(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin 10 Haziran 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; davacının temel eğitimini tamamladıktan sonra 10 günlüğüne memleketi olan Ağrıya dağıtım iznine gönderildiğini, izin sonunda 17.5.1995 günü emir gereği Ağrı Merkez K.lığına başvurduğunu, adı geçen komutanlıkça kiralanan sivil otobüs ile yola çıktığını otobüsün Erzum - Erzincan arasında trafik kazası yapması sonucu davacının ömür boyu bakıcıya muhtaç olacak şekilde felç ve sakat kaldığını kazanç mahrumiyeti ve bakıcı gideri olarak 12.000.000.000. TL. maddi, duyduğu ve ömür boyu duyacağı üzüntülerini kısmen de olsa hafifletmek için 300.000.000. TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idarenin, davaya bakmak görevinin adliye mahkemelerine ait olduğu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bu davaya bakma görevinin bulunmadığı yolundaki görev itirazı, Dairemizin 5 Kasım 1997 gün ve Gensek No. 1997/887 Esas No.1997/462 sayılı kararı ile iznin ve birliğe sevkin görülen askeri hizmetin bir parçası olması nedeniyle eylemde askeri hizmete ilişkin vasfının bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, bu kararın davalı idareye 18.11.1997 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı idarece görev uyuşmazlığının çıkarılmadığı görüldüğünden davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden; Davacının Çanakkale Deniz Er Eğt.Tb.K.lığı emrinde temel askerlik eğitimini tamamladıktan sonra Foça Amfibi Deniz Piyade Tug. K.lığına dağıtımının yapıldığı, dağıtımla birlikte davacıya 10 gün dağıtım izni verildiği, iznini memleketi olan Ağrı Patnosta kullanan davacının izninin sonunda verilen emir gereği Patnos Merkez K.lığına müracaat ettiği, Patnos Merkez K.lığınca temin edilen sivil araçlarla ve diğer erlerle birlikte Erzincandaki Kabul ve Toplama Merkezi K.lığına hareket eden davacının içinde bulunduğu aracın Erzurum-Erzincan arasında devrilmesi sonucu yaralandığı, yapılan tedavileri sonunda Bursa Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunca verilen 19.9.1996 tarih ve 776-C sağlım raporda, belden aşağı felç olduğu, idrar ve gaite his ve kontrolünün mevcut olmadığı, davacının üst ekstremitelerinde de kuvvet kaybı bulunduğu yatakta kendi başına dönemediği, oturamadığı belirtilerek askerliğe elverişli değildir kararı verildiği anlaşılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Dava konusu olay, er olan davacının izinli olduğu sırada meydana gelmiş ise de; eratın izinli bulundukları evrede silah altında olma, yani yükümlülük hallerinin devam etmesi davacının izinden dönerken verilen emir gereği askeri birlikçe kiralanan otobüsle izinden dönmesi 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 13.3.1996 gün ve 1976 sayılı kanunla değişik 56 ncı maddesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada celp, sevk, izne gidiş ve dönüşleri sırasında vuku bulucak arızalarda kişilerin vazife malûlü sayılmaları, keza davacıya bu olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığınca vazife malûlü kabul edilerek vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olması ve davalı idarece nakdi tazminat ödenmesi karşısında olayın kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği sonucuna varılmıştır. Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 125/son maddesi gereğidir.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca olay sebebiyle T.C.Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacının maddi zararlarından düşüldüğünden, maddi tazminat talebinde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Md. lüğünün 13.10.1997 tarih ve 75.912.003 sayılı yazılarından, Genel Müdürlüğün 29.4.1997 tarih ve 56389 sayılı işlemi ile 1.10.1996 tarihinden itibaren 32.074.000.TL. 1.derece vazife malûlü aylığı bağlandığı aylığın 1.7.1997 tarihinde 61.885.000.TL.ye yükseltildiği, 1996 yılı için 3 aylık 19.062.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiğinin bildirildiği görülmüştür.
2330 Sayılı Kanun gereğince davacıya 2.5.1997 tarihinde 3.106.338.000.TL. nakdi tazminat ödenmiştir. Aynı kanunun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat Nakdi Tazminatı alanın maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Davacının sağlık kurulu raporundaki sakatlık durumu dikkate alınarak 3/4 oranındaki bakıcı ücreti de dahil maddi zararının tesbiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 30 Mart 1998 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacıya bağlanan aylıklar, ödenen tütün ikramiyeleri ile ödenen nakdi tazminat yararının tamamının düşülmesine rağmen karşılanamayan maddi tazminat hakedişinin 12.973.116.899.TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen bu bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmemiştir.
Ancak bilirkişi raporunun alınmasından sonra 04 Nisan 1998 tarih ve 23307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 3480 sayılı Malûller ile Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanunda değişik yapılmasına dair 4355 sayılı kanunla her yıl ödenecek tütün ikramiyeleri göstergeleri arttırılmış bulunduğundan, Kanundan doğan bu artış nedeniyle ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmüş, 4 Mayıs 1998 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının olay nedeniyle maruz kaldığı tazminat hakedişinin 11.249.265.491.TL. olduğu tespit edilmiştir. Kanundan doğan ve Mahkemece resen göz önünde bulundurulması gereken bu fark nedeniyle alınan ek bilirkişi raporunun tebliğe çıkarılmasına gerek görülmemiştir.
Ek bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan ek bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacının duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarı paranın karar sırasındaki alış gücü esas alınarak belirlendiğinden bu istem kabul edilmemiş, ancak hükmolunan manevi tazminata karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan Nedenlerle;
1. Ek bilirkişi raporu uyarınca davacı ..................a 11.249.265.000.TL. (ONBİRMİLYARİKİYÜZKIRKDOKUZ MİLYON İKİYÜZALTMIŞBEŞBİN TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Takdiren ve istemine bağlı kalınarak davacı ..................a 300.000.000.TL. (ÜÇYÜZMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği kabul edilen 19 Kasım 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, faiz oranının 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ), 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren % 50 (YÜZDE ELLİ) olarak uygulanmasına,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi isteminin REDDİNE, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarına karar tarihi olan 6 Mayıs 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (YÜZDE ELLİ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan 111.350.000.TL. (Yüzonbirmilyonüçyüzellibin TL.) harcın istek halinde DAVACIYA İADESİNE,
6. Davalı idare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 6.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 375.000.TL.sının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5.625.000. TL. (Beşmilyonaltıyüzyirmibeşbin TL.) sının davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 2.100.000.TL. (İkimilyonyüzbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 97.249.265. TL. Doksanyedimilyonikiyüz kırkdokuzbinikiyüzaltmışbeş TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
10. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi tazminat miktarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 54.029.400.TL .(Ellidörtmilyon yirmidokuzbindörtyüz TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy