(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 6 Ocak 1997 tarihinde Edirne İdare Mahkemesine Askeri Yüksek İdare Mahkemesine gönderilmek üzere verilen ve 13 Ocak 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını olan P.Er ............... Edirne 54 ncü Zh.Tug.2. Hudut Tb.K.lığında askerlik görevini yaparken aynı birlikte görevli bazı subay ve astsubayların hatası sonucunda Meriç nehrinde 31 Ağustos 1996 tarihinde boğulduğunu olaydan sorumlu olan rütbeli personel suçlu bulunarak haklarında Askeri mahkemece mahkumiyet tesis edildiğini ölüm olayı nedeniyle müteveffanın anne ve babasının destekten yoksun kaldıklarını ve ölüm olayından büyük acı duyduklarını belirterek her ikisine de ayrı ayrı 400.000.000.er TL. maddi, 150.000.000er TL. manevi, beş kardeş içinde 80.000.000.er TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini dava ve talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden : davacıların yakını olan P.Er ............. 54 ncü Zh.Tug.2.Hd.Tb.1.Hd.Bl.K.lığında askerlik görevini ifa ettiği sırada, aynı bölükte görevli Astsb.Çvş.............. ve Uzm.Çvş...............nın bölük komutan vekili olarak görev yapan P.Ütğm...........dan balık tutmak için izin aldıkları, izin alan personel müteveffa P.Er ...........i de yanlarına alarak balık tutmak için nehirin yanına gittiklerini, bu sırada havanında karardığını, nehire giriş noktasından muhtemelen 60 m. sonra suyun aniden derinleşmesi üzerine telaşlanarak kıyıya çıktıklarını, ancak müteveffanın çıkamadığı ve boğulduğu ertesi gün cesedin giriş yerinden 150 m. ilerde bulunduğu 3 ncü Mknz.P.Tüm.Askeri Mahkemesi tarafından yargılanan P.Ütğm................a emre itaatsizlikte ısrar suçundan iki ay onbeşgün hapis cezası, P.Astsb.Kd.Çvş................... ve P. Uzm.Çvş..........nın emre itaatsizlikte ısrar suçundan beş ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacıların desteğinin ölümü sonucunu doğuran maddi olayda idare tarafından nehre girilmemesi konusunda gerekli emirleri yayınlamasına rağmen bu emirleri icra ve takip edecek personeli bu konuda yetiştirmemesi ve bu personelin disiplinsizlikle olayın oluşuna sebep vermesi nedeniyle idarenin bir hizmet kusuru olduğu sonucuna varılmıştır.
Müteveffanın nehre girmemek için direnme göstermemesinin Başsavcılığın müterafik kusur olarak dikkate alınması yönündeki düşüncesine, müteveffa ile birlikte üç rütbeli personelin bulunması bunlarında nehre girmesi ve rütbeli personelin emirlerini yerine getirmek sorunda olması ve müteveffanın itiraz etmesi halinde ilerde baskı ve zorlamalarda bulunabileceklerinden dolayı Başsavcılığın müterafik kusur düşüncesine itibar edilmemiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 12 Kasım 1997 tarihli bilirkişi raporunda davacı anne ve babanın 199.943.322.ar TL. maddi tazminat hakedişinin olduğu belirtilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporunun idare tarafından 21 Kasım 1997 tarihinde Şubat 1997 ile Mart 1998 arasında asgari ücret arasında büyük fark olduğu belirtilerek itiraz edilmiştir. İtiraz yerinde bulunarak yeniden 12 Aralık 1997 tarihinde Ek bilirkişi alındığı ve Ek bilirkişi raporunda davacı anne .............. ve davacı baba ......... ayrı ayrı 176.468.522.şer TL. maddi tazminat hakedişlerinin olduğu belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ek bilirkişi raporuna taraflarca süresi içerisinde itiraz olunmamış, ilmi verilere ve Mahkememizin yerleşik içtihatlarının uygun düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca tatbikat yapılmıştır.
Davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ileride duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı manevi tazminat istemine olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü sosyal ekonomik koşullar esas alınarak tespit edildiğinden davacıların talebinin reddi cihetine gidilmiş, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz verilmesi kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ..................e 176.000.000.TL. (yüzyetmişaltımilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca davacı baba ..............e 176.000.000. TL. (yüzyetmişaltımilyon TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. İstemlerine bağlı kalınarak davacı anne ....................... ile davacı baba ................e ayrı ayrı 150.000.000.er TL. (Yüzellişermilyon TL.) manevi tazminat verilmesine,
4. İstemlerine bağlı kalınarak davacı kardeşler ............, ............, .........., ........... ve ..........e ayrı ayrı 80.000.000.er TL. (seksenermilyon TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına 31 Ağustos 1996 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (yüzde otuz), 1 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. Hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminin reddine, ancak karar tarihi olan 14 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
7. Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan 18.315.000. TL. (Onsekizmilyonüçyüzonbeşbin TL.) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilecek olan 2.575.000. TL. (İkimilyonbeşyüzyetmişbeşbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Davacılar tarafından yatırılan ve sarf edilen 6.000.000. TL. (Altımilyon TL.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 2.640.000. TL.(İkimilyonaltıyüzkırkbin TL.) sının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 3.360.000. TL. (Üçmilyonüçyüzaltmışbin TL.) sının davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
11. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 71.120.000. TL. (Yetmişbirmilyonyüzyirmibin TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
12. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesap edilen (Tarifenin 11 nci maddesi de nazara alınarak) 32.880.000.TL. (Otuzikimilyonsekizyüzseksenbin TL.) Avukatlık Ücretinin davacılardan alınarak İDAREYE VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy