(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 25 Aralık 1996 tarihinde kayda 1geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 25 Nisan 1997 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; davacıların yakını P.Er...............in askerlik görevini yaptığı sırada aynı birlikte görevli P.Çvş.................nin 21.2.1996 tarihinde eğitim esnasında tedbirsizliği dikkatsizliği neticesinde lav silahının ateşlenmesi sonucu vurularak vefat ettiğini, davacı baba ...............e aylık bağlandığını, bağlanan aylıkla davacıların tüm zararlarının karşılanmasının mümkün olmadığını, davacıların olay sebebiyle büyük acı ve üzüntü duyduklarını, olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın askerlik öncesi sigortaya tabi bir işte çalışmadığını, vergiye tabi işyerine sahip olmadığını davacı baba ...............e 150.000.000.TL. davacı anne ...............e 200.000.000. TL. maddi, davacı anne ve babaya ayrı ayrı 150.000.000.er TL. manevi, davacı kardeşlere ayrı ayrı 80.000.000.er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda Edirne 3.Mknz.P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 29 Nisan 1997 gün ve 1997/67-121 esas ve karar sayılı gerekçeli hükmün tetkikinden; müteveffa P.Er...........ile sanık P.Çvş............nin 55.Mknz.P.Tug.2.P.Tb.2/55 K.lığında askerlik görevini yaptıkları sırada 21 Şubat 1996 tarihinde tabur eğitim alanında er ve erbaşlara lav silahında eğitim vermek üzere toplanıldığı esnada ders anlatmak üzere sanığın görevlendirildiği, sanığın daire şeklinde toplanmış bulunan erlere lav silahını anlattığı bu sırada olay yerinde bulunan bir adet lav silahını alarak nasıl ateş edildiği ve şekilde kullanıldığı hususunda bilgi verdiği sırada sanığın lav silahının kapaklarını açtığı ve söylediklerini uyguladığı sırada lav silahının birden ateş alması üzerine dersi dinlemekte olan P.Er ........in başına roketatar mermisinin isabet etmesi sonucu vefat ettiği, bilirkişi P.Kd.Ütğm. ............. yeminli beyanında lav silahlarının boş ve dolusunun kolaylıkla anlaşılacağı sanığın ders üzerinde toplanmış erlere lav silahının nasıl çalıştığını göstermek üzere öncelikle emniyet piminin çekilerek arka kapağı ve taşıma kayışının çıkarılarak lavı uzatıldığı tetik emniyet mandalının hazır duruma getirildiği en az bir kğ. kuvvet kullanılarak tetik düşürüldüğü olayın bu şekilde meydana geldiği, silah hakkında bilgisi olduğu ve bilgisini erlere aktarmak istediği sırada olayın meydana geldiği sanığın lav silahını eline aldığı anda en azından silahın ağırlığından dolu olması gerektiğini bilmesinin ve burada sanığın dikkatsiz davrandığının anlaşıldığı bu bakımdan olayda sanığın tam kusurlu olduğu kanaatini belirttiği, kabul edilerek sanığın tedbirsizlik dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arzetmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin açık bir delilidir. Olay günü sanık P.Çvş. ............ müteveffanın da içinde bulunduğu bölük eratına lav silahı hakkında bilgi vermek üzere görevlendirildiği, sanığın lav silahını eline aldığı anda silahın ağırlığından silahın dolu olduğunu anlaması gerekirken, buna dikkat etmemesi, ayrıca lav silahı boş dahi olsa canlı hedefe tevcih etmemesi gerekir, müteveffanın tevcih etmesi, silah boş dahi olsa tetik düşürmemesi gerekirken, tetik düşürmesi fiilleri ilk bakışta olayın idare ajanı olan sanık P.Çvş. .................nin kusurundan ileri geldiği görünüyor ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı ve dolu lav silahını sanığın eline vererek ders anlatmasının istendiği düşünüldüğünde birlikteki hizmetin iyi işlemediği, hizmetin yürütülmesi sırasında ajanların yeterince eğitilmediği ve yeterince denetlenmediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğundan davacıların zararının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş kararlarıyla T.C.Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, maddi tazminat isteyen davacı babaya aylık bağlanıp, bağlanmadığı sorulmuş, T.C.Emekli Sandığı Gn. Md. lüğünün 22.9.1997 tarih 75.947.036 sayılı yazılarından, Genel Müdürlüğün 15.10.1996 tarih ve 157990 sayılı işlemi ile davacı babaya 1.9.1996 tarihinden itibaren 16.037.000.TL. birinci derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malûllüğü yetim aylığı bağlandığı, aylığın 1.7.1997 tarihinde 30.941.000. TL. ye yükseltildiği, 1996 yılı için dört aylık 25.415.000. TL. tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin 30.10.1997 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden davacı anne ve babanın maddi zararlarının bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri ile çok fazlasıyla karşılandığından davacı anne ve babanın maddi tazminat hak edişlerinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılarak davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş ancak davacı anne ve babanın istemlerine bağlı kalınmıştır.
Davacılar vekili manevi tazminatlara da olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, Kurulumuzca davacıların bu ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tespit edildiğinden davacılar vekilinin olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yolundaki taleplerinin reddi cihetine gidilmiş, ancak takdir edilen manevi tazminat miktarları için karar tarihi olan 24 Aralık l997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ............... ile davacı baba ...............in maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak davacı anne ............... ile davacı baba ...............e ayrı ayrı 150.000.000.er TL. (yüzellişermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
3- Takdiren ve istemleri gibi davacı kardeşler ..............., ............... ve ...............e ayrı ayrı 80.000.000.er TL. (seksenermilyon TL.)manevi tazminat VERİLMESİNE,
4- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi istemlerinin Reddine, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 24 Aralık 1997 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (yüzde otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren % 50 (yüzde elli) olarak UYGULANMASINA,
5- Davacılar tarafından peşin yatırılan 8.572.000. TL. (Sekizmilyonbeşyüzyetmişikibin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
6- Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 6.000.000. TL. (Altımilyon TL.) bilirkişi ücretinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
8- Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 3.125.000. TL. (Üçmilyonyüzyirmibeşbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
9- Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 37.600.000.TL. (Otuzyedimilyonaltıyüzbin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara VERİLMESİNE,
10- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 27.000.000.TL. (Yirmiyedimilyon TL.) avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy