(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili 14 Mayıs 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçede özetle; davacı ...........'in Şırnak/Besta 26/1 İç Güvenlik Piyade Taburunda Uzman Erbaş olarak görev yapmakta iken 25 Mayıs 1994 tarihinde teröristlerle girilen çatışmada mevzie roket isabet etmesi sonucu bir gözünü tamamen kaybettiğini, diğer gözünün ise kısmi görme kaybına uğradığını, olaydan sonra ordudan ayrılmak zorunda kalan davacının halen tedavisine kendi imkanları ile devam ettiğini, olay sonucunda sürekli işgücü kaybı sebebiyle maddi, ayrıca genç yaşta gözlerini kaybetmesi sebebiyle manevi zarara maruz kaldığını belirterek 15.000.000.000.-TL. maddi, 5.000.000.000.-TL. manevi olmak üzere toplam 20.000.000.000.-TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını dava ve talep ederek Adli Yardım isteminde bulunmuş, Adli Yardım isteminin Dairemizin 4.6.1997 gün ve 1997/371 esas sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine 17 Temmuz 1997 tarihinde kayda geçen dilekçe ile harcını tamamladığı 6.000.000.000.-TL. lık kısmın 1.000.000.000.-TL. sının manevi 5.000.000.000.-TL. sının maddi tazminat olarak kabulünü talep etmiştir.
Davalı idare ilk savunmasında süre aşımı itirazında bulunduğundan Kurulumuzca öncelikle davanın süresi içinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
Davalı idarece, olayın olduğunun iddia edildiği 25.5.1994 tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye müracaatla yasal süre içerisinde dava açılması gerekirken olay tarihinden 3 sene sonra ön başvuruda bulunulması nedeniyle davada süre aşımının mevcut olduğu ileri sürülmüş ise de, 1602 sayılı Kanunun 43 ncü maddesinde öngörülen bir yıllık başvuru süresinin zararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlaması ve mahkememizin yerleşik içtihatlarıyla yaralanma halinde zararın raporun yetkili makamlarca onaylandığı tarihte öğrenildiğinin kabul edilmesi karşısında, davanın açıldığı tarihte davacı hakkında verilmiş kesin bir raporun bulunmaması nedeniyle süre aşımı itirazına itibar olunmamış, davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava, davacının Şırnak Besta 1/26 ncı İç Güvenlik Piyade Tabur Komutanlığında görev yaptığı sırada 25 Mayıs 1994 tarihinde teröristlerle girişilen çatışmada mevzie roket isabet etmesi sonucu bir gözünü tamamen kaybettiği, diğer gözünün ise kısmi görme kaybına uğradığından bahisle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden davacının Ağustos 1992 tarihinde Uzman Erbaş olarak olarak Hasdal 26 ncı Zh.Tuğ.1.Mknz.P.Tb.Tas.Top.Ks.K.lığında göreve başladığı, bilahare Şırnak Besta 1/26 ncı İç Güvenlik Piyade Tabur Komutanlığında görev ifa etmekte iken 23 Ocak 1995 tarihinde görevinde başarısız olması ve kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve anayasanın 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla işlem ya da eylem arasında uygun nedensellik (İlliyet) bağının bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Maddi olguda bu koşullardan birisinin yokluğu idarenin tazminle sorumlu tutulma yükümlülüğünü ortadan kaldırır.
Davacı, Uzman Çvş. olarak görev yapmakta iken 25 Mayıs 1994 tarihinde teröristlerle girişilen çatışmada mevziye roket isabet etmesi sonucu gözlerinden rahatsızlandığını iddia etmekte, davalı idare ise birliğin arşiv kayıtları ile bu konudaki güncel yazışmaların tamamının araştırılması sonucu iddianın doğruluğunu ve olayın hizmete ilişkin olduğunu açıklayıcı hiçbir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, anılan tarihte herhangi bir sıcak çatışma meydana gelmediğini, davacının görevinde başarısız olması ve kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini, iddiasının asılsız olduğunu belirtmektedir.
Davacının iddialarının yerindeliği ve gerçek olup olmadığı, dairemizin 18 Şubat 1998 ve E.1997/371, 27 Mayıs 1998 gün ve 1997/371, 24 Haziran 1998 gün ve E.1997/371, 30 Eylül 1998 gün ve E.1997/371 sayılı ara kararları ile araştırılmış, bu amaçla davacıya ait özlük sicil ve askerlik şubesi şahsi dosyası, 25 Mayıs 1994 ve müteakip tarihlerde Diyarbakır Askeri Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve sözleşmesinin feshinden sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesinde gördüğü tedavilerle ilgili tüm belgeler celbedilip dava dosyasına eklenerek bilirkişi dinlenilmesine karar verilmiş, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Bora ELDEM, Doç. Dr. Uğur ERDENER, Yrd. Doç.Dr. Hayyam KIRATLI bilirkişi olarak tayin edilmişlerdir.
Bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda davacının gözünde oluşan rahatsızlığın iddia ettiği gibi, doğrudan göze bir parça çarpmasından veya başka sebeplerden oluşup oluşamayacağı konusunda sağlıklı bir yargıya varabilmek açısından, vuku bulduğu iddia edilen olaydan sonra çekilmiş yabancı cisim grafiklerinin, varsa bilgisayarlı tomografilerinin ve evisserasyon materyaline ait patoloji raporlarını incelenmesinin uygun olacağı, ayrıcı oluştuğu iddia edilen travma ve bunu tamire yönelik cerrahi işlemlerin kayıtlarının da ilgili hastanelerden istenmesinden sonra kesin rapor düzenlenebileceği yönünde düşünce bildirilmesi üzerine Mahkememizce, ara kararı ile davacı vekilinden bilirkişilerce talep olunan belgelerin gönderilmesi, ayrıca davacının geçirdiğini iddia ettiği ameliyatın hangi tarihte ve hangi hastanede yapıldığının bildirilmesi istenmiştir.
Davacı vekilince,12.03.1999 tarihli cevabi yazıda; 25.5.1994 tarihli yaralanmadan sonra Davacının Diyarbakır Askeri Hastanesinde tedavi altına alındığı, ilk müdahalenin burada yapıldığı, yaklaşık 15 gün sonra GATA'ne sevk edildiği, Diyarbakır'da ki ilk müdahalelerde yapılan tedavilerin ameliyat olarak telaffuz edildiğini, bilirkişilerce istenen yabancı cisim grafikleri ve raporların tutulmamış olabileceği belirtilmiştir.
Bu durumda; davacının Mahkememizce getirtilip dava dosyasına eklenen ve bilirkişilerin incelemesine sunulan gerek askerlik hizmeti sırasında gerekse sözleşmesinin feshinden sonra sivil yaşantısında gördüğü tedavilerle ilgili tüm tıbbi kayıtlar ve belgeler içerisinde bilirkişilerce incelenmesi lüzumlu görülen hususların yer almaması, mahkememizin ara kararına rağmen davacı vekilince bu belgeler ibraz olunmadığı gibi bu tür belgelerin tutulmamış olabileceğinin bildirilmesi karşısında davacıdaki rahatsızlığın iddia ettiği şekilde göze bir parça çarpmasından mı yoksa başka bir sebeplerden mi oluştuğu, diğer bir ifadeyle rahatsızlığın görevin sebep ve tesiriyle meydana gelip gelmediğinin tıbbi bilirkişilerce tesbiti mümkün olamamış, bu nedenle Kurulumuzca, dosyada mevcut delillere göre değerlendirme yapılmıştır.
Bu bağlamda, yapılan incelemede; Uzman Erbaş olarak görev yapmakta iken başarısız olması ve kendisinden istifade edilemeyeceği kanaatine varılması nedeniyle sözleşmesi 23 Ocak 1995 tarihinde feshedilen davacının, aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra Milli Savunma Bakanlığına başvuruda bulunarak 25 Mayıs 1994 tarihinde teröristlerle girişilen çatışmada mevzie roket isabet etmesi sonucu bir gözünü kaybettiği, diğer gözünün ise kısmi görme kaybına uğradığı yolundaki iddiaları başka bir bilgi ve belge ile doğrulanmadığı görülmüştür.
Davacının iddialarının aksine, askerlik görevini yaptığı 1/26 ncı İç Piyade Tabur Komutanlığının 28.3.1997 gün ve PER. 7200.169-97/1042 sayılı yazısında; birlik kayıtları ile bu konudaki güncel yazışmaların tamamının araştırılması sonucu iddiaların doğruluğunu gösterir hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacıyla aynı tarihte görev yapan uzman erbaşlardan alınan bilgilere göre belirtilen tarihte herhangi bir sıcak çatışmanın meydana gelmediği belirtilmiştir.
Diğer yandan, davacı vekilince gönderilen Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesinin 22.10.1998 tarihli yazısında; anılan hastanede ilk kez 30.10.1995 tarihinde muayene olduğu belirtilen davacı, bu muayene sırasında 1 sene önce sağ gözüne şarapnel parçası geldiğini, 3 gün sonra ameliyat olduğunu, ameliyattan sonra oluşan üveitin ayda bir nüksettiği yolundaki beyanları nedeniyle davacı vekilinden, davacının nerede ve hangi tarihte ameliyat olduğu sorulmuş, 12.03.1999 tarihli cevabi yazıda; ameliyat olarak telaffuz edilen hususların ilk müdahalelerde yapılan tedaviler olduğu, 25.5.1994 tarihli yaralanmadan sonra davacının Diyarbakır Askeri Hastanesinde tedavi altına alındığı, ilk müdahalelerin burada yapıldığı, 15 gün sonra Ankara GATA'ne sevk edildiğinin belirtilmesi üzerine celbedilen Diyarbakır Askeri Hastanesi ve GATA'ne ait kayıt ve belgelerden, davacının Diyarbakır Askeri Hastanesine ilk kez 10.6.1994 günü başvurduğu, göz doktorunun izinli olması nedeniyle aynı gün sağ gözde üveit tanısıyla GATA'ne sevkedildiği, GATA'de gördüğü tedavi süresince de herhangi bir operasyon geçirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöndeki iddiaları da doğrulanmamıştır.
Bu itibarla; davacının gözünde meydana gelen rahatsızlığın idarenin kusurlu bir davranışı sonucu yahut askerliğin sebep ve tesiriyle meydana geldiği, hizmet ile zarar arasındaki illiyet bağının varlığı somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı gibi davacının idareye Yönelttiği iddiaların hepsi soyut ve genel iddialar düzeyinde kalması sebebiyle zararlı, sonuçta davalı idarenin sorumluluğundan söz etmek mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine,
2- Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerine göre 649.700.-TL.başvurma Harcı ile 870.000.-TL.ilam harcının toplamı olan 1.519.700.-TL. harcın davacı tarafından peşin yatırılan 54.000.000.-TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 52.480.300 TL. (Elliikimilyondörtyüzseksenbinüçyüz TL.) harcın istek halinde DAVACIYA İADESİNE,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 45.000.000.-TL. (Kırkbeşmilyon TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 6.450.000.-TL. (AltımilyondörtyüzelIibin TL.) posta giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5- Dava Duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 73.000.000.-TL. (Yetmişüçmilyon TL.) Avukatlık ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
6- İncelemesi biten davacıya ait özlük sicil ve askerlik şubesi şahsi dosyası ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastane kayıtlarının ilgili makamlara İADESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy