(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilinin 24 Ocak 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Davacının 2 nci J.Komd. Er Eğitim Tb.7 nci Bl.K.lığında askerlik görevini yaparken nöbet esnasında bayılarak yere düştüğünü, akabinde GATAya sevk edildiğini GATAnın 13 Kasım 1995 gün ve 8211 sayılı raporu ile B/42 F 7 askerliğe elverişli olmadığı kararı ile terhis edildiğini davacı yaşamını ancak kalbine takılan pille sürdürebilmekte olduğunu, pilin belirli aralıklarla değiştirilmesi gerektiğini, davacının fakir ve geliri olmadığını, bu sakatlanmanın tamamen askerliğin ağır ve meşakkatli olmasından meydana geldiğini, belirterek 200.000.000. TL. maddi, 100.000.000. TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin adli yardım istemi, AYİM. İkinci Dairesinin 5 Şubat 1997 gün ve E.1997/75 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava ile ilgili bilgi ve belgelerin tetkikinden; davacının 10 ncu Jandarma Er Eğitim Alay 2 nci J.Komd.Tb.K.lığı emrinde askerlik görevini yapmak üzere katıldığı 29 Mayıs 1994 tarihinden itibaren GATAya sevk edildiği 19 Haziran 1995 tarihleri arasında 6 kez viziteye çıktığı, bu viziteye çıkışlarından 3 tanesinin diş tedavisi olduğunu, 28 Mart 1995 tarihinde çıktığı vizite sonucunda 600 Yataklı Mevki Hastanesine sevk edildiği 2 ay hava değişimi verildiği ve kalp pili takılarak GATA Kardiyoloji Kliniğine sevk edildiği GATAnın 21 Haziran 1995 gün ve 8211 sayılı raporu ile PACE-MAKER İMPLANTASYONLUSU teşhis ve B/42 F 7 askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, yine GATA K.lığının 2 Şubat 1998 gün ve KARD.ABD.9011-36-98 sayılı yazısında söz konusu rahatsızlığın bünyesel olduğu, sinüs düğümündeki yapısal ve fonksiyonel bozukluktan kaynaklandığı, rahatsızlığın hayatın kendiliğinden ortaya çıkabileceği ve davacının almış olduğu komando eğitimi ile ilgisinin olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin davacıdaki rahatsızlığın askerlik görevinin ve davacının aldığı komando eğitiminin neden ve etkisi ile meydana geldiği iddiasına, yukarıda izah edilen bilgi ve belgelerden rahatsızlığın bünyesel bir rahatsızlık olduğunun belirtilmesi nedeniyle itibar edilmemiştir.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için;
1. Bir zararın varlığı,
2. Zararı doğuran işlem ve eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması,
3. Zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması,
Şartlarının birlikte tahakkuku gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu, idarenin sorumluluğunu kaldırır. Bu nedenle, ortada bir zarar yoksak veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Ortada bir zarar mevcut olmakla birlikte, davacının sakatlanma olayının hizmetle bir bilgisi bulunmamaktadır. Sakatlanmaya hizmetin içinden gelen etkenler neden olmamıştır. Sakatlanmaya neden olan eylem idareye yüklenebilecek bir eylem değildir. Olayın meydana gelmesinden dolayı idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığından zararlı sonuç ile idarenin herhangi bir eylemi arasında nedensellik bağı kurulmamıştır. Bu bakımdan idare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125/7 nci maddesine göre, sakatlanma olayından idarenin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla,
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. Davacı tarafından 3.350.000. TL. harçtan 649.700.TL. başvurma harcı ile 870.000. TL. ilam harcının toplamı olan 1.520.000. TL. (Birmilyonbeşyüzyirmibin TL.) harcın mahsubu ile geri kalan 1.830.000.TL. (Birmilyonsekizyüzotuzbin TL.) harcın istek halinde DAVACIYA İADESİNE,
3. Peşin olarak yatırılan ve sarf edilen 2.400.000. TL. (İkimilyondörtyüzbin TL.) posta giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy