(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 8 Ekim 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 3 ncü Ordu Hava Alay K.lığı emrinde görevliyken 13.11.1996 tarihinde, teröristlere karşı icra edilen operasyon esnasında teröristlerce açılan ateş sonucu bulunduğu helikopterin içinde yaralandığını ve hayati tehlike geçirerek yapılan tedavileri sonucu efor kaybına uğradığını, kazadan önceki görevini % 5 daha fazla efor sarf ederek yerine getirebileceğini belirterek, oluşan 3.900.000.000. TL. maddi, geçirdiği hayati tehlike nedeniyle ve tedavisi müddetince çektiği acı ve sıkıntılarını az da olsa hafifletebilmek maksadıyla 100.000.000.TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesi sonucu, davacı U/H Tek.Astsb. Üçvş.................ın, 3 ncü Ordu Hava Alay K.lığında görevliyken, 13.11.1996 tarihinde Bingöl İli, Karlıova İlçesi Elmalı Bölgesinde devam eden operasyon destek maksadıyla görevli olduğu helikopterden personel indirirken teröristlerce açılan ateş sonucu yaralandığı, yapılan tedavileri sonucu GATA Sağlık Kurulunun 03.04.1997 gün ve 2146 sayılı raporu ile 1. A/51, F 1e uyar sınıfı görevini yapar. 2. Hayati tehlike geçirmiştir. Yaralanması 45 (Kırkbeş) gün iş ve gücüne engel olur, uzuv tadili ve zaafı yoktur. Vücut fonksiyon kayıp oranı % 5 (Beş)dir. kararı verildiği, tedavisi süresince normal maaşını aldığı ve taburcu olduktan sonra aynı görevini sürdürdüğü, olay nedeniyle davacıya 377.910.000.TL. nakdi tazminat ödendiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği konusunda bir ihtilaf yoktur. İdarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için de zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Olayımızda idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; bir kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile görevden neşet eden eylem arasında sıkı bir illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacının uğradığı zararın davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Esasen bu durum Anayasanın 125/son maddesi gereğidir.
Davacı Kr.Hv.sınıfına mensup teknisyen astsubaydır. Yaralanması müteakip yapılan tedavileri sonunda sınıfı görevini yapar raporu verilmiştir. Olaydan önce almakta olduğu aylık ile olaydan sonra almaya devam edeceği aylığı açısından ayni sınıfa mensup emsali astsubaylara göre bir fark yoktur. Ancak geçirdiği yaralanma ve tedaviler sonucunda vücut fonksiyonunda belli bir oranda kayıp ortaya çıkmıştır. Beden gücü kaybına rağmen davacının gelirinde bir eksilme meydana gelmemiştir. Ayni sınıfta göreve devam etmekte ve bu sınıfta emsal astsubayların aldıkları miktarda aylık almaktadır.
Beden gücünün belli oranda yitirilmesi halinde ayni işin yürütülmesi için daha fazla çaba harcanması gerekmesi karşılığı olarak ifade edilebilecek olan efor tazminatı Borçlar Kanununun 46 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Beden gücü kaybına uğrayan kişinin ayni işi sakatlanmasından önceki duruma ve diğer kişileri göre daha fazla bir güç (efor) sarfıyla yaptığı gereğinden hareket edilerek bu kişinin zararlarının, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir.
Davacının maddi zararının (efor tazminatı) tespiti amacı ile resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Kurulumuza ibraz edilen ve taraflarca itiraz edilmeyerek kesinleşen 23.03.1997 tarihli bilirkişi raporunda maddi zararının 1.583.473.305.TL. olduğu bildirilmiştir.
Davacının yaralanarak bir dizi operasyon geçirmiş, sınıfı görevine devam eder raporuna rağmen raporda belirtildiği biçimde sakatlığa maruz kalmış bulunması nedeniyle gerek olay anında duyduğu ve gerekse ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacı ile kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Davacı vekili manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; Kurulumuzca takdir olunan manevi tazminat paranın karar sırasındaki alış gücü esas alınarak takdir edildiğinden bu talep kabul edilmemiş, ancak hükmedilen manevi tazminata karar tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine hükmedilmiştir.
Davacı vekili maddi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isteminde bulunmuş ise de; davacının yaralandığı tarihte sınıfı görevini yapar kararı verilmesine kadar çalışmaksızın aylığını aynen almaya devam etmiş bulunması, çalışmadan aylık almaya devam eden bir kimsenin fazla efor kaybetmesinin düşünülemeyeceği gerçeği karşısında bu isteme katılmak mümkün olmamıştır.
Bu itibarla, yukarıdaki açıklamaların ışığı altında;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacıya 1.583.473.000.TL. (birmilyarbeşyüzseksenüçmilyondörtyüzyetmişüçbin tl.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
2. Davacıya takdiren 75.000.000.TL. (yetmişbeşmilyon tl.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin reddine,
3. Hükmedilen maddi tazminata sınıfı görevini yapar raporu verildiği 03 Nisan 1997 tarihinden 31.12.1997 tarihine kadar % 30 (yüzdeotuz) 01.01.1998den ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz yürütülmesine,
4. Hükmedilen manevi tazminata karar tarihine kadar faiz yürütülmesine YEROLMADIĞINA, ancak karar tarihi olan 06 Mayıs 1998 tarihinden ödeme tarihine kadar % 50 (yüzde elli) yasal faiz yürütülmesine,
5. Davalı idare 492 sayılı Harçlar Kanununun, 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğundan idare aleyhine harca hükmedilmesine yerolmadığına,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan 36.750.000.TL. (otuzaltımilyonyediyüzellibin TL.) harcın istek halinde davacıya iadesine,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 2.000.000.TL. (İkimilyon TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
8. Davacı tarafından yatırılan ve sarf edilen 9.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 5.400.000.TL. (Beşmilyondörtyüzbin TL.) nin davacı üzerinde bırakılmasına, 3.600.000.TL. (Üçmilyonaltıyüzbin TL.) nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
9. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince nisbi olarak hesap edilen 67.083.000.TL. (altmışyedimilyonseksenüçbin TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
10. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesap edilen 62.817.000.TL. (altmışikimilyonsekizyüzonyedibin TL.) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy