(2709 S. K. m. 120, 125) (1086 S. K. m. 465, 470) (1602 S. K. m. 56) (2330 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 41, 43, 44)
Dava: Davacılar vekili 25 Mart 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...............un askerliğini Komd. Er olarak yapmakta iken 6.7.1995 günü icra edilen sınır ötesi Irak operasyonu sırasında yaralanarak GATA Sağlık Raporunda belirtildiği üzere çalışma gücünü % 98 oranında kaybettiğini, bu durumda ömür boyu bir başkasının yardım ve bakımına muhtaç şekilde sakat kaldığını bu nedenle kendisinin 11.000.000.000. TL. maddi, bakıcı zararına maruz kaldığı, felç ve sakat kalması nedeniyle duyduğu ve ilerde duyacağı üzüntüye karşılık 500.000.000. TL. manevi keza eş ...............un da kocasının devamlı felç ve bakıcıya muhtaç ve dolayısı ile kocalık görevini yerine getiremeyecek oluşu nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile bu davacıya da 500.000.000. TL. manevi tazminat verilmesine karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin 2 Nisan 1997 gün ve 1997/255 esas nolu kararı ile nakdi tazminat ödendiği takdirde yeniden gözden geçirilmek üzere davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilmiş, Nakdi Tazminat Komisyonunun 1.5.1997 gün ve 454 sayılı kararı ile davacı ...............a 18.6.1997 tarihinde 3.149.250.000.TL. nakdi tazminat ödendiğinin saptanması üzerine Dairemizin 25.6.1997 gün ve 1997/255 sayılı kararı ile 2 Nisan 1997 tarihli kararın kaldırılmasına 1602 Sayılı Kanunun 56, HUMK. nun 465, 470 nci maddeleri uyarınca adli yardım isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
Davacının bir kamu hizmetini yerine getirdiği sırada yaralanarak sakat kaldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Son yıllarda Güneydoğu ve Doğu Anadoluda yoğunlaşan terör eylemleri sebebiyle Anayasanın 120 nci maddesine göre bazı illeri kapsayan olağanüstü hal ilan edilmiş, bu olağanüstü hal uygulaması sırasında çok sayıda güvenlik görevlileri ve askeri kişi şehit olmuştur.
Devletin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığı gibi, mücbir sebep olarak da nitelendirilmediğinden, bu faaliyetler sırasında teröristlerin eylemlerinden zarara uğrayanların bu zararı, tüm ülkede olmayıp, ülkenin bir kısmında terör örgütleri tarafından yaratılan bir zarar olduğundan, savaş halinde olduğu gibi tüm toplumun katlanmak durumunda kaldığı bir kamu külfeti olarak değerlendirilmeyip, özel ve olağandışı nitelik taşıyan kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince idare tarafından tazmini gereken bir zarar olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan bir kimsenin kamu hizmetinin ifası sırasında sakatlanması halinde T.C.Emekli Sandığınca bağlanan vazife malûllüğü aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri olay nedeniyle sağlanan yarar kabul edildiğinden, bu konu araştırılmış T.C.Emekli Sandığı Gn. Md. lüğünün 2 Aralık 1997 gün ve 74.483.038 sayılı yazısında Genel Müdürlüğün 5.3.1997 tarih ve 34261 sayılı işlemi ile davacıya 1.2.1997 tarihinden 41.747.000.TL. TSK. Vazife Malûllüğü aylığı bağlandığı, aylıklarının memur maaş katsayısı artışlarına paralel olarak artmaya devam ederek en son 1.7.1997 tarihinde 61.882.000.TL. ye yükseltildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca 1997 yılı için (11 aylık) tütün ikramiyesinin 1.1.1998 tarihinde belirlenecek katsayıya göre hesap edilerek 1998 yılının ilk üç ayı içinde ödeneceği bildirilmiştir.
Diğer taraftan davacıya nakdi tazminat komisyonunun 1 Mayıs 1997 gün ve 454 sayılı kararı ile 3.149.250.000.TL. nakdi tazminat ödendiği bildirilmiştir.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde bu kanunun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ve bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararlar karşılığıdır... denilmektedir.
Davacı ............... hakkında GATA Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 10.1.1997 gün ve 356 sayılı raporda Th 7 parapleji tanısı konulmuş ve karar hanesinde belirtilen işgücü kayıp oranı ile belirtilen durumu ve ömür boyu bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç, ancak tekerlekli sandalye ile mobil oluşu göz önünde bulundurularak Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca davacının günün her saatinde bir bakıcının bakımına muhtaç olmayıp, günün belli saatlerinde ve PART-TİME esasına göre kendisine yardım edecek bir bakıcı tarafından gerekli hizmetlerin verilmesinin yeterli olduğu, Sağlık Kurulu raporunda detaylı biçimde belirtilen sakatlık durumu itibariyle 1/2 bakıcı ücreti takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, resen seçilen bilirkişiye verilen talimat doğrultusunda bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 2.3.1997 tarihli bilirkişi raporunda bakıcı ücreti dahil ...............un 7.343.885.481.TL. (ödenen nakdi tazminatın mahsubundan sonra) maddi tazminat hakedişinin bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekili 17.3.1998 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin ömür boyu çalışamamaktan doğan ve bakıcıya ödeyeceği bakıcı ücretinden kaynaklanan iki türlü zararı bulunduğunu Mahkemenin kendisini sağlık kuruluşu yerine koyarak hangi oranda bakıcıya müstahak olduğunu karar vermeye yetkisi olmadığını ancak duruma göre tam bakıcı ücreti hesaplandıktan sonra BK.nun 43 ve 44 ncü maddelerine göre indirim yapılabileceği vs. hususlarda itiraz etmiş ise de; Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre bu itirazları kabule değer bulunmamış ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun bulunan bilirkişi raporu Kurulumuzca da uygun görülerek bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Ancak bilirkişi raporunun alınmasından sonra 04 Nisan 1998 tarih ve 23307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 3480 sayılı Malûller ile Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanunda değişik yapılmasına dair 4355 sayılı kanunla her yıl ödenecek tütün ikramiyeleri göstergeleri arttırılmış bulunduğundan, Kanundan doğan bu artış nedeniyle ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmüş, 4 Mayıs 1998 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının olay nedeniyle maruz kaldığı maddi tazminat hakedişinin 5.620.034.073. TL. olduğu tespit edilmiştir. Kanundan doğan ve Mahkemece resen göz önünde bulundurulması gereken bu fark nedeniyle alınan ek bilirkişi raporunun tebliğe çıkarılmasına gerek görülmemiştir.
Davacı ...............un sağlık raporunda belirtildiği üzere yaralanması ve bakıcıya muhtaç biçimde sakat kalması nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesine kabul edilmiştir.
Diğer taraftan davacı vekili müvekkili ...............un devamlı felç ve bakıcıya muhtaç hale düşmesi nedeniyle kocalık görevini yerine getiremeyecek olmasından dolayı eş ............... için manevi tazminat isteminde bulunduğundan GATA Komutanlığına yazılan 5 Kasım 1997 tarihli ara kararımızla ...............un bu sakatlanmasına bağlı olarak eşine karşı cinsel yönden kocalık görevini yerine getirme gücünden yoksun kalıp kalmadığının ilgili kliniklerden seçilecek doçent ve uzman tabiplerden müteşekkil üç kişilik bir kurul tarafından tespit edilerek bu konuda düzenlenecek raporun Mahkememize gönderilmesi istenmiş, 26 Ocak 1998 tarihinde Mahkememizin kayıtlarına geçen GATA Komutanlığının FTR.9020-633-97 sayılı raporunda ...............un bu sakatlanmaya bağlı olarak eşine karşı cinsel yönden kocalık görevini yerine getirme gücünden yoksun kaldığı kanaatine varıldığı bildirildiğinden Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre kocanın erkeklik gücünü tamamen kaybetmesi halinde, evlilik birliğinin doğal sonucu olan bu zararın karısı içinde doğrudan gerçekleşmiş bir zarar olduğu, burada evli kadının manevi zararları duyacağı üzüntü, mahrum kalacağı şeylerin yansıma suretiyle zararlar olmayıp, doğrudan doğruya maruz kalınan zarar olduğu kabul edilerek davacı ............... ile birlikte ...............un da olay nedeniyle duyduğu ve ileride duyacağı üzüntülerini kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile eşe de manevi tazminat verilmesi cihetine gidilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alış gücü esas alınarak belirlendiğinden bu istem kabul edilmemiş, ancak hükmolunan manevi tazminata karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı ...............a 5.620.034.000.TL. (beşmilyaraltıyüzyirmimilyonotuzdörtbin TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Bu Davacıya takdiren 400.000.000.TL.(dörtyüzmilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Davacı eş ...............a takdiren 350.000.000.TL. (üçyüzellimilyon TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
4. Hükmedilen maddi tazminata davacının yeniden gelir elde etmeye başlayacağı varsayılan 10 Mart 1997 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (yüzde otuz), 1 OCAK 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine YER OLMADIĞINA, ancak karar tarihi olan 6 Mayıs 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 108.650.000. TL. (Yüzsekizmilyonaltıyüzellibin TL.) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
7. 492 Sayılı Kanunun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf bulunan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 2.700.000. TL. (İkimilyonyediyüzbin TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf olunan 6.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 2.935.000.TL.(İkimilyondokuzyüzotuzbeşbin TL.) sının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3.065.000. TL. (Üçmilyonaltmışbeşbin TL.) nın davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 101.620.000.TL. (Yüzbirmilyonaltıyüzyirmibin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
11. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesap edilen 76.380.000.TL. (Yetmişaltımilyonüçyüzseksenbin TL.) davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy