(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 18 Aralık 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 25 Mart 1997 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacının askerlik görevini yaptığı sırada terörle mücadele operasyonu hazırlığı esnasında üs bölgesinde üzerinde askeri malzemelerin bulunduğu ranzanın çökmesi sonucunda ranza altında kalarak ağır şekilde yaralanarak sakat kaldığını, olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, bakıcıya muhtaç durumda sakat kalan davacının bakıcı giderlerinin de bulunduğunu, ödenecek olan nakdi tazminat ile bağlanacak aylıklar ve tütün ikramiyelerinin mahsubundan sonra davacının bakıcı ücreti de dahil 8.500.000.000. TL. maddi zararının bulunduğunu, açıklanan nedenlerle 8.500.000. TL. maddi ve 500.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davacı Hayati Figengil'in 25 nci Mknz.P.Tug.3 ncü Mknz.P.Tb.K. lığı emrinde askerlik görevini yaparken adı geçen Tugay Komutanlığınca teşkil edilip Tunceli Pülümür'e intikal eden 3 ncü İçgüvenlik taburu bünyesinde görev yaptığı esnada birlik mevcudu kadar demir ranza bulunamadığı için birlik imkanları ile imal edilen çift katlı tahta ranzalara erlerin yerleştirildiği, 20.11.1994 günü gidilecek operasyon için erler kaldırılırken tahta ranzalardan birisinin çöktüğü ve davacının çöken bu ranzanın altında kalarak ağır şekilde yaralandığı, yapılan tedaviler sonucunda Bursa Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 19.09.1996 tarih ve 777-C rapor numaralı raporu ile belden aşağı felç olacak şekilde sakat kaldığı ve askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve iyi şekilde topluma arzetmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü davacı ve birlik eratı operasyon görevi için görevlendirilmişler ve bu görevin hazırlıklarını yaptıkları esnada, birlik eratına yetecek demir ranza bulunamadığı için davacıda dahil bir kısım eratın birlik imkanlarınca imal edilen çift katlı tahta ranzalara yatırılması nedeniyle, operasyon için eratın kaldırıldığı esnada davalı idare ajanları tarafından yapılan çift katlı tahta ranzanın çökerek davacının bu çöken ranzanın altında kalarak ağır şekilde yaralanmasında davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı, davalı idare davalı idare ajanları tarafından yapılan çift katlı tahta ranzanın bu iş için yeterli dayanıklılıkta yapılmadığı, ajanların idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanları idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde, hizmetin sunulmasında idarenin gerekli kontrol ve tedbirleri almamak suretiyle hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların tesbit edilen maddi zararlarından düşüldüğünden maddi tazminat isteyen davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 28.07.1997 tarih ve 71.831.523 sayılı yazılarından, Genel Müdürlüğünün 10.03.1997 tarih ve 37461 Sayılı işlemi ile davacıya 01.11.1996 tarihinden itibaren 32.139.000. TL. aylık bağlandığı, aylığın 01.07.1997 tarihinde 61.997.000. TL. ye yükseltildiği, 1996 yılı için 2 aylık 12.708.000. TL. tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği görülmüştür.
2330 Sayılı Kanun gereğince davacıya 08.03.1995 tarihinde 11.150.000. TL. Nakdi Tazminat avansı, 02.05.1997 tarihinde de 3.122.967.000. TL daha nakdi tazminat ödenmiştir. Aynı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat nakdi tazminatı alanın maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Davacının, asgari ücretin 1/2 nisbetindeki bakıcı ücreti de dahil maddi zararının tesbiti için re'sen seçilen bilirkişinin 29 Eylül 1997 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden davacıya bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ile sağladığı nakdi tazminat yararının tamamının mahsubuna rağmen karşılanmayan maddi tazminat hakedişinin 8.087.925.274. TL. olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan, bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacının olaydaki sakatlık durumu da dikkate alınarak davacıya uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminata da olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de; Kurulumuzca davacının olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak takdir edildiğinden davacı vekilinin olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yolundaki talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarına karar tarihi olan 03 Aralık 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı Hayati Figengil'in 8.087.925.000. TL. (Sekizmilyarseksenyedimilyondokuzyüzyirmibeşbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemin REDDİNE,
2- Takdiren maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 01 Aralık 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının %30 (Yüzdeotuz), 01 Ocak 1998 tarihinden itibaren %50 (Yüzdeelli) olarak uygulanmasına,
3- Dava adli yardımlı görülmüş olup davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yerolmadığına,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 6.000.000. TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 400.000. TL. sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5.600.000. TL. (Beşmilyonaltıyüzbin TL.) sinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 82.088.000. TL. (Seksenikimityonseksensekizbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince hesap edilen 48.720.000. TL. (Kırksekizmilyonyediyüzyirmibin TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy