(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 47, 49) (492 S. K. m. 13) (1136 S. K. m. 164)
Davacı, 19 Ağustos 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile idarenin savunması üzerine verdiği ikinci dilekçede özetle; son yoklamada rahatsız olduğunu beyan etmesine rağmen doktor muayenesinin gereği gibi yapılmayıp askere alındığım, acemi birliğinde çeşitli defalar yapmış olduğu müracaatlardan sadece bir tanesinin dikkate alınarak revire gönderildiğini, usta birliğinde hazır kıta gibi kritik bir göreve verildiğini, rahatsızlığının her geçen gün arttığını, sadece bir kez revire çıktığını, oradan Haydarpaşa GATA'ne sevkedildiğini, 3 gün hastanede kalıp birliğine gönderildiğini, hasta olduğuna kimseyi ikna edemediğini 21 Şubat 1997 tarihinde görev anında bayılması ve kalp krizi geçirmesi sonucu GATA'ne sevkedildiğini, bu işlemlerin devamında çürüğe ayrıldığını, ciddi ve gerektiği gibi sağlık kontrolünün yapılmamış olması, teşhis ve tedavide ilgisiz kalınması, sağlık hizmetinin iyi ve zamanında işletilememesi, tam şifa bulmadan çürüğe ayırma işleminin yapılması, zararın terhisinden sonra ve artarak devam edecek olmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu, hatalı işlemler dolayısıyla başta yapılması gereken çürük işleminin en sonra yapılarak kendisine bir yıllık zaman kaybettirildiğini belirterek 650.000.000.TL. maddi, 150.000.000.TL. manevi olmak üzere toplam 800.000.000.TL. tazminatın hüküm altına alınmasını dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.02.1996 tarihinde Ilgın Askerlik Şubesi Başkanlığınca askere sevkedildiği, eğitim birliği olan 22 nci P.A.K.lığına 28.02.1996 günü katıldığı, birliğine katılışının altıncı günü kalbinden rahatsız olduğunu beyan etmesi üzerine birlik revirinde muayenesinin yapıldığı, bilahare temel askerlik eğitimini müteakip sevkedildiği Tuzla Özel Eğitim Merkez Komutanlığına 06.05.1996 tarihinde katıldığı, 05.06.1996, 06.06.1996, 26.06.1996, 18.09.1996, 02.01.1997, 08.01.1997 ve 21.01.1997 tarihlerinde muhtelif rahatsızlıklar sebebiyle viziteye çıkıp muayene olduğu, 02.01.1997 tarihli muayenesinde Kardiyolojiye şevkine karar verildiği, ancak bununla ilgili muayene sonucunu dosyada bulunmadığı, 21.02.1997 tarihinde sevkedildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesince yapılan muayenesinde 28.02.1997 gün ve 930 Sayılı Sağlık Kurulu raporuyla Supraventriküler Taşikardi tanısıyla sonunda muayene kaydıyla bir ay hava değişimi verildiği, hava değişimi bitiminde yapılan muayenesinde ise GATA. Sağlık Kurulunun 26.03.1997 gün ve 3205 Sayılı raporu ile Wolf Parkinson White Sendrom. tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği ve anılan karar uyarınca terhis edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ara kararı uyarınca GATA. Sağlık Kurulunca düzenlenen 27.03.1998 gün ve 90 sayılı ek raporda; davacının hastalığının doğuştan olduğu ve askere sevk edildiği tarihte de mevcut olduğu bildirilmiştir.
Davacının, rapora istinaden askerlik mükellefiyetine tabi tutulmaması gerekirken rahatsızlığına ilişkin beyanlarının ciddiye alınmadığını ve sağlık muayenesinin gereği gibi yapılmadığını iddia ederek, çalışamamaktan doğan zararlarının karşılanması istemi ile bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı İdarece davacının dava dilekçesinde, bünyesel rahatsızlığının askerlik görevi nedeniyle ağırlaşması sonucu çalışamamaktan dolayı meydana gelen zarar ile ekonomik geleceğinin sarsılması ve tedavi giderleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasına karşın, ikinci dilekçede askerliğe elverişsizlik durumunun başlangıçta değil de sonradan tesbit edilmesinden dolayı zararının karşılanmasını talep etmek suretiyle davanın sebebini değiştirdiği, böylece iddianın genişletilmesi yasağını ihlal ettiği ileri sürülmüş ise de, davacının ilk dilekçesinde de; son yoklamada rahatsız olduğunu beyan etmesine rağmen gereği gibi doktor muayenesi yapılmayarak askere şevkinin yapıldığını, sağlık kontrolünün ciddi ve gerektiği gibi yapılmamış olması, teşhis ve tedavide ilgisiz kalınması, askeri sağlık hizmetinin iyi ve zamanında işletilmemesi sonucu idarenin hizmet kusuru içerisinde bulunduğunu belirtmesi karşısında davacının iddiasına dayanak teşkil eden vakıalarda herhangi bir değişiklik bulunmadığı, dolayısıyla iddianın genişletilmesi yahut değiştirilmesinin sözkonusu olmadığı kanaatine varıldığından davalı idarenin bu yöndeki itirazına iştirak olunmamıştır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icabına ve ihtiyaca göre hizmeti devalı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacı ile gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin iyi işlemediğinin açık delilidir.
Dava konusu olayda, doğuştan ileri gelen rahatsızlığı sebebiyle askerliğe elverişsiz durumunda olan davacının, bu durumunun askere şevki sırasında yapılan muayenesinde belirlenmesi gerekirken askere sevkedildiği, davacının eğitim birliğine katılışının altıncı günü kalbinden rahatsız olduğunu beyan etmesine, akabinde birçok kez viziteye çıkmış olmasına rağmen gereği gibi muayene edilmemesi sonucu askerliğe elverişsizlik halinin bir yılı aşkın süre askerlik hizmeti yaptırıldıktan sonra tesbit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum, ilk bakışta sağlık görevlilerinin hizmeti gereği gibi ve sağlıklı bir biçimde sunamamalarından kaynaklanmış gibi görünmekte ise de, ajanı idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu, bunun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, başka bir anlatımla ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünde idarenin ilgili biriminde hizmetin iyi işlemediği, idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu, dolayısıyla davacının olay nedeniyle uğradığı zararın davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının askerlik hizmetini yerine getirdiği 26.02.1996 - 26.03.1997 tarihleri arasında çalışmamaktan doğan maddi zararının tesbiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce re'sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunan 15.02.1999 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yukarıda açıklanan tarihler üzerinden hesaplanan maddi tazminat hakedişinin 125.641.560. TL. olduğu belirtilmiştir. Ancak bu raporda davacının maddi tazminat hakedişi aylar itibariyle ayrıntılı olarak belirtilmemiş olduğundan ek bilirkişi raporu aldırılması yoluna gidilmiş, 16.04.1999 tarihli ek bilirkişi raporundan davacının asgari ücret üzerinden hesabedilen maddi zararının 126.547.695. TL. olduğu anlaşılmıştır. Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu ilmi verilere uygun bulunduğundan son bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının hukuka aykırı işlem sebebiyle duyduğu üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla uygun miktarda manevi tazminat verilmesi de kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilirkişi raporu uyarınca davacı ........'e 126.548.000.TL. (yüz yirmi altı milyon beşyüz kırk sekiz bin TL.) maddi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2- Takdiren davacı ........'e 100.000.000.TL. (yüzmilyon TL.) manevi tazminat verilmesine, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan 7.929.000.TL. (yedimilyondokuzyüzyirmidokuzbin TL.) harcın istek halinde davacılara İADESİNE,
4- 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 10.000.000.TL. bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 8.053.000. TL. (sekizmilyonelliüçbin TL.) sının davacı üzerinde bırakılmasına, 1.947.000. TL. (bir milyon dokuz yüz kırk yedi bin TL.) sının davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 5.300.000. TL. (beş milyon üçyüz bin TL.) posta pulu giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince hesabedilen 22.655.000. TL. (yirmi iki milyon altı yüz elli beşbin TL.) Avukatlık Ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8- Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifeleri gereğince hesabedilen 48.407.000. TL. (Kırksekizmilyondörtyüzyedibin TL.) Avukatlık Ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy