(6136 S. K. m. 10) (3269 S. K. m. 13)
Davacı 19.6.1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, KKK. lığınca 3.P.Er Eğt.Tug.K.lığına 27 adet zoralım silahı tahsis edildiğini bu silahlardan tercih ettiği Macar Browning marka silahı almak için müracaatta bulunduğunu, isminin tahsis çizelgesinde yazılmış olup ilgili Komutanlığa gönderildiğini, bahse konu silahlardan 11 adedinin Sb. ve Astsb.lara tahsis edilmiş olup geri kalanlarının uzman erbaşlara dağıtılmadığını, bu konu ile ilgili olarak yapmış olduğu müracaata sebep gösterilmeksizin olumsuz yanıt verildiğini, bu nedenle 27 silahtan subay ve astsubayların istekte bulunmadığı silahların sırayla Uz.erbaşlara tahsisinin yapılmasını, seçeceği silahın kendisine tahsisinin yapılmasını dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava, P.Uzman Çvş. olan davacının zoralım silahı almak için başvuruda bulunmasına rağmen kendisine zoralım silahı tahsis edilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6136 Sayılı Ateşli Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun 10 ncu maddesi; Mahkemelerce zoralımına karar verilen veya güvenlik kuvvetlerince herhangi bir şekilde ele geçirilen ateşli silahlarla mermiler ve bıçaklar bir tutanak karşılığı Milli Savunma Bakanlığı emrine verilir.
Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT Müsteşarlığı ve Gümrük ve Muhafaza Genel Müdürlüğünün ihtiyaçları bu silah ve mermilerden öncelikle karşılanır.
Birinci fıkra gereğince Milli Savunma Bakanlığı emrine verilen ateşli silahlardan Türk Silahlı Kuvvetleri ile ikinci fıkrada belirtilen kuramların ihtiyaçları karşılandıktan sonra artan miktardan bir kısmını, özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisini haiz olan veya Bakanlar Kurulu kararı ile silah taşımalarına ve zati silah edinmelerine izin verilen kişilere bedel takdiri suretiyle ve Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu aracılığı ile satmaya Milli Savunma Bakanlığı yetkilidir hükmünü amirdir.
3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 13 ncü maddesinin 489 sayılı KHK. ile ekli ikinci fıkrası Uzman erbaşlar ilk sözleşmelerini müteakip bedeli karşılığında zati tabanca edinebilirler ve görevli olmadıkları zamanlarda da resmi veya sivil elbise ile zati tabancalarını göze görünmeyecek bir şekilde taşıyabilirler. En az 10 yıl görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlara, istifa veya istifa etmiş sayılmak suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlara, istifa veya istifa etmiş sayılmak suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subay ve astsubaylar gibi; emeklilik durumunda ise, emekli subay ve astsubaylar gibi silah taşıma ruhsatı verilir hükmünü öngörmektedir.
3269 sayılı Kanunun 13 ncü maddesi ile silah taşımalarına izin verilen uzman erbaşlara, 6136 sayılı kanunun 10 ncu maddesi gereğince zoralım silahı verilmesinde yasal engel bulunmamaktadır.
Ancak, ele geçirilen zoralım silahlarının öncelikle, Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mit Müsteşarlığı ve Gümrük ve Muhafaza Genel Müdürlüğünün ihtiyaçlarının karşılanmasına tahsis edilmektedir. Arta kalan miktar yasa hükmüne uygun olarak belirtilen kişilere bedel karşılığı satılmaktadır.
Davacının görevli olduğu 3.P.Er Eğt. Tug.K.lığına 27 adet zoralım silahı tahsis edilmiş olup, bu silahlardan 11 tanesinin Tugayda görevli subay ve astsubaylara tahsis edildiği, geri kalan 16 silahın aynı birlikte görevli müracaatta bulunan uzman erbaşlara ve bu arada davacıya tahsis edilmediği anlaşılmakta ise de, bu silahların uzman erbaşlara tahsis edilmemesinin sebebi, davacı ve diğer uzman erbaşların yasal olarak zoralım silahlardan satın alamayacaklarına ilişkin bir engelin mevcudiyetinden kaynaklanmadığı, bu kişilerinde yasal olarak zoralım silahı alabileceklerinin idare tarafından kabul edildiği, davacıya zoralım silahı verilmemesinin sebebi, elde yeterince zoralım silahının bulunmaması ve idarenin de bu kıt olan silahları öncelikle zoralım silahı edinmemiş subay ve astsubaylardan rütbe ve kıdem sırasına göre tahsis yapılmasını hedeflenmesinden kaynaklandığı ve idarenin tahsis işlemindeki bu bedelinde, takdirinde de hukuka aykırılık bulunmadığı, esasen idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesi mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy