(2709 S. K. m. 129)
Davacı vekillerinin 04.12.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Kara Harp Okulu 3 ncü sınıfına 151 disiplin puanı ile başladığını, ancak -13 disiplin puanı kalması nedeniyle okuldan çıkarıldığını, müvekkillerine özellikle 29.06.1998 tarihinde usulsüz müracaatta bulunmaktan 7 gün oda hapsi verilerek 28 disiplin puanının silindiğini, bu olayın gerçek dışı olduğunu, yok hükmünde sayılması gerektiğini ve okuldan çıkarılma işleminin iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dosyasında mevcut belge ve bilgilerin incelenmesinden, davacının Kara Harp Okulu 3 ncü sınıf öğrencisi iken mevcut 151 disiplin notunu kaybederek -13 puana düşmesi sonucu Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile 24 Eylül 1998 tarihinde okuldan çıkarıldığı, davacının kendisine verilen 29.06.1998 tarihli disiplin cezasının yok hükmünde sayılarak işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Ancak Anayasa'nın 129 ncu maddesinde .. Disiplin cezalan yargı denetimi dışında bırakılamaz. denilirken bu konuda Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla ilgili hükümler saklı tutulmuş ve böylece askerlik mesleğinin yerleşmiş gelenekleriyle kurulmuş düzenin kendisine has özellikleri dikkate alınarak genel kaideye bir istisnai getirilmiştir. Bu istisnai hükme paralel olarak 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun davalar ve yargı yetkisinin sınırı kenar başlığını taşıyan 2568 sayılı kanunla değişik 21 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında Disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır ibarelerinin yer alması, Anayasanın istisna hükmünün boyutlarını göstermiştir. Burada söz konusu edilen husus, disiplin amirlerince verilen cezalardır. Bu cezalar sebep, konu, yetki, şekil ve maksat yönlerinden birisiyle malûl bulunsa dahi, menfaati ihlal edilenler kendi hiyerarşisi içinde itiraz haklarını kullanmakla yetinmek durumunda kalacaklar, idari yargının doğrudan denetimini isteyemeyeceklerdir. Ancak bu disiplin cezaları, disiplin komisyonları yahut başka bir makamın ihraç veya sair bir işlemine neden olmuşsa idari davaya konu olabilecek bu işlemin dayandığı maddi olayın hukukiliğini tesbit yönünden gerektiğinde işlemin sebebine inilecek ve yasaca öngörülen unsurları taşımadığı anlaşılırsa işlem iptal edilecek dolayısıyla iptal kararlarının iptal edilen işlem ile buna sebep teşkil eden veya ona bağlı olarak tesis edilen işlemlerden doğan sonuçlan da ortadan kaldırmış sayılacağı genel hukuk kuralına göre disiplin cezaları etkilenmiş olacaktır. Disiplin cezalarının bu şekilde dolaylı olarak yargı kararından etkilenmesi onun doğrudan dava konusu edilmemesi yasağına aykırı düşmeyeceğinden davacıya verilin cezaların incelenmesine geçilmiştir.
Disiplin cezalan, bir makamın idari işlemine neden olmuşsa, idari davaya konu edilen son işlemin idari mahkemelerin de denetimi sırasında, işleme esas alınan disiplin cezasının var olup olmadığı, bu cezanın o işlemin sebebini teşkil edip edemeyeceği incelenir. Disiplin cezası yok hükmünde ise o disiplin cezasını mevcut değilmiş gibi değerlendirebilir. Mahkememizin askeri öğrencilerle ilgili kararlarında, disiplin cezası ilgilinin hiç savunması alınmamış ve o kişi disiplin cezasından haberdar edilmemişse, ceza yetkisiz amir ve kurullarca verilmişse ceza yok hükmünde kabul edilmektedir. İlgilinin savunması alınmışsa ve verilen ceza kendisine tebliğ edilmişse ceza yetkili amir tarafından mevzuatın tanıdığı yetki sınırları içinde kalınarak verilmişse sadece o ceza nedeniyle kırılan disiplin notunun mevzuata uygun biçimde kırılıp kırılmadığına bakılmakla yetinilmekte, denetim bununla sınırlı kalmaktadır.
Davacıya ait dosyasının tetkikinden, davacının Harp Okulu birinci sınıfta bir disiplin cezası aldığı, ikinci sınıfta yedi disiplin cezası aldığı ve üçüncü sınıfta öğrenim süresi karşılığı tam 160 puana göre toplam 151 müsbet puanla başladığı ve üçüncü sınıfta da onsekiz disiplin cezası aldığı ve karşılığında 164 disiplin notu kırılarak -13 puanla 23.09.1998 tarihinde Alay Disiplin Kuruluna çıkarıldığı ve buranın şevkiyle Yüksek Disiplin Kurulunda durumu incelendiği ve bu kurulun 24 Eylül 1998 tarih ve 1997/98-42 Sayılı Kararıyla okuldan uzaklaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının özlük dosyasında mevcut 29.06.1998 tarih ve 7200-123-98/170 sayılı, Üstğm.Ü.S. imzalı ve yedigün oda hapsi disiplin ceza kararının gerekçe bölümünün incelenmesinde özetle; Davacının Bölük ve Tabur Komutanlığını aşarak Alay Komutanlığına müracaat da bulunması nedeniyle Harp Okulları Disiplin Yönergesinin Disiplin Tecavüzlerine ait çizelgedeki ast ve üst münasebetleri başlıklı bölümüne göre 7 gün oda hapsi ile cezalandırıldığı ve karşılığında aynı yönergenin 24 ncü maddesine göre 28 Disiplin puanın kırıldığı görülmektedir. Davacının isnat edilen suç karşılığı yaptığı savunma ise aynen; 25.06.1998 tarihinde Anafartalar Taburunda kalmak üzere geldik o gün saat 19.00'dan ertesi gün yani 26.06.1998 saat 13.00'e kadar bizim taburdan gelenlere herhangi bir konuda emir verilmedi. Bizde ne yapacağımıza dair ve son durumumuz hakkında bilgi edinmek üzere Alay Komutanımızın yanına gitmek teşebbüsünde bulunduk. Yapılan ikaz doğrultusunda kendisiyle görüşmekten vazgeçtik. Gereğinin yapılmasını arz ederim şeklindedir. Buradan da anlaşılacağı üzere davacı usulsüz müracaatta bulunmak konusunda bir girişimde bulunmuşsa da bu gerçekleşmemiş Alay Komutanı ile görüşülmemiştir. Yani istem düşünce aşamasında kalmış ve gerçekleşmemiştir. Bu durumda davacının hareketini Ceza Hukuku tekniği açısından olmasa da bir anlamda usulsüz müracaata teşebbüs olarak kabul etmekte bunun bir disiplin tecavüzü olacağı yönünde ilgili yönergede bir hüküm bulunmamaktadır. Hareketin bir anlamda disiplin tecavüzü olduğu kabul edilse bile gerçekleşmemiş bir eylemi gerçekleşmiş gibi kabul ederek ilgili yönergeye göre en ağır cezalardan birini vererek oldukça yüksek bir disiplin puanının (28 Puan) kırılması da hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle oluşmayan bir suçtan dolayı ceza vermek ve bunun karşılığında düşülen disiplin puanı ile davacıyı okuldan ayırmak sakat bir işlem niteliğinde kalmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında okuldan çıkarılma işlemine esas alınan disiplin cezaları incelendiğinde 28 disiplin puanının kırılmasına neden olan usulsüz müracaat suçunun oluşmadığı halde oluşmuş gibi ceza verilmesi yok hükmünde olduğu görülmektedir.
Açıklanan nedenler, davacı hakkında Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından İPTALİNE,
KARŞI OY YAZISI
Davacının Kara Harp Okulundan çıkarılmasına, kendisine Yönetmelik ile tanınan disiplin (ahlak) notunu bitirmesi neden olmuştur. Disiplin notunun bitirilmesine neden olan suçlan ile bunların karşılığı almış olduğu cezalar incelendiğinde, öğrenimi süresince almış olduğu ikaz ve ihtarlar hariç toplam 23 kez ceza aldığı ve notunun 13'e düştüğü, yapılan tüm ikaz ve ihtarlara rağmen durumunu düzeltmemekte direndiği, açıkça anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, Anayasanın 129 ncu maddesinin, disiplin cezalarının yargı denetimi dışında tutulmayacağı hükmünde Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla ilgili hükümlerin tutulmuş bulunması da göstermektedir ki, askerlik mesleğinin bütün diğer mesleklerden farklı özellikleri vardır ve bu farklı özellikleri yaratan yerleşmiş gelenek ve görenekler ile yüzyılların birikimiyle kurulmuş düzenin büyük bir titizlikle korunması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Nitekim 2 Temmuz 1980 tarihli Harp Okulları Disiplin Yönergesinin III ncü Kısım 15 nci maddesinde suçlar sayılırken ....suçlar ile hiçbir kanunda yazılı olmayan fakat askeri terbiye ve disiplini bozucu nitelikleri itibariyle Harp Okulları Disiplin Yönergesinde örnek teşkil etmesi için gösterilen fiil ve tekasüfler ile diğer fiil ve tekasüfler şeklinde sayılmak suretiyle Harp Okulu öğrencisinin ideal bir subay olarak yetiştirilmesi için dikkat edilmesi gerekli hususlar vurgulanmıştır. Yukarıda açıklanmaya çalışılan disiplin cezalarının yargı denetimi dışında olduğu, hususu 1602 sayılı Kanunun da açıkça yer aldığından, davacıya verilen cezaların incelenmesi hukuka ve mevzuata aykırı olacaktır.
Ancak bir disiplin cezası başka bir işlemin yapılmasına neden olmuşsa, okuldan çıkarılma işleminin yargısal denetimi yapılırken bu işlemin sebebini teşkil eden işlemin de hukukiliği tartışılacaktır.
Örneğin işlenmemiş bir fiil nedeniyle ceza verilip verilmediği,
İşlenen fiilin disiplin tecavüzü teşkil edip etmediği,
Cezanın yetkili disiplin amirlerince mevzuata uygun verilip verilmediği,
Disiplin notundaki indirimlerin doğru yapılıp yapılmadığı,
Disiplin notunun kırılması ve notların toplanmasında maddi ve hesap hatası yapılıp yapılmadığı,
Disiplin kabahat ve tecavüzlerinin karşılığı olan cezaların verilip verilmediği, Disiplin cezalarının kasıtlı olarak verilip verilmediği tartışılacaktır.
Davacının özlük dosyasının incelenmesinden 26.6.1998 tarihinde Alay Komutanına amirlerini atlayacak usulsüz müracaatta bulunmak üzere iken Bl. K.nı tarafından ikaz edilerek bu eyleminden vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Verilen ceza yukarıdaki unsurları yönünden hukuka uygundur. Kısaca suç işlenmiştir, bu davacı tarafından da kabul edilmektedir. Savunma alınmıştır ve ceza yetkili amir tarafından verilirken gerekçeleri ile izah edilmiştir. Yalnızca ikaz üzerine davacının bu müracaattan vazgeçmiş olması suçu ortadan kaldırmaz. Çoğunluk görüşüne göre verilen bu cezanın yok hükmünde sayılması idarenin yaptığı bu işlemin yerinde olup olmadığının denetlenmesi sonucunu doğurur ki bu açıkça hukuka aykırılık teşkil eder.
Amirin idari işlemler üzerindeki denetimi yargıcınkinden farklıdır. Amir, işlemin hukuka mevzuata uygunluğunun denetiminden başka kararın yerindeliğini, hal ve şartlara uygun olup olmadığını da denetleyerek işlemi değiştirebilir, düzeltebilir, geri alabilir ya da tamamen kaldırabilir Oysa yargıç sadece hukuka uygunluğuna bakar ve aykırı bulursa iptal etmekle yetinir. Şu halde Anayasa koyucunun idari yargının denetimini hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı tutmaktaki maksadı, idare hukukunda yerleşmiş bir kural uyarınca, hakimin yerindelik denetimi yapmasını ve idarenin takdir yetkisini tamamen ortadan kaldırmasını önlemektedir.
Açıklanan nedenlerle, kendisine verilen disiplin notunu (ahlak) bitiren davacının Kara Harp Okulundan çıkarılmasında hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı inancında olduğumdan çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy