(1602 S. K. m. 20, 21, 44) (2709 S. K. m. 57)
Davacı vekili, 29 Temmuz 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; emekli Per. Kd. Albay olan müvekkilinin eşi Şerife Aygül Öz'ün Mersin Subay Orduevinde kalmakta iken orada askerlik hizmetlerini ifa eden Yaşar Akan, Cüneyt Erengül ve Zafer Karaca tarafından önceden planlanıp tasarlanan fiilleri sonucunda yönetimin ve nöbetçi subaylarının görevlerinin başında olmaması, gerekli güvenlik ve kontrolün bulunmamasından yararlanarak yan oda balkonundan odaya girmek suretiyle ırzına geçilip dövüldüğünü ve bilahare deniz kenarına götürülüp öldürüldüğünü ileri sürerek 1.000.000.000.TL maddi, 2.000.000.000. TL. manevi olmak üzere toplam 3.000.000.000.TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesinde, davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında, davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her aşamasında dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır. Bu nedenle işin esasına girilmeden davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimi yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz hükmü bulunmaktadır.
Askeri Yüksek idare Mahkemesinin görevlerini belirleyen, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 2508 Sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti Adına askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yapar. Ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda, ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. Bu kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlardır aynı kanunun idari davalar ve yargı yetkisinin sınırı başlığını taşıyan 21 nci maddesinde de, 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemden dolayı açılacak iptal ve tam yargı davalarının doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenip karara bağlanacağı hükmü yer almaktadır.
Anayasanın ye 1602 Sayılı Kanunun bu hükümleri karşısında bir davanın Askeri Yüksek idare Mahkemesinin görevine girebilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin askeri veya askeri olmayan bir makamca tesis edilmiş olmasına bakılmaksızın asker kişileri ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmiş olması gerekir.
Davacının emekli subay olması nedeniyle 1602 Sayılı Kanun açısından asker kişi olduğunda şüphe yoktur. Ancak eylemin asker kişiyi ilgilendirmesi koşulunu salt davacının asker kişi olması biçiminde yorumlamak mümkün değildir. Zira davacılar genellikle asker kişi olacaktır. Davacıların sivil kişi olmalarında da hiçbir engel bulunmamaktadır. Eylemin asker kişiyi ilgilendirmesinden maksat; eylemin bir asker kişiye yönelmesi, zarar verici etkilerini bir asker kişinin beden veya mal varlığı sahasında meydana getirmesidir.
Olayımızda davacı asker kişi ise de, idari eylemin yöneldiği kişi kendisi değildir. İdari eylem sivil kişi olan eşine yönelmiştir. Dolayısı ile dava konusu idari eylemde 1602 Sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen asker kişiyi ilgilendirme koşulu bulunmadığından davanın çözümünün Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevi dışında kaldığı, davanın görüm ve çözüm yerinin genel idari yargı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy