(1602 S. K. m. 63)
Davacı .............nin 13 Mart 1998 tarihinde kayda geçen Askeri Yüksek İdare Mahkemesine hitaben yazdığı 13 Mart 1998 tarihli dilekçesinde, yabancı uyruklu eşinden boşanmış olduğundan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya devam etmek istediğinden 24 Eylül 1996 tarihinde açtığı ve Gen.Sek. No: 1996/1613 nolu davasından feragat ettiğini belirtmesi üzerine söz konusu dilekçe üzerine Başsavcılığın düşüncesi alındıktan sonra AYİM. Genel Sekreterliğinin 26 Mart 1998 tarih ve Gen. Sek. No.: 1997/747 İd.Ks. sayılı yazı ekinde davacının istemi konusunda bir karar verilmek üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin 1997/560 Esasında kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden; davacının 24 Eylül 1996 tarihinde yabancı uyruklu kadınla izinsiz evlenmesi nedeniyle müstafi sayılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açtığı, AYİM.2 nci Dairesinin 14 Ocak 1998 gün ve 1997/560 Esas 1997/144 Karar sayılı ilamı ile işlemin iptaline karar verildiği, davacının ise Mahkememizin kararından sonra vermiş olduğu 13 Mart 1998 tarihinde kayda geçen aynı tarihli dilekçe ile davasından feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Feragat, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğuran bir irade beyanıdır. Bu itibarla hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilmesi mümkündür.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireleri ve Daireler kurulunun kararları kesin olup, kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını hasıl eder. Bu kararlar aleyhine, ancak bu kanunda yazılı kanun yollarına başvurulabilir.
Bu durumda hakkında 14 Ocak 1998 tarihinde karar verilen davacının, feragat talebi bu tarihten daha sonra gerçekleştiğinden ve Dairemizce verilen kararlar kesin olduğundan yapılan feragatin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istemi hakkında BİR KARAR VERİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy