(2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 6) (1136 S. K. m. 164)
Davacılar vekillerinin 11 TEMMUZ 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde; J.Astsb.................in Amasya İl J. Komutanlığı emrinde görevli bulunduğu sırada 17.04.1996 tarihinde görevli olarak içinde bulunduğu askeri aracın sivil kamyonla çarpışması sonucu vefat ettiğini, müteveffanın olayda kusurunun bulunmadığını, olayın görevin sebep ve tesirinden meydana geldiğini, davacı eş ve çocuğun hem destekten yoksun kaldıklarını ve hem de çok büyük üzüntü duyduklarını davacı eş ............. için 19.750.000.000.TL. maddi, davacı çocuk ............... için 4.750.000.000.TL. maddi, her iki davacı için ayrı ayrı 250.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat ve yargılama sonunda Amasya Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.12.1996 tarih ve 1996/311-719 Esas ve Karar Sayılı hükmün tetkikinden; 17.04.1996 tarihinde sanık ................ün kullanmakta olduğu 06 EH 611 plakalı araç ile Amasyadan Tokat istikametine gitmekte iken karşıdan gelen ................nın idaresindeki 738270 plakalı askeri araca çarparak askeri araçta bulunan ................, ................ ve ................un ölümüne ve ................ın yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayda sanık ................ün aracının süratini yerlerin yağışlı olması nedeniyle hava ve yol şartlarını dikkate almadan süratli kullanarak karşıdan gelen aracın yoluna girerek tamamen kusurlu olduğu, askeri araç sürücünün kusurunun bulunmadığı adli tıp raporu ile sabit görüldüğünden sanık ................ün 8/8 kusurlu olarak dikkatsizlik tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan 6 yıl hapis ve 2.000.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırıldığı görülmüştür.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. İdari eylemlerden dolayı idarenin tazminle sorumluluğu için, bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunması yeterlidir. Nedensellik bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Yukarıda izah edilen olayın ceryan tarzına göre olayın Kızılca Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapan müteveffa J.Astsb. ................in görevli olarak içinde bulunduğu askeri aracın gitmekte olduğu yola girerek askeri araca çarpan sivil araç şoförünün tam kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği ve olayda müteveffa Astsubay ................ ile askeri araç şoförünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, zararın illetinin hizmetin içinden geldiği, meydana gelen zarar ile eylem arasındaki nedensellik bağının kesilmediği anlaşılmakla davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk kuram ve ilkeleri gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı İdare savunmasında, davacılara talepleri halinde 10 yıl süre ile kira yardımı yapılacağını ve davacıların idareye müracaat dilekçelerinde istedikleri miktarlardan fazla taleple dava açtıklarını bu fazlalık kısmın reddi gerekeceğini ileri sürmüş ise de; davalı idarenin 26.09.1996 tarih ve PER: 6113-15-96/Per.D.Sos.Hiz.Ş.(150162) sayılı yazılarında davacıların kira yardımı taleplerinin reddine karar verildiğini bildirmesi ve davacıların idareyle uzlaşmak için yaptıkları talebi 30 MAYIS 1997 tarihli cevabi yazı ile reddetmek suretiyle davacıların yargı yoluyla alacakları haklar için yapacakları masraflarını da dikkate alarak idarenin red cevabi üzerine süresinde yaptıkları fazla taleplerinin geçerli olduğundan davalı idarenin itirazlarına itibar olunmamıştır.
Davalı İdare 12 Ağustos 1997 tarihli süresinde verdiği savunmasında duruşma istememesine rağmen davalı dilekçesinin tebliğ edildiği 22 Temmuz 1997 tarihinden itibaren bir aylık savunma süresi geçtikten sonra 29 Ağustos 1997 tarihinde kayda geçen 27 AĞUSTOS 1997 tarihli dilekçesi ile duruşma talebinde bulunmuş ise de; davacılar vekilleri 20.08.1997 tarihli dilekçe ile savunmaya karşı cevap vermeyeceklerini bildirdiğinden davalı idarenin ikinci cevap hakkı doğmadığından ve duruşma istemi 1602 Sayılı Kanunun 48 nci maddesi gereğince dava dilekçesi ve cevap layihaları ile istenebileceğinden davalı idarenin süresi dışında duruşma talebinde bulunduğu sonucuna varılarak dava duruşmasız olarak neticelendirilmiştir.
Mahkememizin yerleşmiş kararları gereği davacılara olay sebebiyle bağlanan vazife malûllüğü aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, maddi tazminat isteyen davacılara vazife malûllüğü aylığı bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 02.12.1997 tarih ve 68.501.016 sayılı yazılarından; Genel Müdürlüğün 22.01.1997 tarih ve 7875 Sayılı işlemi ile 15.05.1996 tarihinden itibaren davacı eşe 12.179.000.TL. davacı kıza 7.308.000.TL. vazife malûllüğü aylığı bağlandığını, bilahare baba ...............in aylığa müstahak olması nedeniyle 01.06.1996 tarihinden itibaren babaya 6.090.000.TL. aylık bağlandığı eşin aylığının 12.179.000.TL., kızının aylığının 6.090.000.Tl. olarak tadil edildiğini, 01.07.1997 tarihinde eşin aylığının 35.391.000.TL. ye kızının ve babasının aylıklarının 17.695.000.er TL. ye yükseltildiğini, eşine 146.978.000.Tl. kızına ve babasına ayrı ayrı 73.469.000er TL. emekli ikramiyesi ödendiğini, 1996 yılı için eşine ve kızına 16.415.000er TL. babasına 14.826.000.TL. tütün ikramiyesi ödendiğini, müteveffanın görevi dışında bir sebepten vefat etmesi halinde 11 yıl 9 ay 18 günlük hizmeti nedeniyle 15.05.1996 tarihinden itibaren eşine 7.242.000.Tl. , kızına 4.345.000.TL. aylık bağlanacağını, babanın aylığa müstahak olduğu 01.06.1996 tarihinden itibaren ise eşin aylığının 5.793.000.TL. kızının aylığının ve babanın aylığının 2.897.000er TL. olarak tadil edileceğini ve bu aylıkların 01.07.1997 tarihinde eşin aylığının 17.117.000.TL. ye kızının ve babasının aylıklarının 8.559.000.er TL. ye yükseltileceğinin bildirildiği görülmüştür.
2330 Sayılı Kanun gereğince 07.10.1996 tarihinde davacı eşe 168.056.250.Tl. davacı çocuğa 504.168.750.TL. nakdi tazminat ödenmiştir. Aynı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ödenen bu nakdi tazminat nakdi tazminatı alanların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu her türlü şüpheden varestedir.
Davacıların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin 09 OCAK 1998 tarihinde tanzim ettiği bilirkişi raporunun tetkikinden bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri ile sağladıkları nakdi tazminat yararlarının tamamının mahsubuna rağmen davacı eş ................in karşılanmayan maddi tazminat hakedişinin 5.971.762.000.TL. davacı çocuk ................in karşılanmayan maddi tazminat hakedişinin ise 178.897.000.TL. olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece ortalama yaşın 65 olup eşin ömür sonunun 2031de son bulması gerektiği ve evlenme şansının % 12 olduğu bu durumun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığı yolunda itirazda bulunulmuş ise de bilirkişi raporunun tetkikinden bilirkişi tarafından hesap edilen ömür sonunun raporda PMF tablosuna göre 2035 olarak doğru hesaplandığı, yine eşin evlenme şansının % 22 olarak dikkate alındığından davalı idarenin mesnetsiz itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatlarına Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmıştır.
Davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacılara uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş ancak istemlerine bağlı kalınmıştır.
Davacılar vekilleri manevi tazminatlara da olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş iseler de; Kurulumuzca takdir edilen manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tespit edildiğinden davacıların olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi yolundaki taleplerinin REDDİNE, ancak karar tarihi olan 25 Mart 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş ................e 5.971.762.000.Tl. (BEŞMİLYARDOKUZYÜZYETMİŞBİRMİLYONYEDİYÜZALTMIŞİKİBİN TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Bilirkişi raporu uyarınca davacı çocuk ................e 178.897.000. (YÜZYETMİŞSEKİZMİLYONSEKİZYÜZDOKSANYEDİBİN TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Takdiren ve istemlerine bağlı kalınarak davacı eş ................ ile davacı çocuk ................e ayrı ayrı 250.000.000ar Tl. (İKİYÜZELLİŞERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına vazife malûllüğü aylığı bağlandığı 15 MAYIS 1996 tarihinden ödeme tarihine kadar YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE, faiz oranının 31 ARALIK 1997 tarihine kadar % 30 (YÜZDEOTUZ) 01 OCAK 1998 tarihinden itibaren % 50 (YÜZDEELLİ) olarak uygulanmasına,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi istemlerinin REDDİNE, ancak hükmedilen manevi tazminat miktarlarına karar tarihi olan 25 Mart 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (YÜZDEELLİ) yasal faiz yürütülmesine,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 226.000.000.TL. (İKİYÜZYİRMİALTIMİLYON Tl.) harcın istek halinde DAVACILARA İADESİNE,
7. Davalı İdare harçtan muaf olduğundan davalı idare aleyhine harcı hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 9.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davada haklılık oranına göre 6.750.000.TL. (ALTIMİLYONYEDİYÜZELLİBİN TL.) sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 2.250.000.Tl. (İKİMİLYONİKİYÜZELLİBİN TL.) sinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 4.200.000.Tl. (DÖRTMİLYONİKİYÜZBİN TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesap edilen 106.150.659.TL.) (YÜZALTIMİLYONYÜZELLİBİN ALTIYÜZELLİDOKUZ TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy