hak, adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayan maaş katı para cezası verilmesi işleminin iptali ile cezanın kaldırılmasına veya hafifletilmesine karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile savunma ekinde gönderilen gizli belgelerin tetkikinden; davacının Pasinler Askerlik Şubesi Başkanlığında sivil memur olarak görevli bulunduğu sırada Mart 1997 Yedek Subay celbi ile ilgili isim listelerini içeren miatlı evrakların 1-2 Ocak 1997 tarihinde kuryeler vasıtasıyla Erzurum Askerlik Dairesine bildirildiği, Pasinler Askerlik Şubesi Başkanlığı listesinin 5 nci sırasındaki Süha Önalan'ın yasal mazeretinin bitim tarihi 6 Mart 1997, aynı listede 11 nci sırada bulunan İshak Türkmen'in yasal mazeretinin bitim tarihinin ise 1 Mart 1997 tarihi olarak bildirilmesi üzerine, Pasinler Askerlik Şubesi Başkanlığınca yapılan telefon görüşmesinde bu iki yükümlünün sehven listeye alındıklarını bildirmesi üzerine adı geçen iki yedek subay adayının kimliğinin listeden çıkarıldığı, bunlardan yükümlü İshak Türkmen'in 1996 Yd. Sb. celbinde şevke tabi iken aldığı rapor gereğince mazeretinin 27.11.1996 tarihinde sona erdiği halde bilgisayara erteleme bitim tarihinin 1.3.1997 tarihi girildiğinden ve yapılan telefon görüşmesi ile savunmalarında erteleme bitim tarihinin yanlış girildiği ve yükümlü İshak Türkmen'in Mart 1997 Yd. Sb. celbinde şevke tabi olduğu bildirilmediğinden kimliğinin Eklerden çıkarıldığı adı geçen yükümlü Mart 1997 celbinde şevke tabi olduğunu bildiğinden öğretmen olarak görev yaptığı okuldan ilişiğini kesip Pasinler Askerlik Şubesi Başkanlığından sevk evraklarını aldığı, ancak yükümlü Ek-j listeden Askerlik Dairesince çıkarıldığından test ve mülakat merkezine kabul edilmediği Temmuz 1997 celbine kaldığı için davacının 1/12 maaş katı cezası ile cezalandırıldığı iddia edilmiş ise de; davacının idarenin savunmasına karşı verdiği cevap dilekçesinde bilgisayar isim listelen ile Daire ile yapılan telefon görüşmesi tutanağını ibraz ettiği, isim listelerinin aynen idarenin savunmasında ibraz edilen listeler olduğu, 03 Ocak 1997 tarihli telefon görüşme tutanağında ise miatlı evrakta yapılan hatadan dolayı Askerlik Dairesi 3 ncü Ks. Memuru Cavit Açıklı; yükümlü İshak Türkmen'in erteleme bitim tarihini sordu, Şubemizce yapılan kontrolde erteleme bitim tarihinin yanlış olduğu yükümlünün Mart 1997 celbinde şevke tabi olduğu Cavit Bey'e bildirildi. Yükümlünün Askerlik Dairesi tarafından erteleme tarihi düzeltilerek 1. grup Ak-j çizelgesine alındığı söylendi şeklinde sözlerin bulunması ve bu hususun cevap dilekçesinde açıkça dile getirilmesi davalı idarenin bu hususta hiçbir cevap vermemesi ve davalı idarenin savunma ekinde gizli gizlilik derecesi ile gönderdiği belgelerde böyle bir telefon konuşmasının olduğunun açıkça belirtilmemesi karşısında davacı tarafından ibraz edilen 3 Ocak 1997 tarihli telefon tutanağından listede yapılan yanlışlığın davacı tarafından zamanında Askerlik Dairesine bildirildiği sonucuna varılmıştır.
Anayasanın 129 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasında uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz 4 ncü fıkrasında da Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır denilmek suretiyle, Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerine verilecek uyarma ve kınama cezaları dışındaki disiplin cezalarının yasalarla dahi yargı denetimi dışında bırakılamayacağı, buna karşılık Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkında bu konuda özel hükümler ve kısıtlamalar getirebileceği hükme bağlanmıştır. Bu Anayasa hükmü uyarınca 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesine ... disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır hükmü getirilmiş bulunmaktadır.
Bu düzenleme ile, disiplin cezalarının yargı denetimine tabi tutulmasından, Devlet Memurları ile Silahlı Kuvvetler Mensuplarında farklılık öngörülmüş, Devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı denetimi dışında tutulmaması hükme bağlanırken, Silahlı Kuvvetler Mensuplarının disiplin cezalarının ise hiç yargı denetimine tabi tutulmaması hükme bağlanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlar ise, hem 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa hem de'211 sayılı İç Hizmet ve 1632 Sayılı Askeri Ceza 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanununa tabi olduklarından, bunların disiplin cezalarının yargı denetimine tamamen Devlet Memurlarına ne de tamamen Silahlı Kuvvetler mensubu subay ve astsubaylara benzemektedir. Bu bakımdan, bunlara verilen disiplin cezasının yargı denetimine tabi olup olmadığının tesbiti için cezanın hangi Kanuna göre verildiğine bakılması gerekmektedir.
Eğer ceza 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 ve müteakip maddeleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümleri gereğince, disiplin amiri ya da disiplin kurulları tarafından verilmiş ise, yargı denetimine tabi tutulabilecek, buna karşılık ceza disiplin amirleri tarafından Askeri Ceza Kanununun yada 477 Sayılı Disiplin mahkemeleri Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununa göre verilmiş ise idari yargı yoluna başvurulamayacaktı r.
Bu açıklamaların ışığında dava konusu olaya bakıldığında davacı hakkında verilen 24 Ocak 1997 tarihli disiplin cezasında hangi kanuna göre verildiği belirtilmeden sadece 1/12 maaş katı cezası ile cezalandırıldığının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda disiplin cezası verilmesine neden olan olaya bakılması gerekmektedir.
Disiplin cezasına neden olan olayın davacının hizmette gösterdiği kayıtsızlık ve ihmalinden kaynaklanan miatlı bir evrakın iki mükellefle ilgili olarak erteleme bitim tarihlerinin üst makama yanlış bildirilmesidir. Bu fiilin As. C.K.nun 162 ve 171 nci maddelerinde belirtilen cezalardan birini gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır. Çünkü davacının eylemi İç Hizmet Kanunun 115/b ve 14 ncü maddelerinde belirtilen askeri disiplin ile ilgili bir eylem olmadığından 1602 Sayılı Kanunun 21/son maddesine giren ve yargı denetimi dışında kalan bir işlem olmadığı, verilen cezanın 657 Sayılı Kanunun 125 nci maddesi gereğince verildiği kanaatine varılarak davalı idarenin verilen cezanın Askeri Ceza Kanunu gereğince disiplin suç ve tecavüzünden dolayı verildiği yolundaki itirazına itibar olunmamıştır. Davalı idarenin gösterdiği Dairemizin 6.5.1992 tarih ve 1991/446 esas 1992/277 karar sayılı emsal kararında ceza kararında verilen cezanın açıkça Askeri Ceza Kanununun 171 nci maddesi gereğince verildiği belirtildiği için yargı denetimi dışında tutulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca 657 sayılı kanunun 126 nci maddesinde, uyarma kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından verileceği yolunda hüküm bulunduğundan ve davacıya verilen cezanın disiplin amirlerinden biri olan Askerlik Daire Başkanı tarafından verildiğinden davacının cezanın yetkisiz amir tarafından verildiği yolundaki itirazına itibar edilmemiş, davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizin yukarıda açıklanan nedenlerle davacıya verilen disiplin cezasının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C maddesinde belirtilen aylıktan kesme cezası olduğu, aylıktan kesme cezasının 125 nci madde c bendinin alt bentlerinde sayılan hallerde verilebileceği, bu alt bentler incelendiğinde ancak (a) alt bendinde sayılan hale uyabileceği ancak davacının eyleminin bu şekilde tavsifi ve buna göre ceza verilebilmesi için de davacının kasıtlı olarak verilen görev ve emirleri tam ve zamanında yapmamış olması gerekmektedir. Oysa dava dosyasından ve savunma ekinde gönderilen ve yukarıda açıklanan belgelerden bu hususun sabit olmadığı eylemin sadece davacının dikkatsizliğinden değil davalı idarenin diğer bazı ajanlarının da dikkatsizliği sonucu meydana geldiği bu itibarla davacı hakkında tesis edilen aylıktan kesme cezasına ilişkin işlemin sebep unsuru bakımından mevzuata ve hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenlerle mevzuata ve hukuka aykırı olan aylıktan kesme cezasının İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy