(Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü m. 74)
Davacı vekili, 3 Ocak 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği cevap layihasında özetle; müvekkilinin, hakkında düzenlenen sefer görev emrinin rahatsızlığına istinaden değiştirilerek ikametgahına yakın tam teşekküllü askeri hastanenin bulunduğu bir birlikte görevlendirilmesi yolundaki isteminin MSB. lığınca değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, Edirne'de ikamet eden ve kalp hastası olan müvekkilinin bu görevi yerine getirmesi hastalığı sebebiyle hayatını tehlikeye maruz bırakacağının aşikar olduğunu ileri sürerek sefer görev emrinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava sefer görev emrinin iptali istemiyle açılmış ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davacının amacının sefer görev emrinin kaldırılıp geri alınması, başka bir ifadeyle tümden iptali olmayıp, sağlık durumunun elverişsizliği nedeniyle seferde görev yapacağı birliğin ikametgahına yakın ve tam teşekküllü bir hastanenin bulunduğu birlik olarak değiştirilmesi olduğundan davanın konusu sefer görev emrinin sağlık durumuna uyacak şekilde düzenlenmemesi işleminin iptali olarak değerlendirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Astsubay olarak muvazzaflık hizmetini yapmakta iken geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle hakkında Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesi Baştabipliğinin 13.4.1992 gün ve 213 sayıl sağlık kurulu raporu ile geçirilmiş miyokard enfarktüsü teşhisiyle D/42 F/3 sınıfı görevini yapar. Alçak irtifak, ılıman bölgede ve tam teşekküllü bir hastanenin olduğu yerde görev yapması uygundur kararı verilen ve 1973 yılında bypass ameliyatı geçiren ve 18.3.1996 tarihinde kendi isteğiyle emekli olmasını müteakip tanzim olunan 20.5.1996 tarihli sefer görev emri ile Ağrı İlindeki bir birliğe sefer görevi verilen davacının, rahatsızlığına istinaden sefer görev emrinin değiştirilerek ikametgahına yakın, tam teşekküllü bir hastanenin bulunduğu birliğe sefer görevi verilmesine ilişkin isteminin Milli Savunma Bakanlığınca reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu ile ilgili Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğünün 83 ncü, TSK. Personel Seferberliği Yönetmeliğinin 21 nci ve TSK. Seferberlik ve Savaş Hali Yönergesinin 10 ncu Bölüm 1 nci Kısım 1 nci maddesi hükümleri uyarınca sağlık nedeniyle sefer görev emirlerinin kaldırılması ve geri alınması ancak askerliğe elverişsiz hale gelindiğinin sağlık raporuyla belirlenmesi halinde mümkün olabileceğinden, kendi isteğiyle emekli olan ve hakkında askerliğe yahut yedek askerliğe elverişli olmadığını gösterir biri rapor bulunmayan davacıyla ilgili sefer görev emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık söz konusu değildir.
Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğünün 74 ncü TSK. Personel Seferberliği Yönetmeliğinin 11 nci maddelerinde; Subay ve astsubay dağıtımları, Yönergede açıklanan esaslara uygun olarak Milli Savunma Bakanlığınca yapılır. Bu dağıtımda subay ve astsubayların sınıf, rütbe ve uzmanlık konusuyla, ihtiyaç bildiren komutanlıkların önerileri ve sefer görevinin en kısa süre içerisinde dağıtımının yapıldığı birlik veya kurumda bulunabilmesi göz önünde tutulur denilmek suretiyle sefer görev emirlerinin verilmesinde idareye bir takdir yetkisinin verildiği görülmektedir.
Takdir yetkisi genellikle belirli olaylar karşısında idari makamların şu veya bu kararı almakla özgür olması ve bu kararlar arasında seçim hakkına sahip bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu takdir yetkisinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir yetkisinin idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, duygusal değerlendirmelerden kaçınıldığı, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı olarak kullanıldığı sürece yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. İdarenin takdir yetkisini yerinde kullanmadığı, kullanılan takdir hakkında hukuka aykırılık bulunduğu iddiasının ileri sürülmesi halinde idari yargı yoluyla takdir hakkının sınırlarının aşılıp aşılmadığının saptanması gerekmektedir.
İdarenin yetkisini kanunun amacına aykırı bir biçimde kullanması hali, başlı başına hukuka aykırılık teşkil eder. Her idari işlemin amacı kamu yararı olmalıdır. İşlemde kamu yararı yoksa, yahut kamu yararı ile kişi yararı arasında denge kurulamamışsa işlem amaç unsuru bakımından sakatlanmıştır.
Dava konusuna gelindiğinde, kalp rahatsızlığı olan, alçak irtifada, ılıman bölgede ve tam teşekküllü bir hastanenin olduğu yerde görev yapması uygundur kararlı sağlık kurulu raporu bulunan ve Edirne İlinde ikamet eden davacının, bu sağlık durumu dikkate alınmadan Ağrı İli Doğubeyazıt İlçesindeki bir birlik için sefer görev emri düzenlenmesinde takdir yetkisinin objektif ölçüler içinde kalınarak kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının sefer görev emrinin değiştirilmesi için yaptığı başvurunun kabul edilmemesine ilişkin işlem sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka aykırı bulunduğundan İşlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy