(5434 S. K. Ek m. 20) (2330 S. K. m. 6) (492 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekilleri 22 Eylül 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını J.Astsb...............nin Çukurca 3.J.Sınır Tb.K.lığı emrinde görevli iken 21.5.1996 tarihinde teröristlerle girişilen silahlı çatışmada yaralanarak 24.5.1996 tarihinde kaldırıldığı hastanede şehit olduğunu, ölüm olayının görevin sebep ve etkisi ile meydana geldiğini ölüm olayı ile eş ve çocuğun desteklerini yitirdiklerini, tüm davacıların büyük acı ve üzüntü duyduklarını, bu nedenlerle davacı eş ............. için 9.750.000.000.TL. maddi, çocuk ................... için 3.750.000.000.TL. maddi, bu iki davacı ve davacı kardeşler ...................... için ayrı ayrı 250.000.000.er TL. manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İsteme bağlılık ancak açılmış davalar için bahis konusu olabileceği cihetle, dava dilekçesinde idari başvuruda istenmiş olan miktarın arttırıldığına ilişkin davalı idare savunmasına iştirak edilmemiştir.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun olmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkememizin içtihatları gereğince devletin terör hareketlerine karşı giriştiği faaliyet savaş hali sayılmadığı ve dolayısıyla mücbir sebep olarak nitelendirilmediğinden, bu faaliyetler sırasında teröristlerin eylemlerinden zarara uğrayanların bu zararı, tüm ülkede değil ülkenin bir kısmında terör örgütleri tarafından yaratılan bir zarar olduğundan, savaş halinde olduğu gibi tüm toplumun katlanmak durumunda olduğu bir kamu külfeti olarak değerlendirilmemiş, özel ve olağandışı nitelik taşıyan kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince idarece tazmini gereken bir zarar olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle davacıların zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olan kimselerin görev sırasında ölmeleri halinde eş ve çocuklarına bağlanan vazife malûllüğü aylıkları ve 3480 sayılı Kanun uyarınca ödenen tütün ikramiyeleri ile bu kimselerin görev dışı bir nedenle ölmeleri halinde bağlanması gereken aylıklar arasındaki fark olay nedeniyle sağlanmış zarar kabul edilmekte olduğundan, bu husus araştırılmış T.C.Emekli Sandığı Gn. Md. lüğünün 10.3.1998 gün ve 66.431.099 sayılı yazısında Genel Müdürlüğün 27.8.1996 tarih ve 125658 sayılı işlemi ile 15.6.1996 tarihinden itibaren 1.derece TSK. Vazife Malûlü olarak eşine 16.238.000. TL. oğluna 8.119.000 TL. aylık bağlandığı, son olarak 01.01.1998 tarihinden itibaren eşinin aylığının 61.332.000.TL. ye oğlunun aylığının 30.666.000.TL. ye yükseltildiği, diğer taraftan 4082 sayılı Kanun ve 562 sayılı KHK. gereğince eşine 917.785.000.TL. oğluna 458.893.000.TL. ikramiye ve ikramiye farkı tahakkuk ettirilerek ödendiği anne........ adına ise 458.893.000.TL. ikramiye ve ikramiye farkı saklı tutulduğu, ilgilinin 31.03.1997 tarihli dilekçesi ile adına tahakkuk eden ikramiye ve ikramiye farkından feragat ettiği ancak dilekçenin mahalle muhtarlığınca onaylanmadığından gerekli işlem yapılmayıp 05.05.1997 tarihli yazıyla tekrar onaylı bir dilekçe istenildiği istenilen belge geldiğinde anne ........... adına düşen 458.893.000.TL. nın ilgilinin eşine ve oğluna hisseleri oranında ödeneceği, ayrıca, 3480 sayılı Kanun uyarınca 1996 yılı için eşine ve oğluna ayrı ayrı 20.650.000er TL. 1997 yılı için (12 aylık) 66.930.000er TL. tütün ikramiyesi ödendiği, öte yandan ilgilinin görevi dışında ve görevle ilgisi olmayan bir sebepten dolayı vefat etmiş olması halinde 11 yıl 11 ay 25 günlük hizmetine karşılık 7.derece 3.kademe intibakı tutarı üzerinden 15.6.1996 tarihinden itibaren eşine 7.724.000.TL. oğluna 3.862.000.TL. aylık bağlanacağı, en son 01.01.1998 tarihinden itibaren eşinin aylığının 29.659.000.TL. ye oğlunun aylığının 14.830.000.TL. ye yükseltileceği ve 11 yıl 11 ay 23 günlük hizmetinin 5434 sayılı Sandığımız Kanununun Ek 20. maddesi gereğince 11 tam yılına karşılık 128.315.000.TL. eşine, 64.158.000.TL. oğluna ikramiye ödemesi yapılacağı bildirilmiştir.
Davacı eş ve çocuğun olay nedeniyle uğradıkları gerçek maddi zararlarının tespiti amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 2.4.1998 tarihli bilirkişi raporunda davacı eş ...........nin nakdi tazminatın mahsubundan sonra kalan maddi tazminat hakedişinin 1.406.956.730.TL., çocuk ............nin maddi zararının sadece maddi yararlarla ve 558.514.768.TL. fazlası ile karşılanmış olup, ayrıca 1.406.132.707.TL. nakdi tazminat yararı sağladığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare 27.4.1998 tarihli dilekçe ile davacı eşin bir süre sonra evleneceği varsayılarak M.K. hükümlerine göre koca karısına bakmakla mükellef olduğundan davacı hakkında ömrünün sonuna kadar şehit eşinden maaş alacağı düşünülerek yapılan hesaplamanın gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek itirazda bulunmuş ise de ileride evlenip evlenmeme konusunun yalnızca davacı eşin kendisine taalluk edeceği, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak yapılan hesapta bir hata olmadığı cihetle dayanaktan yoksun bu itiraza iştirak edilmemiştir.
Ancak bilirkişi raporunun alınmasından sonra 04 Nisan 1998 tarih ve 23307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 3480 sayılı Malûller ile Şehit Dul ve Yetimlerine Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanunda değişik yapılmasına dair 4355 sayılı kanunla her yıl ödenecek tütün ikramiyeleri göstergeleri arttırılmış bulunduğundan, Kanundan doğan bu artış nedeniyle ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmüş, 4 Mayıs 1998 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacı eş .............nin maddi tazminat hakedişinin 762.124.487 TL., davacı çocuk ...............nin maddi zararlarının maddi yararlarla ve 1.175.019.802.TL. fazlasıyla karşılanmış ve 1.406.132.707. TL. nakdi tazminat yararı sağladığı ve maddi tazminat hakedişi bulunmadığı tespit edilmiştir. Kanundan doğan ve Mahkemece resen göz önünde bulundurulması gereken bu fark nedeniyle alınan ek bilirkişi raporunun tebliğe çıkarılmasına gerek görülmemiştir.
Davacıların baba, eş ve kardeşlerini kaybetmiş olmaları nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendilerine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiş, ancak davacı çocuğa maddi zararları karşılandıktan sonra sağlanan ve 2330 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmü uyarınca manevi zararına karşılık kalan 1.406.132.707.TL. benzer olaylarda davacı çocuk için takdir edilmekte olan manevi tazminat miktarının çok üstünde olduğundan bu davacının manevi tazminat isteminin reddi cihetine gidilmiştir.
Davacıların vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat miktarları paranın karar sırasındaki alım gücü esas alınarak tespit edildiğinden bu istem kabul edilmemiş, ancak karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında:
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı eş ............ye 762.124.000.TL. (yediyüzaltmışikimilyonyüzyirmidörtbin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
2. Davacı eş ..........ye takdiren ve istemine bağlı kalınarak 250.000.000.TL. (ikiyüzellimilyon TL.) manevi tazminat verilmesine,
3. Bilirkişi raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat göz önünde bulundurularak davacı çocuk .........nin maddi ve manevi tazminat isteminin reddine,
4. Davacı kardeşler ..........., ........., ......... ve ..........ye takdiren ve ayrı ayrı 90.000.000.ar TL. (doksanarmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait istemlerinin reddine,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarına vazife malûllüğü aylığı bağlandığı 15 Haziran 1996 tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar % 30 (yüzde otuz) , 1 Ocak 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz yürütülmesine,
6. Hükmedilen manevi tazminatlara karar tarihine kadar faiz yürütülmesine yer olmadığına, ancak karar tarihi olan 6 Mayıs 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz yürütülmesine,
7. 492 Sayılı Kanunun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf bulunan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan 136.000.000.TL. (yüzotuzaltımilyon TL.) harcın istek halinde davacılara iadesine,
9. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 3.800.000.TL. (üçmilyonsekizyüzbin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
10. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 9.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 8.492.000.TL. nın davacılar üzerinde bırakılmasına, 508.000.TL. (beşyüzsekizbin TL.) nın davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
11. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 102.885.000.TL. (yüzikimilyonsekizyüzseksenbeşbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy