(5434 S. K. m. 54) (211 S. K. m. 34) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 8)
Davacı vekili, 18 Haziran 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği cevap layihasında özetle; Müvekkilinin 30.03.1984 tarihinde kendi isteği ile TSK. den ayrıldığını, daha sonra MSB. lığının 22.11.1996 tarihli onayı ile adi malûl olarak emekliye sevkedildiğini, TSK. Kimlik Kartı Yönergesinin 5 nci Maddesinin (e) fıkrasının uygulanarak emekli Subay Kimlik Kartının verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının P.Öyzb. rütbesiyle, 5 nci P.Er Eğt.Tuğ.K.lığı emrinde görevli iken 30.03.1984 tarihinde emeklilik için gerekli 25 yıllık fiili hizmet süresini doldurmadan istifaen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı, daha sonra malûl durumuna girmesi nedeniyle GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinden aldığı, 08 Nisan 1996 tarih ve 497 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile başvuruda bulunması üzerine Milli Savunma Bakanlığının 22 Kasım 1996 tarihli onayı ile 5434 Sayılı Kanunun 54 ncü maddesi gereğince adi malûl olarak emekliye şevkinin uygun görüldüğü ve T.C. Emekli Sandığınca 01.05.1996 tarihinden itibaren adi malûllük aylığı bağlandığı, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri Emekli Subay Kimlik Kartı verilmesi yolundaki 24 Ocak 1997 tarihli dilekçesinin M.S.B. lığının 16 Nisan 1997 gün ve PER.: 3931-80-97/Per.Ynt.Ş. Ynt. Ks. (162) sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kimlik kartları ile ilgili hususlar 211 Sayılı T.S.K. İç Hizmet Kanununun 34/e ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 8/b maddelerinde yer almakta ve Silahlı Kuvvetler mensuplarına verilecek kimlik kartının veriliş biçim ve koşullarının yönerge ile saptanacağı belirtilmektedir. Milli Savunma Bakanlığınca çıkartılan TSK. leh Kimlik Kartı Yönergesinde ise (MSY 52-7 A) T.S.K. leri mensupları ve ailelerine ilaveten emekli subay, astsubay, uzman jandarma çavuş ve uzman erbaşlara bunların ailelerine de kimlik kartı verilmesi öngörülmüştür.
Anılan Yönergenin kimlik kartı verilemeyecek personel başlıklı 6 ncı maddesinin (e) fıkrasında emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamadan; istifa ederek ayrılanlara ve yetersizlik sebebiyle ilişiği kesilenlere daha sonraki hizmetlerinin birleştirilmesi veya yaş hadlerini doldurmaları nedeniyle emekli aylığı bağlansa dahi kimlik kartı verilmez, aynı maddenin (m) fıkrasında ise 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu gereğince, maaş bağlanmaksızın maluliyet sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlara daha sonra hizmetlerinin birleştirilmesi nedeniyle emekli aylığı bağlansa dahi kimlik kartı verilmez, hükümlerine yer verilmiştir.
Emeklilik, genel olarak kamu görevlilerinin özel kanunlarında öngörülen süre kadar kamu hizmetinde çalıştıktan sonra kamu görevlisi statüsünden çıkarak, emekli aylığı bağlanmak suretiyle emeklilik statüsüne geçmeleri şeklinde tanımlanabilir. Emeklilikle ilgili yasal düzenlemeler dikkate alındığında Türk Silahlı Kuvvetleri Emeklisinin; Silahlı Kuvvetlerde 25 yıllık hizmet süresini doldurduktan sonra, kendi isteğiyle istifaen emekli olan veya kadrosuzluk nedeniyle haklarında emeklilik işlemi tesis edilen yahut sağlık veya yetersizlik nedeniyle emekli edilen personel olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı ile 25 yıllık hizmet süresini doldurmadan kendi istemi üzerine 30.03.1984 tarihinde Silahlı Kuvvetlerden ayrıldığından Silahlı Kuvvetler emeklisi olarak kabul etmeye imkan bulunmamaktadır. Davacıya, sonradan adi malûl durumuna girmesi nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 54 ncü maddesi uyarınca emeklilik hakkını kazanmış ve emekli aylığı bağlanmış olması Silahlı Kuvvetler emekliliği hakkını kazandırmamaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesinde davacının konumunda olan emeklilik için yasal hizmet süresini tamamlamadan istifa etmek suretiyle Silahlı Kuvvetlerden ayrıldıktan sonra malûl durumuna girmeleri nedeniyle emeklilik hakkını elde edenlerle ilgili özel bir düzenleme bulunmamakta ise de; bahse konu Yönergenin 6 ncı maddesinin (e) ve (m) fıkralarında, emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamadan istifa ederek ayrılanlar ve yetersizlik sebebiyle ilişiği kesilenler ile maluliyet sebebiyle maaş bağlanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlara, daha sonraki hizmetlerinin birleştirilmesi veya yaş hadlerini doldurmaları nedeniyle emekli aylığı bağlanması halinde dahi kimlik kartı verilmeyeceği hükme bağlanmışken davacıya kimlik kartı verilmesi gerektiğine ilişkin iddiaların geçerliliği ve dayanağı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan idarenin takdir hakkını kullanarak Silahlı Kuvvetler emeklileri ile emeklilikte bu statüyü koruyan kişilere kimlik kartı vermesinde ve yönergede de bu biçimde düzenleme getirmesinde hukuka aykırılıktan söz edilemez. İdari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
Bu itibarla; davacıya Emekli Subay Kimlik kartı verilmemesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy