(2629 S. K. m. 3, 7) (2709 S. K. m. 10)
Davacı, 07 KASIM 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 6 ncı Ana Jet Üs K.lığı Myd.Hrk. ve Ar-Kur. K.lığı Arama-Kurtarma Kol K.lığında Arama Kurtarma Teknisyeni olarak görev yaptığını, hava Kuvvetleri arama - Kurtarma eğitim Yönergesinin (HKY-164-41) Genel Esaslar, Tanım ve Kısaltmalar Bölümünde Arama - Kurtarmacının tanımının yapıldığını, bu kapsamda Arama - Kurtarmacılıkın paraşütçülükten fazlasını kapsadığını, Arama - Kurtarmacılığın doğrudan hava vasıtasını uçurmaya yönelik vazifelerden ibaret değilse de uçuş amacının arama kurtarma olması münasebetiyle 2629 sayılı Kanunun 3/c maddesindeki uçuş ekibi tanımından sayılması gerektiğini, arama kurtarmacının bulunmadığı bir helikopterin amaç yokluğu nedeniyle hareket etmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla Arama - Kurtarma teknisyeninin uçuş ekibi tanımından çıkarılarak paraşütçü sınıfına sokulmasının yasaya ve Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bulunduğunu, yasadaki boşluğun giderilmesi gerektiğini ileri sürerek neden unsuru yönünden sakat olan uçuş ekibine dahil edilmemesi işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı İdare ilk savunmasında süre aşımı itirazında bulunduğundan, Kurulumuzca öncelikle davanın süresi içinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
Davacının, davalı idarenin 30 Temmuz 1997 tarihli red cevabı üzerine ilk dava dilekçesini 15.09.1997 tarihinde Bandırma 2 nci Asliye Hukuk Hakimliğine verdiği, AYİM kayıtlarına 25.09.1997 tarihinde giren dava dilekçesinin eksiklikler sebebiyle AYİM.2.D.nin 22.10.1997 tarih ve Esas no.: 1997/722, Karar No.: 1997/824 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bu kararın davacıya 04.11.1997 tarihinde tebliğini müteakip süresi içerisinde 07.11.1997 tarihinde iş bu davanın açıldığı görüldüğünden davalı idarenin süreye ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davanın konusunu; 6 ncı Ana Jet Üs K.lığı Myd.Hrk. ve Arama - Kurtarma Komutanlığı emrinde Arama - Kurtarma teknisyeni olarak paraşütçü statüsünde görev yapan davacının uçuş ekibinin aldığı tazminattan yararlanmak amacıyla uçuş ekibine dahil edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali işlemi oluşturmaktadır.
2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam hizmetleri Tazminat kanunu ve 926 sayılı TSK. Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 ncü maddesinin (c) bendinde; uçuş ekibi: Uçmakta olan bir hava vasıtasının içinde pilot ile beraber bulunarak uçuş vazifelerinin yapılmasına katılmalarının gerekli olduğu Kuvvet Komutanlıklarınca onaylanan kimse veya kimselerdir. şeklinde tanımlanmıştır.
Kanunun aynı maddesinin (d) bendinde; Paraşütçü ve paraşütçü adayı: Türk Silahlı Kuvvetleri Paraşütçülük okulu veya yurt içi, yurt dışı kurslarından paraşütçülük diploması alan ve diploması usulüne uygun olarak onaylananlara paraşütçü; paraşütçü olmak için sayılan yerlerde fiilen paraşütçülük eğitim ve öğrenimine başlayanlara paraşütçü adayı denir. diye tanımlanmıştır.
Maddenin (f) bendi ise; Paraşütçülük hizmeti: Bu hizmet, sağlık nedenleri hariç zorunlu olup, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında paraşütçü, arama - kurtarma, iz bulucu, özel harp özel birlik ve paraşütçü komando olarak gösterilen görevler ile bunların sevk ve idaresinde bilfiil görevli paraşütçü niteliklerini taşıyan personelin hizmetlerine denir hükmünü taşımaktadır.
Uçuculara ödenecek tazminat aynı Kanunun 4 ncü maddesinde, tazminatın ödenme şartları ve kesilmesi 7 nci maddede düzenlenmiştir.
Kanunun 7 nci maddesinin (a) bendinde pilotların, silah sistem operatörlerinin ve uçuş ekibi personelinin uçuş tazminatı alabilmeleri için bir yılda en az yapmaları gerekli uçuş saatleri gösterilmiş, aynı maddenin (I) bendinde ise, (a) bendi kapsamına giren personele, aynı bentte belirtilen zorunlu uçuş saatinden fazla uçtukları her uçuş saati için, uçuş hizmet yılının son ayındaki uçuş tazminatının % 4ü oranında ayrıca her yıl toptan ödeme yapılır hükmüne yer verilmiştir.
Yasa kurallarına bakıldığında; 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 Sayılı T.S.K. Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (c), (d) ve (f) bentlerinde getirilen hükümler karşısında davacının uçuş ekibi personeli sayılması hukuken olanaksızdır. Zira arama - kurtarma teknisyeni olarak görev ifa eden davacının vazifesinin doğrudan hava vasıtasını uçurmaya yönelik vazifelerden olmadığı açıktır. Bu nedenle davacının uçuş ekibi kapsamına dahil edilmesine yönelik istemi haklı görülemez.
Kanunda konunun açıklıkla düzenlenmiş olması karşısında, yasa koyucunun bu konuda bilerek ve isteyerek hareket ettiğini kabul etmek gerekir. Yasa koyucunun bilerek ve isteyerek uçuş ekibini paraşütçü ve paraşütçülük hizmetlerinden ayrı tutmak suretiyle getirdiği düzenlemede yasal boşluk bulunduğundan söz edilemez. Öğretide kanun boşluğu, Kanun hükümlerinin yorumu sonucu, somut olaya uygulanabilir bir hükmün bulunmaması şeklinde tanımlanmaktadır. (Prof. Dr. M. Kemal OĞUZMAN, Medeni Hukuk Dersleri, Gözden geçirilmiş 4 ncü Bası, İstanbul 1982, Sayfa 66) Maddi olayla ilgili kurallar davacının uçuş ekibi olarak kabul edilmesine olanak vermediği cihetle yasal bir boşluk bulunduğu iddiası ciddi sayılamaz.
Anayasanın 10 nci maddesinde belirtilen eşitlikten amaç eylemli değil, hukuki eşitliktir. Hukuki eşitlik aynı hukuki durum ve konuma sahip kişiler arasındaki eşitliği öngörür. Davacının statüsü, hukuki konum ve durumu farklı olan uçuş ekibi kapsamında mütalaa edilmemesinin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacının öne sürdüğü tüm iddialar kabule değer görülmeyerek reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy