(657 S. K. m. 33, 34, 36, 41)
Davacı tarafından verilerek 07 Mayıs 1997 günü kayda geçen dava ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçelerde özetle: Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Bölümünden 1990 yılında mezun olduğunu, 04 Ocak 1994 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargah ve Destek kıtaları Gündüz Bakımevi Müdürlüğünde öğretmen olarak göreve başladığını, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin (g) bendi uyarınca çıkarılan 7/14263 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksek Okulu Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Bölümü mezunlarının Sağlık hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında kabul edilmelerinin kararlaştırıldığını, 657 Sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararının bu açık hükmüne karşın Sağlık Hizmetleri Sınıfında değil Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfında istihdam edildiğini, esasen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gündüz Bakımevi Yönergesi uyarınca kadro görevi gereği, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanının görevlerinin tamamını bizzat yaptığını, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Gündüz Bakımevinde aynı görevi ifa eden kendisi gibi Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Bölümünden mezun olanların sınıflarının Sağlık Hizmetleri Sınıfından verildiğini, idareye sınıf değişikliği dileğiyle yaptığı başvurunun reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu, keza 657 Sayılı Kanunun 71 nci maddesinde, sınıf değiştirecek memurların geçecekleri sınıf ve görev için Kanunda veya Kuruluş Kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları koşuluyla, eşit dereceler arasında ya da derece yükselmesi suretiyle sınıf değişikliğine olanak sağlandığını, ayrıca maddenin 2 nci fıkrasında, kurumların memurların meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeksizin kazanılmış, hak aylık dereceleriyle atandırmalarının hükme bağlandığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gündüz Bakımevi Yönergesi DKY 58-4)'nin Personelin Nitelikleri ve Görevlerini düzenleyen İkinci Bölüm 21 nci maddesinin (d) bendinde, Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi ile aynı maddenin (b) bendinde, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanının niteliklerinin aynı şekilde belirlendiğini, yaptığı lisans eğitiminin her iki görevlinin yapacağı hizmeti de içeren bir eğitim olduğunu, zaten kadro görevi uyarınca her iki hizmetin görevlerini fiilen yaptığını, sınıf değişikliği halinde işe göre personel temini ilkesine aykırı hareket edilmiş olmayacağını, idarenin takdir yetkisini kamu hizmetinin en iyi görülmesi doğrultusunda kullanması gerektiğini, kendisinin öğrenimi gereği edindiği ve kazandığı niteliklere en uygun görevin, Sağlık Hizmetleri Sınıfında görev yapmak olduğunu, o nedenle işlemin amaç öğesi yönünden hukuka aykırı bulunduğunu, kamu yararı gözetilmeden işlem tesis edildiğini, görevli olduğu kadronun Sağlık Hizmetleri Sınıfına dönüştürülmesi gerektiğini, istihdam politikasında görülen eğitimin büyük önem taşıdığını ve böyle olması gerektiğini, aynı kadrolarda çalışanların motivasyonun salt kendi kadrosunun Sağlık Hizmetleri Sınıfına dönüştürülmesi ile bozulmayacağını, zira onların Sağlık Hizmetleri Sınıfına geçirilmelerini uygun kılacak bir eğitimlerinin bulunmadığını, aksi bir uygulamanın her şeyden önce kendisinin motivasyonunu bozduğunu, benzeri kurumlarda uygulamanın belirttiği gibi yapıldığını, farklılığın giderilmesi gerektiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokul Çocuk Sağlığı ve Eğitim Bölümünden mezun olup, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gündüz Bakımevinin Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfında verilen kadro görev yerine atandırılarak 05 Ocak 1994 gününden beri aynı kadro görevinde çalışan davacının, 30 Kasım 1997 gün ve 16125 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7/14263 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölüm mezunlarının Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfından sayıldıklarını gerekçe göstererek, 06 Şubat 1997 günlü, dilekçesi ile davalı idareye başvurduğu, halen Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfında olan kadrosunun Sağlık Hizmetleri Sınıfına çevrilmesini ve kendisinin de yeni kadro görevine atandın imasını istediği, davalı idarenin 14 Mart 1997 gün ve PER.: 3922-421-97/Svl.Me.Ş. Sayılı işlemi ile reddedildiği, uyuşmazlığın yargı yoluna döküldüğü dava dosyasında mevcut belgelerden anlaşılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 33 ncü maddesinde kadrosuz memur çalıştırılamayacağı öngörülmüş, Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların; Kanunlarla kurulan fonların, kefalet sandıklarının, Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde memur deyimine giren kişilere gördürülen hizmetlerin gerektirdiği görevler için saptanan kadroların Genel Kadro Kanununda gösterileceği, Milli Güvenliğe ilişkin kadrolardan gizli kalması gerekenler hakkında bu hükmün uygulanmayacağı, söz edilen kadroların kaldırılması veya bu kadrolarda yapılacak değişikliklerin de aynı usulle yapılacağı açıklanmıştır.
Aynı Kanunun 34 ncü maddesinde Devlet Memurları için kurumlarınca teklif edilen kadrolar Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve ilgili kurumca birlikte hazırlanır.
1, 2, 3 ve 4 ncü derece kadro ihdas edilebilmesi için ayrıca Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı alınması şarttır. (Milli Güvenliğe ilişkin kadrolar dairesince hazırlanır ve özel kanununda yazılı şekle uygun olarak onanır.) denilmektedir.
35 nci maddesi 33 ve 34 ncü maddeler uyarınca hazırlanan kadro cetvellerinde:
Her kurum için gerekli kadroların sınıfı, derecesi, unvanı ve adedi gösterilir. hükmünü içermektedir.
Kanunun 36 ncı maddesinde memurların sınıfları: Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı, Avukatlık Hizmetleri Sınıfı, Din Hizmetleri Sınıfı, Emniyet Hizmetleri Sınıfı, Yardımcı Hizmetleri Sınıfı, Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı ve Milli İstihbarat Hizmetleri Sınıfı diye sayılmış, bu maddenin Ortak Hükümler başlıklı paragrafının A) bendinde: Sınıfların öğrenim durumlarına göre giriş ve yükselinebilecek derece ve kademeleri gösterilmiştir.
Maddeye bakıldığında, bazı sınıflar için belli bir öğrenimi görmüş olmak koşulu öngörülürken, bazı sınıflar yönünden öğrenimle kazanılan kariyer ve mesleki unvanlar esas alınmış, bazı sınıflar yönünden ise şu ya da bu öğrenimi görmüş olmak koşulundan bahsedilmemektedir. Özellikle Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı, Emniyet Hizmetleri Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı, Milli İstihbarat Hizmetleri Sınıfı için belli bir öğrenim görme koşulu öngörülmemiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 41 nci maddesinde belirtilen asgari öğrenim koşulunu taşıyan kişiler, diğer bir anlatımla genelde ortaokul mezunları, bunlardan istekli yoksa ilkokul mezunları dahi diğer koşulları sahip olmak kaydıyla sınıflarda gösterilen kadro görev yerlerine memur statüsünde atanabilirler. Kanunun sistematiğine bakıldığında bazı sınıflarda devlet memuru olabilmek için belli bir öğrenim görmek koşulu öngörülmediğine ve öğrenim koşulu o sınıflarda devlet memuru olmak için sınıflandırıcı bir fonksiyon üstlenmediğine göre, örneğin davacıda olduğu gibi Hacettepe Üniversitesi Sağlık ve Eğitimi Bölümü mezunu olanların yanında diğer Fakülte ve Yüksekokullardan mezun olanlar da kadro açıklamasında belirtilen diğer niteliklere sahip olmak üzere Eğitim ve Öğretim Sınıfında ve o sınıfın kadro görev yerlerine memur olarak atanabilirler.
Davacının görev yaptığı kadrosu 657 Sayılı Kanunun yukarıda değinilen maddelerinde öngörülen prosedüre uygun olarak Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfından verilmiş, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gündüz Bakımevi Yönergesi (DKY 58-4)'nin Personel Nitelik ve Görevleri başlıklı İkinci Bölüm 21/d maddesinde Çocuk Gelişim ve Eğitimcilerinin de bu kadro görevine atandırılabileceği vurgulanmıştır. Keza aynı hal Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanları yönünden de aynıdır. Kadroların yapımı, bu kadrolara hangi nitelikte ve kaç adet personel alınacağı işlev ve yetkisi idareye ait bulunduğuna göre davalı idarenin Gündüz Bakımevinin kadrolarının Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfından vermiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının öğrenim durumu ve bu öğreniminin Bakanlar Kurulunun 7/14263 Sayılı Kararında Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında sayılmış olması, idarenin davacının çalıştığı kadro görevini Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına dönüştürmesine ve davacının değişen yeni sınıfa geçirilip o sınıfın kadro görevine atandırılmasına başlı başına haklı ve bağlayıcı bir neden oluşturamaz. Herkesin görmüş olduğu eğitimle ilgili sınıfta ve o sınıfın kadro görevinde çalıştırılacağına ilişkin yasal ve bağlayıcı bir hüküm bulunmadığına, dayalı idarenin yasal yetkisi gereği davacının atandırıldığı kadroyu Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfında ihdas ettiğine, açıktan memur atandırılması için açılacak sınav öncesinde kadronun bu özelliklerinin ve başvuracak adayların öğrenim durumları ile niteliklerinin verilen ilanda açıklandığına, davacının hem kendi durumunu, öğrenim alanını ve hem de ilanda belirtilen hususları bilerek sınavlara girdiğine, böylece sonucu istemiş olduğu açıkça ortaya çıktığına göre, çalıştığı kadronun Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına dönüştürülmemesine, davacının sınıfının değiştirilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
O nedenle salt öğrenim durumu esas alınarak kadrosunun Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına dönüştürülmesi ve kendisinin bu yeni kadroya atandırılması gerektiğine yönelik iddiaları kabule değer bulunmamıştır.
Açıklandığı üzere yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy