(1602 S. K. m. 20)
Davacı, 21.06.1999 tarihinde Sımak Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip 30.06.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Van-Başkale Albayrak 9 ncu J.Snr. Bl. Komutanlığında görev yapmakta iken 25.04.1996 tarihinde çeşitli iddialar nedeniyle hakkında başlatılan tahkikata esas olarak kaldığı misafirhanedeki odasında arama yapıldığını, tutanakla tespit edilen şahsına ait eşyalarına el konulduğunu, ancak şahsına ait 1 adet 105 parçalık ve 1 Adet 75 parçalık porselen yemek takımının adli emanete malzeme tevdiine ait senette belirtilmediği, 21 nci Jandarma Sınır Tüm. Ds.Kt. Kh. Tk. K.lığı deposunda adli emanet konusu malzemelerin bozulmaya yüz tutması nedeniyle ilgili şahıs ve yerlere teslim edilmesinin, 21 nci Jandarma Sınır Tüm. Komutanlığının 08.09.1998 tarihli emri ile istendiğini, zaten 21 nci jandarma Snr. Tüm. K.lığı Askeri Savcılığının 23.05.1998 gün ve 1997/354 sayılı iddianame ve koğuşturmaya yer olmadığı kararında söz konusu eşyaların delil olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini, 21 nci Jandarma Sınır Tüm. Ds. Kt. Komutanlığının 18.09.1998 tarihli yazısı ile söz konusu eşyaların 02.11.1998 tarihine kadar teslim alınmasının, alınmadığı takdirde imha yoluna gidileceğinin bildirildiğini, özel vekalet verdiği bir şahıs aracılığıyla eşyalarını teslim almak için başvuruda bulunmasına rağmen eşyaların imha edildiğine ilişkin tarihsiz bir tutanağın teslim edildiğini, adli emanete alınan eşyalarının gereği gibi korunmayarak imha yoluna gidilmiş olmasının kendisini mağdur duruma düşürdüğünü, imha edilen eşyalarının karşılığı olan 1.000.000.000 TL. sının tazminat olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
1602. Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre, davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı, ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev, kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle Kurulumuzca öncelikle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olup olmadığı hususu incelenmiştir.
T.C. Anayasasının 157 nci maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Buna göre; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması gereklidir.
Dava konusu olay; davacının Van-Başkale Albayrak 9 ncu J.Snr. Bl. K. lığında görevli iken çeşitli iddialarla hakkında yürütülen bir tahkikatla ilgili olarak 25.04.1996 tarihinde kaldığı misafirhanedeki odasında bulunan eşyalarının soruşturmaya esas olmak üzere emanete alınması, ve bilahare imha edilmesi üzerine uğradığı zararın giderilmesi için 1.000.000.000 TL. tazminat istenmesinden ibarettir.
Davacının asker kişi olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, soruşturma nedeniyle emanete alınan eşyaların imhası işleminin askeri hizmete ilişkin olmadığı anlaşıldığından davanın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde açılması ve bu yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20nci maddesinde öngörülen asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin olma koşulları birlikte gerçekleşmediğinden davanın görüm ve çözümünün adli yargının görevine dahil olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy