(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (657 S. K. m. 125) (211 S. K. m. 115) (1632 S. K. m. 171) (Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği m. 9, 12)
Davacının, 18 Temmuz 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 29 Mayıs 1996 tarihinde, görevli bulunduğu Sungurlu Askerlik Şubesi Başkanı Bnb. Fikret Balıkoğlu Şubede bulunmadığından, yerine Per. Astsb. Bçvş. Rafet Demirel'den 2 gün izin istediğini, Astsubay'ın kendisine, yıllık izinden, hafta sonu dahil, 4 gün izin verebileceğini, 2 gün izin istiyorsa Şube Müdürü Bnb.ile görüşmesini söylediğini, aynı gün Bnb. Şubeye geldiğinde kendisiyle görüştüğünü ve Binbaşının 2 gün izin isteğini, kabul ettiğini, durumu Astsubay'a bildirdiğinde, Binbaşı'ya hafta sonunu söylemediği gerekçesiyle kendisine küfretmesi nedeniyle tartıştıklarını, olay üzerine; Şube Müdürlüğüne vekalet yazısı bulunmayan, ayrıca kendisinin sicil ve disiplin amiri olmayan Astsb.Bvçş. Rafet Demirel'in, kendisine Emre ve üste karşı itaatsizlik ve emre itaatsizlikte ısrar suçlarını müstenid savunma emri ve savunmasını müteakip 1/20 Maaş katı cezası verdiği, Çorum Askerlik Dairesi Başkanlığı'na 03 Haziran 1996 tarihinde verdiği itiraz dilekçesinin de reddedilmesi üzerine, davacının yürütmenin durdurulması ve verilen maaş katı cezasının iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının Yürütmenin Durdurulması istemi, Dairemizin 21 Ağustos 1996 gün ve Esas No.: 1996/86 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava, Sungurlu Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde sivil memur olarak görevli bulunan davacı Sema Akgül'e, rütbesi Binbaşı olan Sungurlu Askerlik Şubesi Başkanı'na vekalet eden Astsb.Bçvş. Rafet Demirel tarafından verilen 1/20 maaş katı cezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 129 ncu maddesinin 3 ncü fıkrasında uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili ulanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz 4 ncü fıkrasında da Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkında hükümler saklıdır denilmek suretiyle, Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerine verilecek uyarma ve kınama cezaları dışındaki disiplin cezalarının yasalarla dahi yargı denetimi dışında bırakılamayacağı, buna karşılık Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkında bu konuda özel hükümler ve kısıtlamalar getirilebileceği hükme bağlanmıştır. Bu Anayasa hükmü uyarınca 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesine ...disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır hükmü getirilmiş bulunmaktadır.
Bu düzenleme ile, disiplin cezaların yargı denetimine tabi tutulmasından, Devlet Memurları ile Silahlı Kuvvetler Mensuplarında farklılık öngörülmüş, Devlet Memurlarına verilen disiplin cezalarının yargı denetimine tabi tutulması hükme bağlanırken Silahlı Kuvvetler Mensuplarına verilen disiplin cezalarının ise yargı denetimine tabi tutulmaması hükme bağlanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlar ise; hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa hem de 211 sayılı İç Hizmet ve 1632 sayılı Askeri Ceza ve 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanununa tabi olduklarından, bunların disiplin cezalarının yargı denetimi ne tamamen Devlet Memurlarına ne de tamamen Silahlı Kuvvetler mensubu subay ve astsubaylara benzemektedir. Bu bakımdan, bunlara verilen disiplin cezasının yargı denetimine tabi olup olmadığının tesbiti için cezanın hangi kanuna göre verildiğine bakılması gerekmektedir.
Eğer ceza 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 ve müteakip maddeleri ile Türk silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği hükümleri gereğince, disiplin amiri yada disiplin kurulları tarafından verilmiş ise, yargı denetimine tabi tutulabilecek, buna karşılık ceza disiplin amirleri tarafından Askeri Ceza Kanununa yada 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununa göre verilmiş ise idari yargı yoluna başvurulamıyacaktır.
Ancak, Askeri Ceza Kanunu'na istinaden verilen disiplin cezaları, yetkisiz disiplin amirleri tarafından verilmiş olması halinde, yok hükmünde bulunacağı itibariyle, yargı denetimine tabi olmaktadır.
Dosyada mevcut ceza kararında; davacıya cezanın hangi mevzuata göre verildiği belirtilmemiş sadece 1/20 maaş katı cezası ile tecziye edildiği belirtilmiştir.
Kurulumuzca öncelikle cezanın hangi mevzuata göre verildiği, davacıya isnat edilen eylem, eylemin vasıflandırılması, savunma ve cezanın veriliş biçimi incelenerek tesbiti cihetine gidilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 115/b maddesi Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askeri amirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 ncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. Hilafına hakaret edenler askerlerin tabi olduğu cezai müeyyidelere tabi olurlar hükmünü, 14 ncü maddesi ise Ast, amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde üstlerine mutlak itaate mecburdur.
Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştirmez haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur. hükmünü amirdir.
Dava dosyasında mevcut 31 Mayıs 1996 tarihli ceza emrinde, davacıya 657 sayılı Yasa hükümlerine göre mi yoksa Askeri ceza Kanununa göre mi aylıktan kesme (maaş katı) cezası verildiği belirtilmemiş olmakla birlikte 30 Mayıs 1996 tarihli savunma emrinde, Askerlik Şube Başkan Vekilinin davacının odadan çıkmasını emretmesinden sonra tartışma çıkmış olduğundan ve savunma istenilen suç eylemlerinin de Emre ve üste karşı itaatsizlik, emre itaatsizlikte ısrar olarak belirtilmesi nedeniyle, Askerlik Şube Başkan Vekilince verilen 1/20 maaş katı cezasının Askeri Ceza Kanununa göre verilmiş bir ceza olduğu sonucuna varılmıştır.
T.S.K.'nde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 9 ncü maddesinin, 21.10.1987 gün ve 87/12265 sayılı Kanunla değişik 4 ncü fıkrası; Müstakil birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekaleten yürüten Subaylar disiplin amiridir. hükmünü amirdir. Aynı Yönetmeliğinin, 12 nci maddesinde de, Disiplin amiri olmayan üstlerin, memurların disipline aykırı davranışları hakkında sıralı sicil üstleri ve disiplin amirleri yoluyla ceza verilmesini sağlayabilecekleri belirtilmektedir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerden; davacıya 1/20 maaş katı cezasının Askerlik Şubesi Başkanlığına vekalet eden Astsubay Bçvş. Rafet Demirel tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Oysa, T.S.K.'nde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin değişik 9 ncu madde 4 ncü fıkrasında Müstakil Birimlerde amirlik görevini asaleten veya vekaleten yürüten Subaylar Disiplin Amiri olduğu belirtildiğinden, adı geçen Astsubay; davacının disiplin dışı hareketleri hakkında aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesi gereğince, Sungurlu Askerlik Şubesi Başkanı'nın bir üst disiplin amiri olan Çorum Askerlik Dairesi Başkanına başvurması gerekirken, yetkisi olmadığı halde, davacıya 1/20 maaş katı cezası vermiştir.
Keza, Astsubay olan ve Askeri disiplin hükümlerine göre erbaş statüsünde bulunan Astsb. Bçvş. Rafet Demirel'in, Askeri Ceza Kanunu'nun 171 nci ve takip eden maddelerine dayanarak, ceza verme yetkisi bulunmadığı cihetle, yetki tecavüzü sonucu verdiği ceza işlemi ağır şekilde sakatlanmış olup Yok Hükmünde dir. Ancak, işlem ortadan kaldırılıncaya kadar hukuk aleminde hükmünü sürdürmeye devam edeceğinden, işlemin iptaline karar vermek gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıya verilen 1/20 maaş katı cezası, disiplin amiri olmayan, yetkisiz üst tarafından verildiğinden işlemin yetki unsuru bakımından ağır surette sakatlanmış olduğu ve bu nedenle Yok Hükmünde bulunduğu sonucuna varılmakta, hukuka aykırı işbu işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy